İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Sultanü`l-Ulema: İzz B. Abdisselam

2013-06-24
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Yaşadığı döneme damgasını vuran ve halk nezdinde büyük rağbet gören ilmi ile amil bir âlimdir. Onun halk tarafından sevilmesinin asıl nedeni; idareci sınıfa gerçekleri korkmadan haykırması ve bu hususta alacağı cezayı hiç önemsememisidir. Bu nedenle sultanü’l-ulemâ lakabı ile isimlendirilmiştir.
Yaşadığı döneme damgasını vuran ve halk nezdinde büyük rağbet gören ilmi ile amil bir âlimdir. Onun halk tarafından sevilmesinin asıl nedeni; idareci sınıfa gerçekleri korkmadan haykırması ve bu hususta alacağı cezayı hiç önemsememisidir. Bu nedenle sultanü’l-ulemâ lakabı ile isimlendirilmiştir.

Doğumu ve Eğitimi:

Adı Abdülaziz b. Abdüsselam b. Ebi’l-Kasım b. Hasan b. Muhammed b. Mühezzib’tir. Nisbeleri arasında en meşhuru es-Sülemî’dir. Bu da meşhur Arap kabilesi Benî Süleym’e nispetle kullanılmıştır. Lakapları arasında en meşhuru Sultanü`l-Ulemâ (Âlimlerin Sultanı)’dır. Yaşadığı dönemde İzz b. Abdisselam olarak anılmıştır.

İzz b. Abdisselam, Şam’da 577 (1181)’de doğmuştur. Fakir bir aileye mensuptu. Bu nedenle fakir öğrencilerin kaldığı Kalese’de (Şam’da Emeviye Cami’nin yanında bulunan zaviye) kaldı. İlim tahsili yerine daha çok rızık yolunda çalışma gayretine girdi. Daha sonra bu yıllarını telafi etmek için; “Otuz sene boyunca hiç uyumadan ders çalıştığını” beyan etmektedir. Bir ara Bağdat’a gittiği bilinse de eğitiminin büyük bir kısmını Şam’daki medreselerde tamamladı.

İlmi Kişiliği ve Bulunduğu Görevler:

VII. yüzyıl İslam âlemini etkileyen âlimlerden biridir. Halkın sevgisine mazhar olmuştur. Zamanın meşhur medreselerinde ders veren İzz b. Abdisselam, camilerde vaaz ve nasihatlerde bulunurdu. Aynı zamanda çok sosyal bir hayat yaşıyordu. Bütün hayatı boyunca şeriatı tavizsiz bir şekilde uygulamaya çalıştı. Bulunduğu görevleri bu hassasiyetle yapmaya çalıştı. Suriye ve Mısır’da müderrislik, hatiplik, müftülük ve kadılık gibi görevlerde bulundu.

İzz b. Abdisselam, tüm bu görevlere ek olarak bid’at ve hurafelerle mücadele etti. Emevi Camii hatipliği sırasında, gelecek olan tepkilere kulak asmadan devlet yönetiminin yanlış uygulamalarını tenkid etti. Bu tavrı yöneticilerin sinirli bakışlarını kendisine yöneltse de kararlılığından taviz vermedi.

İzz b. Abdisselam fıkıh, usul, tefsir, kelam, hadis gibi İslami ilimlerde Eyyubi ve Memluklu döneminin ünlü âlimlerinden dersler almıştır. İlmi şahsiyetinin oluşmasında özellikle Diyarbakırlı Seyfeddin el-Âmidi’nin rolü büyüktür. İzz b. Abdisselam, Âmidi’nin kendisine tartışma metodunu, bilimsel araştırma tekniklerini öğrettiğini, ayrıca Âmidi kadar güzel ders veren bir hocaya rastlamadığını beyan etmektedir.

Dünyanın dört bir yanından fakihler kendisinden ders almak için gelirdiler. Derslerini, uzmanı olduğu fıkıh ve usul ile ilgili verdi. Öğrencileri arasında dönemlerinin önde gelen âlimleri de bulunur. Örneğin ünlü tarihçi el-Makdisi, İzz b. Abdisselam’ın öğrencisidir.

Borckhelman, İzz b. Abdisselam’ın 30 civarında eser yazdığını kaydetmektedir. Çok yönlü eserler kaleme aldı. Tefsir, Fıkıh, Kelam, Tasavvuf ve İslam Tarihi dallarında eserler verdi. İslami kültür ve medeniyeti üzerinde eserleri bulunmaktadır. Kelami konular ile akaid ile ilgili ortaya çıkan problemleri çözücü veya bir konunun kendisine sorulması üzerine de eserler oluşturmuştur.

Döneminin İdarecileriyle İlişkileri:

İzz b. Abdisselam, 571-660/1181-1262 yılları arasında, Suriye ve Mısır’da yaşadı. Ömrünün büyük bir kısmını Suriye’de Eyyubilerin Devletinde, son demlerini ise Mısır’da Memlukluların Devletinde geçirdi. Tabi verdiği fetvalar, halk nezdindeki itibarı ve toplumun kendisine olan rağbetinden dolayı sık sık bu iki devletin idarecileri ile karşı karşıya kaldı.

Fetva verirken yöneticilerle karşı karşıya gelmekten kaçınmadı. Çoğu zaman da söz konusu yöneticiler tarafından fetva vermekten men edildi. Aynı zamanda bid’atlerle mücadele etti. Emeviye Camii hatipliği esnasında, gelecek olan tepkilere aldırmadan, minbere kılıç vurmak, dini bir maksat veya gaye adına siyah giyinmek, hutbelerde yöneticileri övmek gibi durumların bid’at olduğunu beyan ederek bu tür davranışlarda bulunmadı. Yöneticileri övmeyerek sadece onlar için dua etti.

İzz b. Abdisselam, hatiplik görevinde dinin, iyiliği emir ve kötülüğü nehy etme prensibine son derece riayet etti. Örneğin, Şam yöneticisi İmadüddin İsmail’in Mısır Eyyubi Sultanı Necmeddin Eyyub’a karşı Haçlılardan yardım istemesini ve bazı kaleleri onlara bırakmasını şiddetle kınamıştır. Cuma hutbelerinde ona dua etmeyi bırakıp, “Allah’ım hakkı muhafaza eyle! Doğruları açığa çıkart. Bu ümmeti, içinde düşmanlarının ve yardımcılarının kahrolacağı bir zafere ulaştır” şeklinde dua etti. Bunun üzerine kendisi Emeviye Camii hatipliğinden azledildi.

Yine Mısır’a gittikten sonra Amr b. As Camii’nde hatip oldu. Ancak bu görevi bir yıldan az yaptı. Çünkü Vezir Fahreddin Osman b. İbrahim, bir cami sahasına eğlence yeri inşa etti. Bunu duyan İzz b. Abdisselam oğullarıyla gidip inşaatı yıktı ve vezirin adalet vasfının kalktığını söyledi. Bunun üzerine buradaki hatiplik görevinden de azledildi.

Dönemin önemli tartışma konularından biri de Kur’an’ın mahlûk olup olmadığı hususundaydı. Bu konudaki şikâyetler üzerine Melik el-Eşref, İzz b. Abdisselam’a bir mektupla görüşlerini sorar. Bu mektup kendisine ulaşınca, “Anlaşılan bu beni imtihan etmek üzere yazılmış bir mektuptur. Ancak Allah’a and olsun ki doğrulardan başka bir şey yazmayacağım” diyerek bir akaid risalesi yazıp Melik’e gönderdi. Risalesini hakkın galip gelmesi dileği ile bitiren İzz b. Abdisselam’a, Melik oldukça sinirlendi. İkinci bir mektup yazan Melik, O’nu fitne çıkarmak ile suçladı. Bu mektuba çok sert bir cevap yazan İzz b. Abdisselam, “Sözleriniz kendisine güvenilmeyecek birinin sözlerinden ibarettir” diyerek bu suçlamaları reddetti. Bunun üzerine İzz b. Abdisselam hapsedildi. Mısır Eyyubi Sultanı El-Kamil’in kendisini kınaması üzerine Şam emiri yaptığına pişman oldu.

Memluklu sınırları içinde yaşadığı süre içinde de yöneticilerle başı yine derttedir. Bilindiği üzere köle olarak Mısır’a gelenlerin başa geçmesiyle oluşan yönetime Memluklular denildi. İzz b. Abdisselam, Mısır’a hicret ettiğinde bunların devleti idare ettiğini fark eder. Ona göre bu durum İslami fıkha uymuyordu. Zira İslam ülkesine gelen kölelerin hür olmadan Devletin idaresine geçmeleri mümkün değildi. Bu durumu derhal yöneticilere iletti ve hürleştirilmeleri gerektiğini bildirdi. Memluk emirleri bir araya gelerek bu fetvasını değiştirmesini kendisinden istediler ama nafile. Durum Sultana iletildi, Sultan kendisini alakadar etmeyen konulara girmemesini söyledi. Bunun üzerine İzz b. Abdisselam bulunduğu kadılık görevinden istifa etti. Şam’a geri dönmek isteyince de halk akın akın kendisini engellemeye çalıştı. Mısır halkının İzz b. Abdisselam’dan yana tavır alması Sultan’ı zor durumda bıraktı. En sonunda sorun İzz b. Abdisselam’ın istediği şekilde çözüldü.

Vefatı:

İzz b. Abdisselam, 83 yaşında 660/1262’de Kahire’de vefat etti. Tüm İslam âlemi vefatı üzüntü ile karşıladı. Başta Şam olmak üzere; Mekke, Medine, Yemen ve Bağdat gibi İslami başkentlerde İzz b. Abdisselam’ın gıyabi cenaze namazı kılındı. Dönemin Memluklu Sultanı Baybars bu vefat üzerine şunları söyler: “Şüphesiz iktidarımın temelleri bugün daha sağlamlaşmıştır. Çünkü herkesin kendisine başvurup sözünü dinlediği bu yaşlı bilgin bir işaretiyle bile tahtımı devirebilirdi.”

İzz b. Abdisselam’ın en bariz özelliği ve diğer âlimlerden farklı tarafı dönemin idarecilerinden korkmaması, hakkı her zaman ve zeminde söylemekten çekinmemesidir. Sultanü’l-Ulema lakabı bu şekilde daha bir anlam kazanmaktadır.

Mehmet Emin Özmen / İnzar Dergisi – Haziran 2013
 

 


Mehmet Emin Özmen

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS