İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Kamboçya’da yaşananlar ve Müslümanların durumu

2014-04-24
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Kamboçya, Çinhindi diye adlandırılan bölgede, Güneydoğu Asya’da yer almakta. Kuzeydoğu’da Laos, doğuda ve güneydoğuda Vietnam, batıda Tayland ve güneyde Tayland Körfezi ile çevrilmiş durumda. Bölge tropikal iklim kuşağında olup yıl boyunca sıcaklıklar aynıdır. Aralık-Nisan arası kuru, Mayıs-Kasım arası muson yağmurları görülmekte. Yüzölçümü, 181.035 km² olan ülkenin başkenti Phnom Penh. Etnik açıdan bakıldığında Kamboçya Güneydoğu Asya’nın en homojen toplumudur. 15 milyon olan nüfusunun yüzde 85-90’ı Khmer halkına mensup. En büyük azınlık grubu yüzde 5 ile Vietnamlılar oluşturuyor. Cham asıllı Müslüman grup tahminen yüzde 5 ila 7 oranında iken, yüzde 1 oranında da Çinliler mevcut.
Kamboçya, Çinhindi diye adlandırılan bölgede, Güneydoğu Asya’da yer almakta. Kuzeydoğu’da Laos, doğuda ve güneydoğuda Vietnam, batıda Tayland ve güneyde Tayland Körfezi ile çevrilmiş durumda. Bölge tropikal iklim kuşağında olup yıl boyunca sıcaklıklar aynıdır. Aralık-Nisan arası kuru, Mayıs-Kasım arası muson yağmurları görülmekte. Yüzölçümü, 181.035 km² olan ülkenin başkenti Phnom Penh. Etnik açıdan bakıldığında Kamboçya Güneydoğu Asya’nın en homojen toplumudur. 15 milyon olan nüfusunun yüzde 85-90’ı Khmer halkına mensup. En büyük azınlık grubu yüzde 5 ile Vietnamlılar oluşturuyor. Cham asıllı Müslüman grup tahminen yüzde 5 ila 7 oranında iken, yüzde 1 oranında da Çinliler mevcut.

Kamboçya’nın resmî dini Budizm’dir. Ülkede konuşulan dil Kmerce. Bunun yanında Fransızca ve son yıllarda İngilizce de yaygın olarak konuşulmakta. Müslümanlar da Cham kökenli olmalarına rağmen Kmerce konuşuyorlar.

Ekonomi tarıma dayalı. Tarımın da başını pirinç çekiyor. Halkın geçim kaynakları arasında balıkçılık da önemli bir yer teşkil ediyor. Son yıllarda turizm gelişme göstermiş. Para birimi Kamboçya Rieli. 1 dolar yaklaşık 4000 Riel yapıyor. Tarihte krallık olarak başlayan Kamboçya, bugün de monarşi ile yönetiliyor.

Kamboçya`nın Siyasi Görünümü

Kamboçya, 1993 yılından bu yana Meşruti Krallıkla yönetilmektedir. Kral Norodom Sihamoni 2004 yılında tahta çıkmıştır. Ülkede iki meclisli parlamenter sistem mevcuttur. Parlamento, 123 üyeli Milli Meclis ve 61 üyeli Senato’dan oluşmaktadır. Ülkeyi, 2004 yılından beri seçimlerde en çok oyu alan Kamboçya Halk Partisi başkanlığındaki Hükümet yönetmektedir. 27 Temmuz 2008 tarihinde yapılan seçimlerde değişmeyen Hun Sen iktidarı, 2013 yılında gerçekleştirilen seçimlerde de birinci parti çıkarak iktidarını devam ettirmektedir. Kamboçya muhalefeti, seçimlere hile karıştırıldığını ve zaferin ellerinden alındığını düşünse de iktidardaki Kamboçya Halk Partisi lideri Hun Sen, yaklaşık 30 yıldır ülkeyi yönetiyor.

Türkiye - Kamboçya Siyasi İlişkileri

Kamboçya ile Türkiye arasında 1970 yılında tesis edilen diplomatik ilişki sürmekle birlikte Bangkok Büyükelçiliği akreditedir. Türkiye-Kamboçya ilişkileri hem siyasi hem ekonomik alanda iki ülke arasındaki coğrafi uzaklık ve dış politika öncelikleri arasındaki farklılıklar nedeniyle sınırlı kalmıştır. Kamboçya ile Türkiye’nin karşılıklı yaptığı ithalat ve ihracatın yaklaşık 30 milyon Dolar civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Kamboçya tarihinin en karanlık dönemi

Bugünkü Kamboçya, tarihî olarak, Güneydoğu Asya’nın büyük bölümüne yayılmış ve 10 ile 13. asırlar arasında en parlak dönemini yaşamış olan Angkor İmparatorluğu’na yaslanıyor. Müslümanların çoğunluğu Champa Krallığı’nın varisleri olan Cham halkına mensuplar. Cham halkının çoğu ise 15. Yüzyılda İslam’ı kabul ettiler. 1863 yılında Fransız mandası altına giren ülke, II. Dünya Savaşı’yla birlikte Japon işgaline uğrar. Ardından 1953 yılında bağımsızlığını kazanır. 1975 ile 1978 yılları arasında yönetimi ele geçiren Pol Pot liderliğindeki komünist Kızıl Kmerler Kamboçya tarihinin en kara ve utanılacak dönemine imza atarlar.

Tarihler 1974’ü değil, 0’ı gösteriyor

Köylü bir aileden gelen Pol Pot burslu olarak gittiği Paris`te üniversite eğitimini tamamlar ve Fransız Komünist Partisi’nde hızla yükselir. Daha sonra ülkesine döner ve Komünist Partisi’ni kurmaya çalışır fakat yakalanmamak için çareyi Çin`e kaçmakta bulur. Onun gerilla olarak geri dönüp Kızıl Kmerleri örgütleyerek yönetimi ele alması Kamboçya için tam bir dönüm noktası olmuştur. Artık Kamboçya için tarihler 1974’ü değil 0’ı göstermektedir. Çünkü Pol Pot’a göre, başlarına ne geldiyse batı sömürgeciliği yüzünden geldi ve “kurtuluş” için yaşamı sıfır noktasına döndürmek gerekiyordu. Yani herkes tekrar çiftçi olmalıydı. Ona göre halk sadece köylü sınıfından oluşmalıydı.

Sıfıra dönmek için neler yapılmadı ki

Bu amaçla ülkenin tüm aydınlarını, bilim adamlarını, sanatkârlarını ağır koşullar altında pirinç tarlalarında çalışmaya zorlar. Uyumsuzluk gösterenler ve çalışamayacak durumda olanlar öldürülür. Hatta ellerin nasırlı olmaması, gözlük kullanmak ölüm sebebi sayılır. Kentlerdeki halk köylere dağıtılır; okullar, hastaneler, mahkemeler, gazeteler, yayınevleri, üniversiteler kapatılır; bütün kitaplar yakılır; din yasaklanır; turuncu renk yasaklanır; para kullanımı kaldırılır ve takas sistemi getirilir. Teknoloji yok edilir, azınlıklar öldürülür ve aileler dağıtılır. Ve bu 4 yıllık yönetimin sonunda geride 3 milyon ölü, bir kaç milyon öksüz ve yıkık bir ülke kalır. O dönemde yapılan zulüm ve işkenceler o duruma gelmiş ki, 1978 yılında Kızıl Khmer hükümeti devrildiğinde ülkede sadece 50 doktor kalmış.

Kızıl Kmerlerin Aralık 1978’deki Vietnam müdahalesi sonucu kırsala sürülmesiyle 13 yıl sürecek olan iç savaş başlar. 1991 Paris Antlaşması’yla da demokratik seçimlerin önü açılır. Fakat Kızıl Kmerlerin liderlerinin yargılanmaması; Pol Pot’un Tayland sınırındaki köy evinde 1997’de kalp krizinden ölmesi; ABD’nin bölge üzerinde uyguladığı denge politikalarının ve ülke içi dinamiklerin en can alıcı noktasını oluşturuyor.

Katledilen Müslümanların sayısı ise 500 bin

Pol Pot döneminde katledilenler arasında yüzbinlerce Müslüman da yer alıyordu.

Yapılan bu korkunç soykırımda yaklaşık 500 bin civarında Müslüman da katledilerek hayatını kaybetti. 30 yıl önce Kamboçya`da Allah`a yakarmak, doğrudan ölüme gönderilmekle eş anlamlıydı. Müslüman Chamlar bu unutulan korku dolu günlerin tarihte yerini almasını istiyor. Başkent Phnom Penh`te Kızıl Kmerler rejiminin hayatta kalan dört üst düzey yetkilisinin yargılandığı uluslararası mahkemenin, bu yetkililer hakkındaki iddianamesinde, ``dini liderlerin katledildiği, kitlesel katliamın yapıldığı, camilerin yıkıldığı, Kuranların yakıldığı, Müslümanlara zorla domuz eti yedirildiği ve türbanın yasaklandığı`` ifadeleri bulunuyor. Kimse tam olarak kaç Müslüman Chamın öldürüldüğünü bilmiyor, ama bu dönemi araştıran Kamboçya Dokümantasyon Merkezi (DC-Cam) 1975 ile 1979 arasında 700 bin kişiden 100 bin ila 500 bin Müslüman’ın katledildiğini tahmin ediyor.

Hayatta kalanlardan Zekeriya Bin Ahmed, ``İnsanlar namaz kılabilmek için her yolu deniyordu, bazen kağnıda, bazen ormanda, bazen de yıkanırken`` diyor. 61 yaşındaki Bin Ahmed, bir daha hiç göremediklerini hatırlıyor ve ``Birçoğu öldürüldü`` diyor.

Pol Pot döneminin canlı şahidi müze

Pol Pot döneminin canlı şahidi olan o dönemin hapishanesi şimdilerde müze olarak kullanılıyor. Daha önceleri okul olan binayı Kızıl Khmerler hapishaneye çevirmişler. Odalardaki işkence izleri, öldürülen insanların resimleri, kafatasları Kamboçya tarihinin en acı hatıraları olarak ziyaretçilerin vicdanlarına sunuluyor. Gerçekten insan hafızasının alamadığı bir mantıkla toplumu sıfırlayıp yeni bir toplum yaratmak için okumuş tüm insanları, gözlüklüleri, tarlada çalışmayı reddedenleri eli nasırlı olmayanları, kadınları, yaşlıları türlü türlü işkencelerle öldüren, çocukları kurşun boşa gitmesin diye duvarlara, ağaçlara vurarak öldüren ve ölüm tarlaları adı verilen yerlere gömen bu çağın en cani insanlarının yaptıklarının yaşandığı müze hapishane, acı ve ibretle gezilecek bir mekan.

Kamboçya’da 750 bin civarında Müslüman yaşıyor

Son zamanlarda artan misyonerlik faaliyetleri sonucu Budistler arasında Hıristiyanlık da yayılmaya başlamış. Bölgedeki şehir ve kasabalarda misyonerlik çalışmalarını yürüten birçok merkeze rastlamak mümkün. Müslümanlara gelince, etnik olarak Kmerlerden Müslüman olan yok. İslam, Vietnam’dan gelen Chamlar arasında yaygın. Kampong Cham bölgesine yerleşen Chamlar 15.asırda Malezyalı Müslüman tacirler vasıtasıyla İslam’la tanışırlar ve bu bölgede İslam yayılır. Şu an Kamboçya 24 bölgeye ayrılmış durumda ve 22’sinde Müslümanlar yaşıyor. Kamboçya genelinde 750 bin civarında Müslüman’ın yaşadığı tahmin ediliyor. Müslümanların en yoğun oldukları bölge ise Kampong Cham. Başkent Phnom Penh’de de 11 Müslüman köy var. Müslümanların çocukları sabah devlet okullarına, öğleden sonra da İslam eğitimi için bölge şartlarında kurulmuş Müslüman yardım kuruluşlarının destekleriyle ayakta durmaya çalışan medreselere gidiyor. Ülkede 280’i büyük, 370 de küçük cami var. 201 okulda İslam dersi eğitimi veriliyor. 2 Senato üyesi, 5 Bakan, 5 Milletvekili ve 11 Bakan yardımcısı Müslüman.

Kamboçya’da Müslümanların hayatı İslam Din İşleri Kurumu tarafından organize ediliyor. Onun yanında sosyal, insani yardım ya da eğitim alanlarında faaliyet gösteren iyi teşkilatlanmış Müslüman organizasyonlar da var. Camilerini yapıyorlar, dini ve kültürel hayatı organize eden faal sosyal çalışmalar içerisindeler. Müslümanlar toplumun tüm katmanlarında temsil edildikleri izlenimini veriyorlar. Kamboçyalı Müslümanlar, kimlik ve yapılarını sağlamlaştırma ve toplumda saygın bir konumda olmak çabası içerisindeler.

Kızıl Khmerlerin devrilmesinden sonra Müslümanları durumu da iyileşmiş durumda. Ancak eğitim konusunda ise yavaş ilerleyen bir iyileşme sözkonusu. Pol Pot’un tüm okulları kapatması (bazıları işkencehane olarak kullanılmış), öğretmenleri öldürmesi ya da sürmesi sonucunda eğitim sistemi tamamen çökmüş. Bu dönemde tüm yazılı ürünler de yok edilmiş, bu nedenle Kamboçyalı Müslümanlar da çok az dini neşriyata sahipler.

Ezan yerine, davul çalan gruplar mevcut

Diğer bir sorunu ise, burada din konusunda cemiyet çalışmalarına yön verebilecek ve dini anlatabilecek yeterli ve yetkin kişilerin olmaması teşkil ediyor. İslam’ın buraya çok uzun yıllar önce gelmesine rağmen kısmen çok yüzeysel olarak anlaşıldığı görülüyor. Bu anlamda Kamboçya’daki İslam’ın Budizm ile karma izler taşıdığı dikkat çekiyor. Bu karma anlayışın örnekleri, buradaki Müslümanlar tarafından tasvip edilmeyen bazı küçük yerleşim yerlerinde halen devam ediyor. Mesela ezan yerine, davul çalan gruplar mevcut. Besmele ile başlayan, fakat kendi dillerinde devam eden ama eksik bazı Kur’an nüshaları var. Eksik bu “Kur’anlar” esas Kur’an ile uyuşmayan ayetler içeriyor. Çözüm olarak, bu ve diğer dini “eksiklikler”i aşmak için daha sonra din öğretmeni olarak istifade etmek üzere Malezya ve Endonezya’ya burs yoluyla öğrenci gönderme yoluna gidiliyor.

Bununla beraber Müslümanlar ve Budistler, ülkedeki din özgürlüğünden memnunlar. Kamboçya’da Müslümanların kültür ve dinlerini açıkça gösterme ve yaşamaları bir sorun teşkil etmiyor. Diğer dinlerde olduğu gibi – öncelikle Budizm – İslam’ın da özgürce yaşanması sağlanıyor. Herşeye rağmen buradaki Müslümanlar dinlerini yeniden keşfetme, kültürlerini yaşama, dillerini canlandırma gayreti içindeler. Bunda da belli ölçüde başarılı olmuş durumdalar.

Dünyanın en büyük dinî yapısı: Angkor Wat

Siem Reap, turizm açısından oldukça gelişmiş bir şehir. Sebebi de Guiness Rekorlar Kitabı`na göre, dünyanın en büyük dinî yapısı Angkor Wat’ın burada bulunması. Dolayısıyla Angkor sayesinde Siem Reap bir cazibe merkezi durumunda. Bu yüzden şehrin her yanı otellerle dolu. Caddeler düzgün ve bölge şartlarına göre temiz. Angkor Wat, 12. yüzyıl`ın başlarında Angkor kralı II. Suryavarman icin tapınak ve başkent olarak inşa edilmiş. Etrafı düşmanlardan korunmak için yapay göllerle çevrilmiş ve tek bir giriş kapısı bırakılmış durumda. Burası, kuruluşundan beri önce Hindu, sonra Budist olarak hizmet vermek üzere daima önemli bir dinî merkez olarak kalmış. Yine tapınaklar içerisinde kelime-i tevhid ibaresinin olduğu bir taşın bulunması, buraya daha önce Müslümanların da uğradığını gösteriyor. O taş şu anda başkent Phnom Pehn’de bir müzede sergileniyor. Tapınak, klasik Kmer mimarisinin en somut örneği. Birçok eşya üzerinde Angkor’un resmini görmek mümkün. Milli bir sembol durumunda. Kamboçya milli marşında Angkor Wat’ı yapan ataları gibi güçlü olma isteklerini dillendiren mısralar var. 2003’te Tayland’lı bir kadın ‘Angkor Wat bizim eserimiz’ dediği için günlerce protesto gösterileri yapılmış, Tayland büyükelçiliği yakılmış. Hatta o günden beri televizyonlarda Tayland filmleri gösterilmiyormuş.

Furkan Can / İnzar Dergisi – Nisan 2014 (115. Sayı)
 

 


Furkan Can

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS