İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Tarihte Bu Ay - Kasım 2011

2011-11-26
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Tarihte Bu Ay - Kasım 2011
İran’da ABD Büyükelçiliğine Baskın (3 Kasım 1979)

ABD’nin ileri bir karakolu konumunda olan Şahlık Rejimi, İran’da başlayan İslami direnişe karşı her gün yeni katliamlar gerçekleştiriyordu. Şah Rıza Pehlevi terör yuvalarından yönlendiriliyordu. Ancak İslami direniş kervanı hiçbir oyuna ve şantaja aldırış etmeden her gün yeni şehitler uğurlayarak yoluna devam ediyordu. 1979’da devrimin lideri İmam Humeyni’nin İran’a dönüşü ile Şahın ABD’ye kaçışı bir oldu.

Ancak bu o kadar da kolay olmamıştı. Bu uğurda nice değerli âlim şahsiyetler feda edilmişti. İran’daki devrimci öğrenci hareket, bu suikastların arkasındaki karanlık güçlerden bir tanesinin de ABD olduğunu biliyordu. Şah, ABD’ye kaçarken, öğrenciler ABD büyük elçiliğini terör ve casusluk yuvasıdır, gerekçesi ile bastı. Burada görevlilerden 63 kişiyi rehin aldılar. İlk birkaç ay içerisinde rehinelerin içinde bulunan kadın ve Afro Amerikalılar serbest bırakıldı. Geriye kalan 52 kişi ise Şah’ın kendilerine teslim edilmesi halinde serbest

bırakılabileceği söylendi. ABD buna yanaşmadığı gibi bildik tehditlerini savurmaya başladı. Ancak tehditler netice vermedi.

ABD Başkanı Jimmy Carter’ın kendi adlandırdığı “Kartal Pençesi” adlı bir hava operasyonu düzenlendi. Sözde bu kartalın pençeleriyle rehineler kurtarılacaktı. Ancak takdiri ilahinin tecellisi ile çölde kopan fırtınayla harekâta katılan bir helikopter ve uçak çarpıştı. Sekiz askerin ölümü ile ABD’nin acizliği dünyadaki bütün halkaların gözleri önüne seriliyordu. Bu olay aynı zamanda Jimmy Carter’ın da sonunu getirdi.

Bu arada ABD’ye sığınan Şah Rıza Pehlevi öldü. 444 gün İran’ın elinde esir kalan rehineler birçok gücün araya girmesi ile serbest bırakıldı.

Wikileaks Belgelerinin Açıklanması (29 Kasım 2010 )

ABD’nin dünyada iki yüz yetmiş civarında elçiliği vardır. Bu elçiliklerin ABD ile olan yazışmalarını Wikileaks adlı internet sitesi ele geçirerek yayınladı. Dünya medyasının gündemine bomba gibi düşen haber adeta deprem etkisi yaptı. ABD elçilikleri; yakın tarihte geçmiş savaşlardan bugüne kadar olan durum, iktidarların, zenginlerin, görebildikleri bütün kesimlerin meziyetlerini, zaaflarını, temayüllerini hâsılı kelam bütün durumlarını rapor etmişlerdi. Belgelerin nasıl sızdırıldığı veya ne amaçla sızdırıldığı tabii ki çok önemli ve sorgulanması gereken bir konu. Ama kesin ve net olan şu gerçek ortaya çıktı ki ABD’nin bütün ülkelerdeki elçilikleri; adeta birer casus yuvası gibi çalışıyor ve işbirlikçileriyle sürekli diyalog halindedirler. İşin ilginç ve dikkat çekici yönlerinden biri şu ki ülkelerdeki muhalefetler veya zıt kutuplar birbirlerinin zaaflarını gördüklerinde olabildiğine haykırarak halkın karşısında dile getirirler. Ama burada kimse kimseyi dikkat çekici bir şekilde eleştirmedi ve bu konuyu dile getirmedi. Kanaatimizce birçok kesimin kirli çamaşırı olduğu için kimse fazla karıştırmaya yanaşmadı.

Balfour Deklarasyonu Yayınlandı (2 Kasım 1917)

Daha önce Osmanlıların denetiminde olan Filistin toprakları Birinci Dünya Savaşından sonra İngilizler tarafından işgal edildi. Aynı zamanda Mısır’ı da sömürüsüne aldı. Ama bu topraklarda hiçbir zaman rahat etmediler. Müslüman halk bunlara hep düşman gözü ile baktı. Onlar da ellerinden geldiğince şeytani plan ve projeler düzenlemekten geri kalmadılar. 2 Kasım 1917’de İngiliz Dış İşleri Bakanı olan Balfour, Yahudi Teşkilatı Federasyonu Başkanına bir mektup yazdı. Bu mektupta Filistin topraklarında bir Yahudi devletinin kurulması için bütün şartların uygun hale getirilmiş olduğu dile getirildi. Bu mektup Balfour’un ilk deklarasyonu olarak tarihe geçti. Bu mektupla beraber dünyada dağınık olan Yahudiler Filistin topraklarında toplanmaya başladı.

İngiltere, Fransa, İtalya ve ABD bu deklarasyonu ve akabinde kurulacak bir Yahudi Devletini destekleyeceklerini ilan ettiler
Nitekim bütün Arap ülkelerin muhalefetine rağmen Birleşmiş Milletler 29 Kasım 1947’de, Filistinlilerin işgal edilmiş topraklarında bir Yahudi terör devletinin kurulmasını kararlaştırmıştır.

Şapka İnkılâbına olan tepki idamla neticelendi (24 Kasım 1925)

Avrupalıları silah ve süngüyle ülkelerinden kovan Müslüman halk savaşın yorgunluğu içerisinde iken, Yeni Cumhuriyet, Avrupai kültürü halka dayattı. Bu dayatmalardan bir tanesi olan Şapka Devrimi 24 Kasım 1925’de henüz tasarı aşamasında iken, Erzurum’da halk bu anlaşılmaz tasarıya karşı sokağa döküldü. Cumhuriyetin bekçileri buna karşılık Erzurum’da sıkıyönetim ilan etti ve jet hızıyla sadece Erzurum da 30 kişiye idam cezası verdiler. 25 Kasım 1925’te Şapka Kanunu Meclis’ten geçerek kanunlaşırken, Rize’de bu ve benzer dayatmalara karşı gösteriler yapıldı. Göstericilerden 8 Müslüman’a idam verildi. 28 Kasım 1925’te bu kanun yürürlüğe girdi ve bununla başta memurlar olmak üzere herkes şapka giymek zorunda kaldı. Hemen akabinde, 30 Kasım 1925’te İslamî edep ve ilim kaynaklarından biri olan Tekke ve Zaviyeler kapatıldı.

Şapka Kanunu çıkmadan önce İskilipli Atıf Hoca ‘Frenk mukallitliği’ adlı bir kitap yazmıştı. Cumhuriyetçiler, Şapka Kanununu engelliyor diyerek kitabı toplamakla yetinmeyip Atıf Hoca’yı da idam ettiler.
 

 


İnzar - Tarihte Bu Ay

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS