İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

KAFİRÛN SURSİNİN TEFSİRİ IŞIĞINDA KÜFÜR OLGUSU-8

2022-11-14
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

ŞİRK Âlimler dinde şirki, genel itibariyle iki başlık altında ele almışlardır:[1]
  1. Büyük şirk: Yüce Allah’a uluhiyet ve rububiyetinde ortak koşmaktır. Uluhiyette şirk; Yüce Allah’la beraber başka ilahların da olduğunu iddia edip kabul etmektir. Rububiyette şirk ise Yüce Allah’ın kâinatı sevk ve idare edişinde ortağının olduğunu iddia edip kabul etmektir. Bu kısım şirk mutlak küfürdür. Nitekim Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez.”[2] “Kim Yüce Allah’a şirk koşarsa kesinlikle dönüşü olmayan bir sapkınlığa düşmüştür.”[3] “Kim Yüce Allah’a şirk koşarsa, kesinlikle Yüce Allah ona cenneti haram kılmıştır.”[4]
  2. Küçük şirk: Kısaca buna riya da denir. Yapılan herhangi bir amelde Yüce Allah’ın dışında başkasının veya başkalarının da rızasını gözetmek… Bu çeşit şirk küfür olmamakla beraber yapılan ameli boşa çıkarır. Unutmamak lazımdır ki riya, münafıkların özelliklerinden bir tanesidir.[5]
Tövbe edilmeden Yüce Allah’ın affetmediği tek günah şirktir. Bunun dışındaki günahları işleyenlerden istediğini affeder istediğini azap eder. [6] Şirk, Yüce Allah’ın hukukunu hiçe saymakla beraber O’nu âciz, eksik ve zayıf görmek, O’ndan başkasına tapmak apaçık bir iftiradır. Allah insanları kendisine ibadet etsinler diye yaratmıştır.[7] Oysa şirk, insanı yaratılış amacının dışına çıkarır. Âsli görevi kendisini yaratana ibadet etmek olan insanı, başka şeylere ibadet ettirerek yoldan çıkarır. İnsan görevini yerine getirdiği sürece değerlidir. Çünkü eşyanın tabiatı bunu gerektirir. Dolayısıyla işe yaramayan eşyanın hiçbir ehemmiyeti olmadığı gibi görevini yerine getirmeyen insanın da herhangi bir ehemmiyeti ve kıymeti yoktur. Allah kâinatı ve içindekileri yoktan yaratmıştır.[8] Yaratma işinde kimseye ihtiyaç hissetmediği gibi onu sevk ve idare etme işinde de kimseye muhtaç değildir. [9] Müşriklere göre putlar Yüce Allah’ın mülkünde ve tasarruflarında ortağıdırlar. Bunun içindir ki onlara dua eder, adaklar adar ve önlerinde secdeye varırlar. Halbuki O’nun mülkte ortağı olmadığı gibi tasarrufunda da ortağı yoktur.[10] Kur'ân-ı Kerim’de şirk kavramı farklı kelimelerle ifade edilerek reddedilmiştir. Şöyle ki; مثل misl[11], küfvكفو [12], veli ولي [13], şefi’ شفيع [14] gibi… Şirk hem kalbi hem de ameli bir mahiyet taşır. Şirkin kalbi boyutu, Allah’ın esmasında ve fiillerinde ortağı ve dengi olduğunu kabul edip sahte tanrılar icat etmek, tasarrufunda bu sahte tanrıların rolü olduğuna inanmaktır. Ameli boyutu ise kişinin Allah’a şirk koştuğu şeylere ibadet etmesi ve onlara dua etmesidir.[15] Kur'ân-ı Kerim’in birçok yerinde Yüce Allah’ın birliğine[16], eşi ve benzeri olmamakla beraber,[17] mülkünde ve tasarrufunda ortağının olmadığına,[18] insanların Yüce Allah’a ortak koştukları güneş, ay, yıldızlar gibi cisimlerin O’nun birer ayetleri olduklarına,[19] bunların O’na boyun eğdiklerine,[20] melek, cin, insan gibi kutsallık atfedilerek ibadet edilenlerin O’nun kulları olduklarına[21] vurgu yapılmaktadır. Gerekçe her ne olursa olsun şirk, Yüce Allah’ın şiddetle reddettiği ve asla affetmediği bir günahtır. İnsanlar farklı şekillerde bu günaha düşebilmektedirler. Müşrikler putları kendileri ile Yüce Allah arasında birer şefaatçi[22] kabul ediyorlarken Hristiyanlar Hz. İsa Mesih’i,[23] Yahudiler de Hz. Üzeyr’i[24] Yüce Allah’a oğul olarak nispet etmek suretiyle şirke düşmüşlerdir. Şirkin Kur'ân-ı Kerim tarafından çok şiddetli bir şekilde hedef alınmasının belki de en önemli hikmetlerinden biri, insanların çoğunluğunun bu günaha meyilli olmalarından kaynaklanmaktadır. Tarihin her döneminde Yüce Allah’ın varlığını inkâr edenler azınlıkta kalmışlardır. Fakat Yüce Allah’ın varlığını kabul etmekle birlikte O’na ortak koşanlar ciddi bir orana sahiptirler. Farklı isimler altında da olsa şirk belası, insanları her zaman tehdit etmiştir. Şirkin temellendirilmesi inkârın temellendirilmesinden daha kolay ve ikna edici özelliklere sahiptir. Örneğin şefaat meselesi… Puta tapanların en ciddi gerekçeleri, taptıkları putların kendileri ile Yüce Allah arasında şefaatçi olacaklarını iddia etmeleridir. Onlara göre müteâl olan Yüce Allah’a kendilerinin ulaşması zordur ve bunun için de aracıya ihtiyaç vardır. Dolayısıyla taptıkları şey görünen maddi varlık (çeşitli şekillerdeki putlar, kültler vs.) değil, yüklendikleri manadır. Bu hususa Yüce Allah Kur'ân-ı Kerim’de dikkat çekerek onların, tapındıkları şeylere manalar yüklediklerini ve onları isimlendirdiklerini[25] ifade etmektedir. Halbuki onların ilah olarak taptıkları şeylerin hakikatte ilah olduklarına dair ellerinde hiçbir delilleri olmadığı gibi, taptıkları şeyler de ilah olmayı hak edecek bir güce sahip değillerdir.[26] Bir başka yönüyle şirk, Yüce Allah’a ait olan özellikleri bir başkasına atfetmek olup sadece O’nun yetkisinde olan hususlarda bir başkasının da yetkili olduğuna inanmaktır. Bir gün Hz. Ömer ağız alışkanlığıyla babasının adına yemin edince Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem): “Allah atalarınız adına yemin etmenizi yasaklamıştır. Yemin edecek kimse ya Yüce Allah adına yemin etsin ya da sussun.”[27] demiştir. Hz. Ömer, insanlar zamanla kutsallık atfedip şirke düşmesinler diye altında biat edilen ağacı kestirmiştir. Müslümanlar zamanla ehli kitap gibi peygamberlerine ilahlık atfetmesinler diye Kur'ân-ı Kerim’de onun Allah’ın kulu ve elçisi olduğu, ehli kitabın düştüğü hataya düşmemeleri gerektiği vurgulanmıştır.[28] Bir hadisi şerifte şöyle geçmektedir: “Hristiyanların Meryem oğlu İsâ’yı insan üstü niteliklerle övdüğü gibi siz de beni övmeyin. Ben sadece Yüce Allah’ın bir kuluyum. Benim için Yüce Allah’ın kulu ve resulü deyin.”[29] Âlemleri yaratan birdir. Eğer yaratıcı bir olmasaydı irade çatışması meydana gelirdi. İradelerin çatışması meselesini Kur'ân-ı Kerim şöyle ifade etmektedir: “Yer ve gökte Allah’tan başka ilahlar olsaydı, düzenleri bozulurdu.”[30] Birden fazla ilah olsaydı bunlar muhakkak ki birbirleriyle anlaşmazlığa düşerlerdi. İlahların anlaşmazlığa düşmeleri durumunda da düzen namına bir şey kalmazdı. İnsanlar savaşırken bile dünya viraneye dönüyorsa ilahların savaşması durumunda neler olacağını tahayyül etmek zor olmasa gerek. Kâinattaki düzenin hiç aksamadan işlemesi ve hiçbir şekilde muhalefetin olmaması tek bir ilah ve tek bir iradenin olduğunu ortaya koymaktadır. Ömer Saruhan [1] Ragıb el İsfehani, Müfredat (Kur’ân Kavramları Sözlüğü) (İstanbul: Çıra, 2010), “Şirk”, 547. [2] el Nisa 4/48. [3] el Nisa 4/116. [4] el Maide 5/72. [5] “Şüphesiz münafıklar Yüce Allah’ı aldattıklarını (sanırlar) oysa O, onları (bulundukları durumda bırakarak) aldatır. Namaza kalktıklarında tembelce kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Yüce Allah’ı çok az hatırlarlar.” el Nisa 4/142. [6] “Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez.” el Nisa 4/48. [7] el Zariyat 51/56. [8] el Haşir 59/24. [9]وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَم يَكُن لَّهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُ وَلِيٌّ مِّنَ الذُّلَّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا  “(Ya Muhammed!) De ki; çocuk edinmemiş, mülkünde ortağı olmayan ve acizlikten dolayı yardımcı edinmemiş olan zata hamdolsun. O’nu yücelttikçe yücelt.” el İsra 17/111. [10]وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَم يَكُن لَّهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُ وَلِيٌّ مِّنَ الذُّلَّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا  “(Ya Muhammed!) De ki; çocuk edinmemiş, mülkünde ortağı olmayan ve acizlikten dolayı yardımcı edinmemiş olan zata hamdolsun. O’nu yücelttikçe yücelt.” el İsra 17/111. [11] “O’nun misli yoktur”el Şura 42/11. [12] “O’nun dengi yoktur” el İhlas 112/4. [13] “O’nun yardımcısı yoktur.”el İsra 17/111. [14] “O’nun dışında onlar için şefaatçi yoktur” el En’am 6/51. [15] Ekin, Kur’an’a göre Küfür Kavramı, 38. [16] el İhlas 112/1. [17] el İhlas 112/2. [18] el Bakara 2/247-253, el Al-i İmran 3/26. [19] el Fussilet 41/37. [20] el Fussilet 41/11. [21] el A’raf 7/194. [22] el Yunus 10/18. [23] el Tevbe 9/30. [24] el Tevbe 9/30. [25] el A’raf 7/71, el Necm 53/23. [26] el-Beydavî, Envaru’l Tenzîl ve Esrari’t Te’vîl, 3/19. [27] Tirmîzî, “Nuzûr”, 8. [28] el Âl-i İmrân 3/79- 80-144; el Mâide 5/116-117; el Kehf 18/110. [29] Buhârî, “Enbiyâ,”, 48; Dârimî, “Rikak”, 68. [30] el Enbiya 21/22.
Genel

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS