İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Tarihte Bu Ay - Ekim 2012

2012-10-15
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Tarihte bu ay... Ekim ayında vuku bulan ve hafızalara kazınan olaylardan bazıları...
Van’da Deprem (23 Ekim 2011 )

En büyük depremlerden biri olarak kayıtlara geçen 7,2 şiddetindeki depremle Van sarsıldı. Resmi kayıtlara göre 604 kişinin hayatını kaybettiği depremde, binlerce kişi ağır yaralı ve bir o kadar da evsiz kaldı. Birçok sivil toplum kuruluşu yardım için seferber oldu. Özelikle bölgenin gerçeklerinden olan Peygamber Sevdalıları Platformuna üye derneklerin, geceyi gündüze katarak yardım çalışmaları gerçekten takdire şayandı.

Fahrettin Çelik`in Şehadeti (5 Ekim 1992)

Âlim bir babanın çocuğu olarak 1969’da dünyaya gelen Fahrettin Çelik ilk tedrisatını babasından alır. Babası fahri imam olduğu için imamlık için kısa bir zamanda yörenin birçok köyüne gitmiştir. Bu durum şehidin fıtratında önemli etkiler yapar. İmam Hatip’i yatılı olarak okudu, bunun yanında medrese ilmini epey ilerletti. Henüz okul sıralarında iken İslami çalışmalara başladı. Güreşte derecesi olan şehid, atletizmde zamanla yarışıyordu.

Evlendikten sonra Batman’ın ipragaz semtine yerleşti. İmanın elde ateş olduğu bir dönemde Batman’ın her köşesinde Ömer gibi kükredi. Fakir ve mütevazı bir hayat yaşayan şehit, bir gün karanlık çökmek üzereyken bahçe kapısının tepesindeki harcı döküyordu. Çok yorulmuştu. Onun bu uğraşlı halini gören mürtetler, uzun namlulu silahlarla saldırdılar. Şehit kapısının önünde yorgun bir halde kanlar içinde Rabbine rucu etti.

Libya’nın Diktatörü Linç Edildi (20 Ekim 2011)

Hukuk fakültesi mezunu olan Kaddafi, Libya’yı 42 yıl yönetti. İngiltere’de askeri eğitim gördü. Bu zaman zarfında, "özgür subaylar" adlı bir örgüt oluşturdu.1969’da yüzbaşılığa yükseldi ve aynı yıl darbe yaparak albay sıfatıyla Libya’nın başına oturdu. ABD ve yandaşları, çok hızlı bir şekilde, hemen diktatör Kaddafi`yi kabul etti. O zaman yaptıkları tahribatlar, katliamlar insanlık dışı değildi. İç barışı sağlamaya yönelikti. Çünkü Kaddafi kendilerinin yetiştirdikleri, kendilerine emir eri olarak gördükleri biriydi. Kaddafi, Cemal Abdunnasırı idol seçti. Arap ülkelerindeki sol hareketlere destek verdi. Kıbrıs harekâtı esnasında Türkiye`ye yardım etti. Ambargoları hiçe saydı. Arap ülkelerindeki iç karışıklık Libya’ya sıçrayınca, Kaddafi de sona doğru gün saymaya başladı. 20 Ekim 2011 Libya’nın Sirte kentinde, direnişçi gruplar tarafından yakalanarak adeta linç edilerek öldürüldü.

Abdüsselam İrtem`in Şehadeti(18 Ekim 1993)

Sıkı bir zulüm cenderesinden geçen Bilad-ı Selahaddin`i, şehadetin kan kokusu sardı. Şehadet taptaze gençleri ya sessiz ve tenha bir sokakta ya da zifiri karanlık bir mahzende alır götürürdü Rabbül Âlemine.
Gençliğinin baharında İslami davetle şereflenen Abdüsselam, Urfa’nın Hilvan ilçesinde doğmuştur. Gönlü zengin, maddi olarak fakir ve muhacir bir hal ile kazandığı Dicle Fen Fakültesini okumaya çalışıyordu. Açlık ve yokluk, elbise ve ayakkabılarının yırtıklığı onu yarına beslediği güçlü umutlarından koparamıyordu. İslami davet onun en zengin varlığı ve özbenliği olmuştu. İslam’ın kavga meydanlarında ön saflardaydı. İslami çalışmalar içinde olan Abdusselam, gözaltına alındı. Günlerce acımasız işkencelere maruz kaldı. Nazik bedeni vahşi işkencelerin ağırlığını daha fazla taşıyamadı. Sonunda karanlık mahzenden nurlu ve ikram yurdu olan ahirette, Rabbine kavuştu.

Recep Güneşin Şehadeti

Her biri müminlere yapılan vahşi saldırıların şahidi oldular. Peygamber daveti şahıslarında adım adım ruh buldu. Aslen Bingöllü olan Şehit Recep, Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesini okuyordu. Amed ve Amed Fakultesi, onun için İslam Cemaatinin saflarında davetin bazen Mekke’si, bazen Medine’si oluyordu. Bu durum mürtetlerin ve nifak şebekelerinin gözüne batıyordu. Buldukları ilk fırsatta satır ve sopalarla Recep’e saldırdılar. Recep aldığı ağır darbelerle bir gün sonra Rabbine rucu etti.

Bağdat’ta Kanlı Eylem (29 Ekim 2009)

ABD ve aveneleri, Irak topraklarına girdikleri gibi kan ve katliamları beraberlerinde getirdiler. Sözde Irak’a özgürlük getireceklerdi. Yıllılardır kucaklarında besledikleri, Saddam’ın kullanma tarihi geçtiği için bir anda menfur ve gaddar bir diktatör olarak bütün medyalarında çarşaf çarşaf yazılıyor, çiziliyor, görüntülü olarak anlatılıyordu. Bahsettikleri zulümlerin tamama yakını kendi dönemlerinde, Müslümanlara karşı ve kendi onayları alınarak yapılmıştı. Halepçe, Enfal, İran’a saldırı vb. Irak halkının bir kısmı adeta hipnoz edildi ve halk keşke ABD gelse de bu diktatörden kurtulsak dedi. Fakat özgürlük havarileri Irak’a girince, katliam aveneleri oldu. Her gün farklı bir versiyonda farklı bir katliam. Bağdat’a adalet Bakanlığı önünde iki bombalı araçla eylem gerçekleştirildi. Patlamada 90 kişi öldü,600 den fazla kişi yaralandı.

Muhammed Nurun Şehadeti (27 Ekim 1992)

Allah’ım bir Sen bilirsin bir de Senin dinini yaşamaya çalışan bu mümin taife. Kan, talan, sürgün ve zindanlar... Tesbihin taneleri gibi, biri diğerinin tamamlayıcısı. 1973 doğumlu olan Muhammed Nur, bölgenin olağan durumlarından biri olan fakirliğin etkisiyle ailesi için henüz küçük yaşlarda çalışmaya başladı. Bununla beraber İslam cemaatinin saflarında Allah (cc)’ın dini için harıl harıl çalışıyordu.

Bir grup tim Muhammed Nuru şüpheli olarak durdurmaya çalışınca çatışma çıktı. Muhammed Nur yaralı olarak yakalandı. Ancak arabada yaralarına parmak ve kalem batırılarak feci şekilde eziyet edildi. Hastanede de yeterli tedaviyi görmedi. Takdiri ilahi şehadetle tecelli etti.

Erzurum`da Deprem (30 Ekim 1983)

Erzurum ve çevresinde büyük hasara ve önemli ölçüde can kaybına neden olan yer sarsıntısı. Büyüklüğü 6,9 Ms olan bu depremde 1.155 kişi ölmüş, 537 kişi yaralanmış, 3.241 konut ağır, 3 bin konut orta ve 4 bin konut hafif hasar görmüş, 30 bini aşkın hayvan telef olmuştur.

Makrosismik hasar değerlendirmelerine göre depremin dış merkezi, Murat Dağı Kırklareli Köyü çevresinde yer almıştır. Erzurum-Kars depreminin oluştuğu alan Türkiye’nin birinci derece tehlikeli deprem bölgesidir.

İnzar Dergisi – Ekim 2012
 

 


İnzar - Tarihte Bu Ay

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS