İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Suudi Arabistan: Petrol ihracatı durursa ne olacak

2020-05-10
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman (MBS) artık gençliğini veya tecrübesizliğini mazeret olarak sunamaz. O günler geçti. Ektiğini biçersin. Yanlış yönetim, düşünmeden yapılanlar ve savaşla ilgili tutumu veliaht prensi kral olacağı günlerde de yalnız bırakmayacak. Veliaht prensin devlet idaresiyle ilgili tüm repertuarı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile OPEC toplantısından önce yaptığı ve Suudi Arabistan ile Rusya arasında vahim bir savaş yaşanmasına neden olan şiddetli bir telefon görüşmesinde sergileniyordu. Büyük Bir Hata Muhammed Bin Salman’ın kendisi de bu görüşmenin ne büyük bir hata olduğunun hakkını teslim edebilir. Petrol fiyatları çakıldı, depolar derhal boşaldı ve petrol şirketleri kuyuları kapatma olasılığıyla karşı karşıyalar. Petrol ve gaz sektörleri kraliyetin gayri safi yurtiçi hasılasının %50’sini ve ihracat kazançlarının %70’ini karşılıyor. Bu, aniden bitti. Putin’i ziyaret eden herkes Rus Devlet Başkanı ile elinizden geldiğince pazarlık yapabileceğinizi size söyleyecektir. Hatta Libya ve Suriye’deki iki bölgesel savaşta karşıt taraflarda bile olabilirsiniz ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapmaya devam ettiği gibi hala bir işbirliğinden söz edebilirsiniz. Ama yapmamanız gereken şey Putin’i köşeye sıkıştırmaktır. Suudi veliaht prensinin Putin’e ultimatomlar vererek ve bağırarak yaptığı şey buydu. Rusya’nın ödemeler dengesi Suudi Arabistanla kıyaslandığında bu poker oyununda daha iyi konumda olduğunu bilen Putin de ona bağıracaktı. MBS, elindeki kartın zayıf olduğunu anlamış gözüküyor. Adil olmak gerekirse bu görüşmeyi yapmadan önce kendi gibi kibirli ve düşüncesiz biri olan birinden tavsiye de aldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı ve Orta Doğu danışmanı Jared Kushner, MBS’nin söyleyeceği şeyi dinledi ama itiraz etmedi. Bu, Trump’ın petrol fiyatının çakılmasıyla ilgili ilk tepkisinin sıcak olmasını açıklıyor. Trump, petrol fiyatından düşülecek her bir semtin hesabını yapmıştı ve bir milyar dolarlık tüketici harcamasının ülkesinde kalacağını biliyordu. Ama bu tutumunu petrol fiyatlarının çakılmasının kendi petrol endüstrisine olumsuz etki yapacağına dikkat çekene kadar sürdürdü. Petrolsüz Suudi Arabistan Brent petrolün fiyatının 20 doların altına düşmesi sonucunda MBS’nin dünyanın artık petrolüne ihtiyacı olmadığını öğrendikten sonra ne yapacağı merak konusu. Geçmişte bu hipoteze verilecek standart tepki küçümseyici bakışlardı. Başka hiçbir karşılık verilmezdi. Suudi Arabistan’ın borçlanacak bir ülke olması ihtimali gerçektir. Suudi Arabistan’ın finansal düşüşü bir süredir planlar dâhilindeydi. Babası Selman 23 Ocak 2015’te kral olduğunda yabancı rezervler toplamda 732 milyar dolardı. Suudi Arabistan Para Politikaları Kurumu SAMA’ya göre geçen sene Aralık ayında, dört yıllık süre zarfında 233 milyar dolar azalarak 499 milyar dolara düştü. Kraliyetin kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasılası da Dünya Bankasına göre 2012’de 25,243 dolar iken 2018’de 23,338 dolara düştü. Kara gün akçesi hızla düştü. IMF, bu yılki net borcun gayri safi yurtiçi hasılasının %19’unu, gelecek yıl %27’sini azaltacağını hesap ediyor ve koronavirüs ve petrol fiyatının çakılmasının da 2022’de bunu %50 oranında azaltacağını öngörüyor. Yemen’deki savaş, Mısır darbesi ve Arap Dünyasındaki müdahaleler Amerika’dan ölçüsüz miktarlarda silah alınması, Fütüristtik Neom şehri gibi beyhude gösteriş projeleri, buna ilaveten kendisine ait üç yat, yağlıboya resimler ve saraylar, her biri Suud hazinesini boşaltan şeyler oldu. Suud ekonomisi Koronavirüsten önce de 2017 yılından beri sadece % 0.3 büyüme hızıyla ve inşaatta %25 düşüşle seyrediyordu. Koronavirüsten dolayı sokağa çıkma kısıtlaması ve her yıl 10 milyon hacıyı buraya çeken bu yılki Umre ve Hacc organizasyonlarının iptal edilmesiyle fazladan bir 8 milyar dolar daha bilançodan siliniyor. Ama mesele sadece veliaht prensin parasını bunlara harcamasıyla ilgili değil. Sorun şu ki parasını kötü giden şeylere yatırdı. Kötü Yatırımlar Kötü yatırımın bir göstergesi ulusal varlık fonlarının görece değerinin düşüşüydü. Big brother (Büyük kardeş) Suudi Arabistan şimdi de bu alanda ondan çok daha küçük olan Körfez komşuları tarafından gölgede bırakılmayla karşı karşıya. Başlıca ulusal varlık fonu olan ve dünyada 11. sırada bulunan PIF (Kamu Yatırım Fonu) Ebu Dabi Yatırım Fonundan, Kuveyt Yatırım Fonundan ve Katar Yatırım Fonundan sonra geliyor. Ulusal varlık fonları ülke bazında kâr paylaşımı yaptığında BAE 1.213 trilyon dolarla birinciyken Kuveyt 522 milyar dolarla ikinci, Katar 328 milyar dolarla dördüncü ve Suudi Arabistan 320 milyar dolarla dördüncü olmaktadır. Koronavirüs salgınından önce bile IMF Suudi’ye ait ulusal varlık fonunu trilyon dolarlara kadar arttırmanın bile Suudi Arabistan petrolden başka alanlara yatırım yapsa bile kendisine gelir sağlayamayacağı tahmininde bulunuyordu. “Suudi Arabistan ulusal varlık fonunu mevcut 300 milyar dolarlık durumdan bu aşamaya getirirse mali dönüş oranı petrol sonrası bir dünyada yeterince gelir sağlamayacaktır. Varili 65 dolardan günde 10 milyon varil petrol üretimi günümüz Suudi Arabistan’ında yılda yaklaşık olarak 11,000 dolar devlet geliri demektir, diye yazacaktı IMF. Düşüşün bir diğer kriteri de yatırımlara ne olduğuyla ilgiliydi. Japon Softbank’ın ceosu Masayoshi Son, kendisiyle yalnızca 45 dakika geçirerek Muhammed Bin Salman’dan 100 milyar dolarlık Vision Fund için nasıl 45 milyar dolar aldığını hatırlatacaktı. “Her dakika için 1 milyar dolar”, diyecekti Son. Softbank, geçen hafta yaptığı açıklamada Vision Fund’dan dolayı uğradıkları zararın 16,5 milyar dolar olduğunu açıkladı. PIF (Suudi Arabistan’ın ulusal varlık fonu kurumu), 2017 yılında Uber Teknoloji Şirketinin bir hissesi için 49 dolar ödedi. Uber hisseleri o günden beri battı. 2019’un sonlarına doğru, tam Tesla bu yıl %80 ile tavan yapmazdan kısa süre önce Tesla’daki hisselerinin neredeyse hepsini 2 milyar dolara sattı. Bununla karşılaştırıldığında bu oranlarla PIF’in Newcastle United’daki hisseleri tam bir bahis görünümü arz etmektedir. Petrolün çakılması, PIF’in Avrupalı dört petrol şirketinde ve Carnival yolcu gemilerinde 1 milyar dolarlık hisse almasının üzerinden iki hafta geçmeden gerçekleşti ve bu durum PIF’in petrol dışında değişik alanlara yönelme stratejileriyle ilgili şüpheler uyandırıyor. Orta Doğu’daki bankacılardan biri Financial Times’a “Ülkeleri her bir kuruşa ihtiyaç duymaktayken PIF’in şu an yaptığını ne için yaptığını anlamış değilim” diyecekti. “Bana daha çok Katar Yatırım Kurumunun ilk yıllarında yaptıklarını hatırlatıyor. Bir strateji var ama bu stratejiye bağlı kalmıyorlar. Yüksek görüş mesafesi istiyorlar ama aynı zamanda para da kazanmak istiyorlar. Ekonomiyi çeşitlendirmek istiyorlar ama oportünist de olmak istiyorlar.” Finansal Uyaran Yok Bugünkü Suudi Arabistan Körfez komşuları gibi salgının etkilerini azaltacak olan finansal uyarıcıyı karşılayacak finansal bir uyarana sahip değil. Krallık, sokağa çıkma kısıtlamalarının sürdüğü bugünlerde gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde birini kullanırken Katar %5,5’ini, Bahreyn 3,9’unu ve BAE 1,8’ini kullanmaktadır. Paranın bitmekte olduğunu gösteren daha birçok örnek var. Kral, devletin koronavirüs önlemleri çerçevesinde maaşların %60’ını ödemeye karar verdiğini açıkladı. Ama Suud’un en büyük telekom şirketi STC, bana söylendiğine göre, maaşlarının sadece %10’unu alıyormuş çünkü hükümet STC’den zorunlu işten çıkarmalarda personele para ödemiyor. Suudi Sağlık Bakanlığı otellerin hastane olarak kullanılması için onlara el konulmasını talep ediyor. Otel işletmecilerinin geçici kayıplarını karşılama veya maliyet bedelini ödeme yerine otelleri odaları dezenfekte etme zorunluluğuyla birlikte işletme giderlerini ödemeye zorluyor. Veya Suudi özel sağlık sektöründe çalışan Mısırlı doktorlar maaş kesintisi yapmaya zorlanıyor. Yıllık izinlerini kullanmakta olanlara ise ödeme yapılmıyor. Enfeksiyon riskine karşı dönüşümlü olarak evde çalışmak zorunda kalanlar ise bu sürelerinin yıllık izinlerinden düşülmesiyle veya ücretsiz olarak işten çıkarmayla karşılaşıyorlar. Böylelikle Bloomberg’in de haberleştirdiği şekliyle Suudi Arabistan’ın borç alan bir ülke haline gelmesi net bir gerçek oluyor. Soru, bunun ne kadar sürede olacağı. IMF, petrolün varil fiyatının 50 veya 55 dolar olması durumunda Suudi Arabistan’ın ulusal rezervlerinin 2024 yılına kadar beş aylık ithalatın ihracatı karşılama oranına geleceğini hesaplıyor. Petrolün değerinin sıfır olduğu bir zamanda bir zamanlar tahayyül edilemez olan ödemeler dengesinin ve sabit dolar fiyatının şimdi muhtemel olacağı varsayılıyor. Bölgesel Etki Muhammed Bin Salman’ın ülkeyi modernleştirme ve reform yapma planları suya düşüyor. Aramco’nun yüzde beşini yabancı borsalara satarak yurtdışı yatırım oluşturma planı işlemez oldu ve ekonomiyi çeşitlendirmenin yegane aracı olan PIF (ulusal varlık fonu kurumu) da şu an kaos yaşıyor. Bölgedeki birçokları Muhammed Bin Salman’ın batışından dolayı neşelenecekler. Birçok insana, özellikle Mısırlılara çok büyük zarar verdi. Petrol sonrası bir dönemde MBS patronluk gücünü ve bir göz kırpması süresince bir milyar poundu harcayabilen oligark gücünü kaybedecek. Ama on yıllardır bölgenin tamamının makine dairesi olan Suudi Arabistan ekonomisinin batması her biri milyonlarca işçisini ve profesyonelini kraliyete gönderen ve oradan havalelerle hayatını idame ettiren Mısır, Sudan, Ürdün, Lübnan, Suriye ve Tunus’ta derhal hissedilecektir. Bu, kimsenin sevinçle karşılaması gereken bir ihtimal değildir. David Hearst Not: Bu makale Süleyman Kaylı tarafından İnzar için tercüme edilmiştir.
inzar

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS