İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Kerem Sahibinin Adıyla Okumak

2013-05-26
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Kur’an-ı Kerim’in inen ilk ayeti ve aynı zamanda ilk emrini de içeren Alak Suresi’nin ilk beş ayetidir. Ayet, “Oku” emriyle gelmiştir. Fakat neyi okuyayım? sorusuna ve ...
Kur’an-ı Kerim’in inen ilk ayeti ve aynı zamanda ilk emrini de içeren Alak Suresi’nin ilk beş ayetidir. Ayet, “Oku” emriyle gelmiştir. Fakat neyi okuyayım? sorusuna ve Resulullah (SAV)’in ısrarla “Ben okuma bilmem” vurgusuna rağmen “Oku” emrinin neye şamil olduğu beyan buyurulmamıştır. Rabbani âlimlerimiz “ilk ayetin” (oku emrinin) hikmeti üzerinde yaptıkları yorumlarla ümmetin istifade edebileceği oldukça geniş bir miras bırakmışlardır. Allah(CC) kendilerinden razı olsun bizleri de ilimlerinden bereketlendirsin. Dileyen bu kaynaklardan istifade edebilir. Fakat dikkat çekmek istediğimiz nokta Resulullah(SAV)’İn verdiği cevapta görüldüğü üzere, sözlerin sembollere dökülmüş hali olan okuma fiilidir.

Kur’an’ın “çok okunan, çokça kıraat edilen” anlamlarına geldiği hepimizin malumudur. Emir, oku ile başlar ve okuma emrini bilincin en derinliğine nakşettirecek bir kavramla ebedileştirir ki Kitabullah’ı Kur’an diye isimlendirir. Aslında Antik Yunan’dan tutun da ilk dönem Çin kültürüne kadar her daim okuma ve bilgeliğe verilen önem olagelmiştir. Bilgiye ve bilene değer veren bununla da yetinmeyip bilimi din olarak gören bir diğer topluluk da Avrupa topluluğudur. Zaten Avrupa’yı dönüştüren dinamiklerin en başında da bilgi geliyordu. Bilgi nasıl elde ediliyor? Bilgeliğin de bilmenin de en etkin metodu okumaktır. Kâinatın, toplumun, doğanın okunması ise ancak okuma fiili geçildikten sonraki aşamadır. Çünkü bu, okumanın nasıl yapılacağının ipuçlarını verir, tefekküre sevk eder. Toparlarsak tüm eski uygarlıklar bilginin değerini takdir etmişlerdir. Cezalandırılanlar ise çağının seviyesini yani dönemin bilgi birikimini aştıkları için dışlanmışlardır. O zaman kabul görenlerin hilafına olduğu içindir yoksa iddia edildiği gibi düşünmeye ket vurmak için değildi. Ama şu deniliyordu: Bizim istediğimiz gibi düşüneceksiniz.

İnsanlık tarihinin uzun ve sancılı dönemlerinin tamamında toplumun acılarını çekenler, hep bilenler olmuştur, farkında olanlar olmuştur. Bunun tarihte bile istisnası yoktur. Sapmaları, dönüşümleri, Tevhid dininden uzaklaşmayı, bataklığa doğru sürüklenmeyi veya şirkin bataklığına saplanıp kalmayı görenler, hep okuyanlar olmuştur. Yine ister hak üzere ister batıl üzere olsun yaşadığı zamanı değiştirenler yine okuyan bilge kimseler olmuştur. Velev ki çoğunun ölümünden sonra bu durum vuku bulmuşsa da fark etmez. İlk tohumu atanlar onlar olmuşlardır. Osmanlı’da kadim bir uygarlığın köklerine dinamit koyanlar, birkaç tane edebiyatçıdır. Bunun tezahürü ise çok sonra ortaya çıktı ki bu tezahürün ismi cumhuriyettir.

İslam toplumunda da yeniden canlanışın temellerini atan toplumun seviyesinin ötesinde olanlar olmuştur. Bu yeniden doğuşun en önemlilerinden bir tanesi olan Seyyid Kutub, cahiliye hayatına ilişkin şöyle bir iyimserlik görerek tefsirinin girişinde şöyle diyor: “Bu satırların sahibi 40 yılını okumakla geçirdi. Ama pişman değil çünkü cahiliyeyi bütün çıplaklığıyla gördü.” Bu okumalar onun davasına en güven duyduğu eserleri ortaya koymasına yardım etti.

Dinimiz âlimlere, okumaya, bilmeye ne kadar da değer veriyor! Sayısız ayet ve hadis bunların faziletlerini deyim yerindeyse saymakla bitiremiyor. Şehidin kanıyla bir tutulan mürekkep… Nerede duyulmuştur? Dinleri bu iken kendileri cehaletin pençesinde duranlar kendilerine ne de çok yazık ediyorlar. Söz ile Tevhidi yerleştiren insanların en hayırlılarını yetiştiren Resul’e tabii iddiasında olup o Söz’den habersiz olanlar ne de büyük bir gaflet içerisindeler!

Etrafındakilere cahiliyeyi göstermeleri gerekirken beyandan uzak, cedelleşmeye dayalı sözde tebliğ yapıp da karşısındakinin muhalefetini gördüğünde onların kalpleri kararmış deyip Hz. Nuh(AS)’dan teselli bulmak, “La havle vela kuvvete illa billah” demekten başka söz bıraktırmıyor.

“De ki: Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer- 9) Bilenlerden olmamak veya olmak için çaba harcamamak…

“De ki: Rabbim ilmimi arttır!” (Tâhâ- 114) Dua etmemek, olacak iş mi?

“Kulları içinden ancak âlimler Allah’tan gereğince korkar.” (Fâtır- 28) İlmimiz arttığı halde hamiyet duygumuz ilmimizle orantılı olarak artmıyor. Allah(CC)’dan korkumuz takva sınırına erişemiyor. Süphanallah!

Kuru bir okumadan öteye, akletmeye geçildiği andan itibaren artık istenilse de davadan vazgeçilemez. Okuduklarını aktarma isteği yakıp kavurur davetçiyi, artık yerinde duramaz, acı çeker. Necip Fazıl’ın gibi fikir sancısı çeker. Ama okuma olmazsa tefekkür de olmaz. O zamanda bırakın toplumsal bir değişimin öncüsü olmayı farzlardan bile geri durulur. Bu tür durumu olanların bir sohbetle yetişmesini beklemek sanırım iyimserliğin ötesinde hayaldir. İslami harekete artı bir katkı sunamazlar. Son olarak konu ile ilgili birkaç ayeti sıralayarak yazımıza son verelim. Selametle kalın.

“De ki: Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer- 9)

“De ki: Rabbim ilmimi arttır!” (Taha- 114)

“Yaratan Rabbinin adıyla oku. Oku Rabbin en büyük kerem sahibidir. O ki kalemle (yazmayı) öğretti. İnsana bilmediğini öğretti.” (Alâk- 1 3 4 5)

"Hikmeti (ilmi) dilediğine verir. Hikmet verilen kimseye çok hayır verilmiştir. Bunu ancak sağduyu sahipleri düşünüp anlarlar." (Bakara- 269)

“Kulları içinden ancak âlimler Allah’tan gereğince korkar.” (Fâtır- 28)

“Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki onların yanından (hiç düşünmeden) yüz çevirerek geçerler.” (Yusuf- 105)

“Allah sana Kitab’ı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti.” (Nisa- 113)

“Allah demişti ki: “Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Hani seni Ruhu’l Kudüs ile desteklemiştim; beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun; sana Kitab’ı, hikmeti, Tevrat’ı İncil’i öğrettim.” (Maide- 110)

“Evlerinizde okunan Allah ayetlerini ve hikmeti hatırlayın.” (Ahzâb- 34)

“Geceyi, gündüzü, güneşi ve ay’ı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlara da O’nun emriyle (size) boyun eğdirilmiştir. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir toplum için ibretler vardır.” (Nahl- 12)

“Allah bilendir, hikmet sahibidir.” (Nur- 58)

“Aklınızı kullanmıyor musunuz?”(Bakara- 44)

“Size ayetlerini gösterir ki düşünesiniz.” (Bakara- 73)

“Düşünürseniz size ayetleri açıkladık.” (Âl-i İmrân- 118)

“Bilmiyorsanız ilim erbâbına sorunuz." (Nahl- 43)

“Bu misalleri ancak âlim olanlar anlar." (Ankebut- 43)

Kamuran Yürekli / İnzar Dergisi – Mayıs 2013
 

 


Kamuran Yürekli

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS