İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Senden iffet ve haya istiyoruz Allah’ım!

2013-09-10
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Allah’ım Senden iffet ve hayâ istiyoruz. Çünkü iffet ve hayânın yeryüzünden kalktığını, yeniden geldiği yere çekilip döndüğünü, göklere yükseldiğini zannediyoruz. Yeryüzünü kasıp kavuran bunca hayâsızlığın, bunca edepsizliğin nasıl kaldırılacağını bilemiyoruz Allah’ım.
Allah’ım Senden iffet ve hayâ istiyoruz.

Çünkü iffet ve hayânın yeryüzünden kalktığını, yeniden geldiği yere çekilip döndüğünü, göklere yükseldiğini zannediyoruz.

Yeryüzünü kasıp kavuran bunca hayâsızlığın, bunca edepsizliğin nasıl kaldırılacağını bilemiyoruz Allah’ım.

Birçok konuda başarılı olduğumuz halde, bu konudaki aczimizi itiraf ediyoruz.

Eğer sen yeryüzüne kendi katından edep indirmezsen, iffet ve hayâ indirmezsen, utanma duygusu göndermezsen, kızaran yüzler halk eylemezsen biz bunu başaramayacağız Allah’ım!

Allah’ım, sana iman etmeyen bir ateisti imana getirmeyi az çok başarabiliyoruz.

Alnı secde görmemiş nicelerini beş vakit namaza başlatabiliyoruz.

Nice taş kalpli merhametsiz gaddarların kalplerini yumuşatabiliyor, gözyaşı döker hale getirebiliyoruz.

İslam adına hiçbir şey bilmeyen nicelerini eğiterek ilim sahibi yapabiliyoruz.

Sadece kendisini düşünen nicelerini başkalarını düşünen, cömertlik damarları coşmuş bir hale getirebiliyoruz.

Nice sarhoşlara içkiyi bıraktırıp eline Kur’an verip camiden çıkmaz hale getirebiliyoruz.

Uğraştığımızda bir kumarbazı, bir uyuşturucu müptelasını içinde yüzdüğü bataklıktan kurtarabiliyoruz.

Fakat şu anda yeryüzünü kasıp kavuran terbiyesizlik karşısında ne yapacağımızı bilemiyoruz Allah’ım!

Yırtılan hayâ perdelerinin nasıl tamir edileceğini, yeniden nasıl dikileceğini bilemiyoruz Allah’ım.

Çatlayan ar damarlarının yeniden bağlanıp bağlanamayacağını bilemiyoruz Allah’ım!

Şehirlerin manzarası gerçekten bizi karamsarlığa düşürüyor, bizi ümitvar eyle Allah’ım!

Hazreti Nuh Aleyhisselam’ın “Ben mağlup oldum, bana yardım et” buyurduğu gibi, bizler bu konuda mağlup olduk Allah’ım bize yardım et!

Bakmayın öyle iç savaşlarla, darbelerle boğuşup durduğumuza, bugün insanlık âleminin karşı karşıya olduğu en büyük felaketlerden birisinin iffetsizliktir, hayâsızlık olduğu düşüncesindeyiz. Aynı şeyi Müslümanlar için de söylüyorum.

İslam dünyasında dökülen kanlar şu anda bütün gündemimizi işgal ediyor olsa da kesintisiz bir şekilde bizleri asıl yakıp kavuran problemin hayâsızlık ve iffetsizlik olduğuna inanıyorum ve bu yüzden arada bir bunu dile getirmeye çalışıyorum.

Gözümüzü açar açmaz, dışarı çıkar çıkmaz şahid olduğumuz ilk günah, Rabbimizi en çok ve sürekli şekilde gazaba getiren günah iffetsizliktir, hayâsızlıktır diyorum, abartıyor muyum?

Siz buna bir de İblis’in değişmez vasfı olan “O daima fuhşiyatı ve kötülüğü emreder” uyarısını da eklediğinizde konuyu daha iyi anlarsınız.

İblis’in İhlâslı kişiler hariç, insanlığın büyük bir bölümünü saptıracağına dair ezelde verdiği sözün önemli oranda gerçekleştiğini görüyoruz ve bundan dolayı üzülüyoruz.

Bunu söylemekle elbette karamsar değiliz.

Bütün olumsuzluklara rağmen özellikle halkı Müslüman olan ülkelerin birçok anlamda içler acısı manzarasına rağmen, dünya genelinde İslam adına hep iyiye doğru bir gidişin olduğunu da iddia ediyoruz.

Bugün İslam adına Müslümanların yaptığı çalışmalarda büyük oranda başarılı olduklarını, faaliyet gösterdikleri bütün alanlarda az çok randıman aldıkları kanaatindeyim, buna hepimiz şahit oluyoruz. Bize göre İslam, gelmekte olandır, gitmekte olan değildir. Hem bütün dünya buna şahittir.

Gerek İslam coğrafyasında, gerek emperyalist dünyada, egemen güçlerin saltanatını tehdit eden en büyük gücün İslam olduğunu herkes kabullenmektedir.

Fakat nedense, hayâ perdesi yırtılmış ve bu yırtıklığını dışarı yansıtmakta olan bir kişinin bu durumdan kurtularak İslam`a yönelmiş bir fotoğrafını bir türlü gözlerimizin önünde canlandıramıyoruz.

“İşte şunlar bir zamanların ar damarı çatlamış, terbiyesiz insanlarıydı. Şimdi ise gördüğünüz gibi terbiye örneği, en ufak bir olumsuzlukta yüzleri kızaran kişiler haline geldiler…” diye bir habere, bir fotoğrafa rastlamadık, belki var da biz görmedik.

Onun için bu konuda doğrudan doğruya Rabbimize yöneliyoruz, doğrudan onun yardımını istiyoruz.

Mehmet Göktaş / İnzar Dergisi – Eylül 2013
 

 


Mehmet Göktaş

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS