İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Mustazaf Ve Müstakbir

2012-03-22
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Bir kudsî hadiste Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: "Kibriya, Benim ridâm, azamet ise Benim izârımdır. Kim benimle bu mevzuda münakaşaya kalkışırsa onu (baş aşağı getirir) Cehennem`e atarım” Sarf yönünden ...
Bir kudsî hadiste Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: "Kibriya, Benim ridâm, azamet ise Benim izârımdır. Kim benimle bu mevzuda münakaşaya kalkışırsa onu (baş aşağı getirir) Cehennem`e atarım” Sarf yönünden “kibir” kelimesi harf dizilişi açısından çok ilginç bir yapıya sahiptir. Kudsî Hadiste “kibir” Hakkın ridası olarak ifade buyrulmuştur. Yani ondan başkasına yakışmaz. Çünkü “kibir” kelimesinin harfleri yer değiştirdiğinde “bereket” ve “merkep” şeklini alır. Bereket, hayır ve bolluk; merkep ise binek anlamındadır. Bereket ancak ve ancak Hak tebareke Allah’tandır. Ancak O, bereketini kimseye minnet etmeden verir. İnsan kibre kapıldığında bereketi kalmaz, başkalarının sırtına biner. İnsanlara hiçbir bereketi olmadığı halde kendini üstün görür.

Mustazaf; zayıf düşürülerek ağırlığını kaybedendir. Bu nedenle Allah(c.c): “hatırlayın ki az idiniz mustazaf idiniz. İnsanların sizi yakalamasından korkuyordunuz sonra size bir yurt verdi. Sizi kendisinden bir yardım ile destekledi.”(Enfal:26)

Dikkat edilirse ayette zayıflık ve azlık birlikte zikredilmiştir. Fakat bu durumdan kurtulma bağlamında azlığın zıddı olarak “sizi çoğalttı” denilmemiştir. Deme ki mesele “azlık-çokluk” meselesi değil, “ağırlık-hafiflik” meselesidir. Buna göre müstekbirler insanların azlığından değil, hafifliğinden istifade etmektedir. “Biz mustazafları yeryüzünde imamlar ve mirasçılar yaparak onlara minnet etmek istiyoruz”(Kasas:5) ayetinde de aynı mesaj verilmektedir. Mustazfların sorunu yetkilerinin ve ağırlıklarının olmamasıdır.

Müstekbirin insanlara karşı iki yönlü zulmü vardır; otorite gücüyle onların sırtına binme. Bereketten mahrum olduğu için ekonomik varlıklarını sömürme. Bu nedenle ve buna mukabil olarak Hak Teala, mustazaflara bu yönde vaatlerde bulunmuştur; İmamet ve Miras. Müstekbirin insanları merkep gibi kullanmasına karşılık olarak mustazaflara “imamet” müstekbirin bereketsizliğine yani sömürücülüğüne karşılık olarak mustazaflara “mirasçı olma” vaat edilmiştir.

Müstekbir; kibriyle kendini insanlardan üstün gördüğü için onlarla aynı zeminde, aynı satıh ve seviyede olmayı asla düşünmez. Bu nedenle insanların üstünde bir yerde olmayı esas alır. Kibir, başkalarını kendi altında görmeye sebep olduğu için müstekbir, asla insanlarla aynı seviyede olmayı düşünemez. Oysa “İmam” kelimesi, “emamdan” gelir ve önde olan manasındadır. Önde olmak da aynı seviyede olmayı ifade eder. Önde olmak, maddi ve manevi anlamda üstünlüğü ifade etmez. Belki öncü olmayı, önde yer almayı ifade eder. İmam önde gider, yol açar ama kimsenin sırtında yol almaz. İmam, otoriteye dayanarak yol almaz; yol açtığı için önde yer alır. İmam, insanları öne sürerek yol açmaz, insanları arkasından sürükleyerek yol açar.

Müstekbirler; bereketsizdir. Bu nedenle insanları sömürerek kendi düzenlerini kurar ve idame ettirirler. Müstekbirler; varlıklarını korumak için siyasî ve iktisadî gücü aynı anda ellerinde tutmak zorundadır. Hak Teala; bereketsizlikleri sebebiyle müstekbirlerin insanları sömürmelerinin bir sonucu olarak “Mustazafları” yerin mirasçıları yapmıştır. Miras, vefat eden kimsenin mirasçılarının ortak hakkıdır. Mustazafların mirasçı olmaları gasıp olmadıkları anlamına gelir. “Göklerin ve yerlerin mirası Allah’a aittir.” Bu nedenle mirasta herkes eşit hakka sahiptir. Miras sonrakilere bırakılmak üzere teslim alınır. “Mirası hoyratça ve aç gözlükle yiyenler kınanmıştır”(Fecr:19). Buna göre mirasçı olan mustazaflar mirası koruyup geliştirerek kendilerinden sonrakilere devreder.

Müstekbirlerin yerine geçebilmeleri, Hakkın vaadine mazhar olmaları için öncelikle Mustazafların yapmaları gereken şeyler vardır; bunlar yeryüzünde insanlara imamlar ve mirasçılar olmaya aday olduklarına göre ilmî ve usulî donanıma sahip olmaları şarttır.

Mustazaf, zayıflıkla alakalı olsa da aslında Muzaaftan türemedir. Muzaaf; üç harfli bir kelimenin şeddeli bir harfe sahip olmasıdır. Yani iki harfinin aynı cinsten olmasıdır. Demek ki Mustazaf kendi içinde şeddeli olan, kuvvetli ve donanımlı olandır. İmam ve mirasçı olabilmek için de kendi içinde şeddeli olmayı, yani bağlantıları ve bütünlüğü sağlamış olmayı gerektirir.

Mustazaf, eğer muzaaf olursa yani kendi içinde şeddeli olursa o zaman gücünü ikiye katlar. Çünkü muzaaf bir şeyin iki katına çıkması anlamındadır. Tabi bu, her zaman olumlu yönde olmayabilir. Bu, mustazafın vaziyetine göre netleşir. Eğer mustazaf kendi içinde iyi bir bağlantıya ve donanıma sahipse gücünü ikiye katlar. Aksi takdirde zaafı ve zayıflığı ikiye katlanır. Demek ki iş, içten başlar. Evvela mustazafın kendi içinde oluşumunu ve yapılanmasını tamamlaması gerekir. O takdirde müstekbirlere karşı alternatif, insanlara umut olur.

Abdurrahim Güneş / İnzar Dergisi - Mart 2012 - 90. Sayı

 

 


Abdulhakim Sonkaya

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS