İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

İstediğiniz Yöne, İstediğiniz Kadar Konuşun…

2012-11-18
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Evet, istediğiniz yöne, istediğiniz kadar konuşun, İster gece konuşun, ister gündüz konuşun, ister yakındakilerle konuşun, ister uzaktakilerle, ister yurt içiyle konuşun, ister yurt dışıyla konuşun, hiç fark etmez...
Evet, istediğiniz yöne, istediğiniz kadar konuşun,

İster gece konuşun, ister gündüz konuşun, ister yakındakilerle konuşun, ister uzaktakilerle, ister yurt içiyle konuşun, ister yurt dışıyla konuşun, hiç fark etmez.

İstediğiniz operatörden istediğiniz operatöre konuşum. İster türkcellilerle, ister avealılarla, ister vodafonlularla konuşun,

İster evden konuşun, ister cepten konuşun, ister gece konuşun ister gündüz konuşun, istediğiniz kadar konuşun…

İster akşam yediden sabah yediye, ister sabah yediden akşam yediye kadar konuşun…

Vallahi ağzınızdan çıkan her bir sözün, her bir kelimenin bir bir hesabını vereceksiniz!

“Ma yelfızu min qavlin illa ledeyhi raqıybun ‘atîyd – Bir söz söylemeye görsün, yanında gözetleyip kaydeden hazır bir (melek) bulunmasın“(50/17)

Ağzınız açılmaya görsün, diliniz dudaklarınız kıpırdayıp bir kelimeyi telaffuz etmeye görsün. .. Vallahi o anda bir görevli tarafından bütün konuşmalarınız derhal kayda geçilmektedir. Ve bir gün bunun faturası mutlaka ve mutlaka sizin önünüze konacaktır.

Sadece sesiniz, sadece kelimeleriniz ve cümleleriniz değil, o andaki jest ve mimikleriniz, yüzünüzün şekli ve ifadesi, gözlerinizdeki alay da en ince detayına kadar getirilip önünüze konulacak ve siz bütün bunların hesabını vereceksiniz.

Eğer ağzınız açılmışsa, biliniz ki taksimetrelerde olduğu gibi çenemetreniz sizin aleyhinize çalıştırılmaya başlamıştır. Ve şunu iyi biliniz ki, o andan itibaren konuştuğunuz her kelime sizin aleyhinize size geri dönecektir.

Ancak Allah’ı zikretmişseniz, birilerine doğru yolu gösterip birilerini doğruya yönlendirmişseniz, bunlar hariç. Bunun dışında ağzınızdan her ne çıkmışsa, bunun faturası size gerçekten çok pahalıya mal olacaktır.

Bütün bunları niçin ortaya getirdiğimi anlamışsınızdır zannedersem. Kulaklardan bir türlü indirilmeyen telefonlar, saatlerce süren lüzumsuz konuşmalar... İnsan ister istemez şahid oluyor, hatta bazı durumlarda istese de kurtulamıyor, bir anlamda dinlemeye mahkûm oluyorsunuz. Akli selim sahibiyseniz insanlığın bu dramından içiniz yanıyor.

Artık haram çizgisini aşan kötü sözler, gıybetler, dedikodular, terbiye sınırını aşan mahremiyet ihlalleri vs bir tarafa, saatlerce süren lüzumsuz ve boş konuşmalar insanın, yani şahid olanların içini karartıyor.

Evlatlarının veya küçüklerinin bitmez tükenmez telefon konuşmalarından dolayı çoğumuzun canı sıkılıyor, aklımıza ilk önce para geliyor, israf konusu geliyor. Eğer onlara bir şey söyleme gücünü kendimizde buluyorsak hemen bu noktadan müdahale ediyoruz:

-Bu kadar konuşuyorsun, yazık değil mi para yazıyor.

-Yok canım, benim sınırsız tarifem var, istediğin kadar, istediğin yöne konuş aynı ücreti ödüyorsun…

- Öyle mi, peki o zaman diyoruz oluyoruz, zannettiğimiz kadar pahalı olmadığını öğrendiğimiz için ve susuyoruz, biraz da olsun teselli.

Maalesef bizler de sadece parayı düşündüğümüz, sadece tükenen kontörleri düşündüğümüz için işin vahametini anlayamıyoruz.

İnsanlar durmadan konuşuyorlar, kapalı alanlarda, açık alanlarda, otobüslerde, vapurlarda herkes bir tarafa çekilmiş durmadan konuşuyorlar. Elleri kulaklarında olmayan birilerine de rastladığınız oluyor, bir de bakıyorsunuz ki o da kulaklık takmış o şekilde konuşuyor.

Ve bu arada ekranlarda izlediğiniz reklamların büyük bir kısmı, caddelerde sokaklarda gözünüze hitap eden billboardların hemen hemen tamamına yakını sizin durmadan konuşmanızı istiyor.

Şu anda telefon firmalarından daha çok reklam yapan var mı acaba? İnsanların durmadan, hem de hiç durmadan konuşmasını istiyorlar.

Bu arada işin maddi yönünü de asla küçümsemiyoruz. Elbette kazandığımız günahların yanında lüzumsuz yere ödediğimiz telefon faturaları belki bir hiç mesabesindedir.

Fakat her ay ödediğimiz faturalar bizi aynı zamanda cehenneme sürüklüyorsa, gerçekten bu apaçık bir hüsran değil de nedir? Hiçbir ücret ödemeden cennete gitmek varken, ardı arkası kesilmeyen faturalarla cehenneme gitmekten daha büyük bir ahmaklık ne olabilir?

Biliyor musunuz, Muhammedî ölçüye göre insanoğlunu hüsrana uğratıp helak edecek olan şey; ağzından içeri giren şeylerle ağzından dışarı çıkan şeylerdir.

Eğer Allah’tan korkuyorsak, eğer bir gün Allah’ın huzuruna varacağımıza iman ediyorsak, birazcık olsun susalım, lütfen uyanalım ve kendimize gelelim, bu noktada mutlaka Rasûlü Zîşan Efendimize kulak verelim;

“Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa ya hayır söylesin ya da sussun” (Buhari, Müslim)

“Sükût eden kurtulmuştur” (Tirmizi)

“Kim iki dudağı ve iki bacağı arasına kefil olursa, ben de ona cennet hususunda kefil olurum” (Buhari)

Mehmet Göktaş / İnzar Dergisi – Kasım 2012
 

 


Mehmet Göktaş

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS