İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

İslami Şiarları Diriltmek–2 / Şiarların Piri, Kuran

2012-08-16
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Kaybolan, unutulmaya yüz tutan, hakkını veremediğimiz, kıymetini bilemediğimiz şiarları diriltme mevzusunu kaleme almaya devam ediyoruz. Aslında sahip çıkmakla, hayatımıza almakla bu şiarları diriltmiş olmuyoruz. Belki de ...
Allah’ın adıyla

Kaybolan, unutulmaya yüz tutan, hakkını veremediğimiz, kıymetini bilemediğimiz şiarları diriltme mevzusunu kaleme almaya devam ediyoruz. Aslında sahip çıkmakla, hayatımıza almakla bu şiarları diriltmiş olmuyoruz. Belki de onlara riayet etmekle ruhumuzu, kalbimizi, gönlümüzü, imanımızı, ibadetimizi diriltiyoruz, onlara ruh veriyoruz. Hele bu şiar, şiarların piri olan, şiarların sertacı, en şereflisi “herî şahnazi” olan Kur’an-ı Kerim olunca inkâr edilmez, karşı çıkılmaz bir gerçek oluverip karşımıza çıkıyor bu savımız.

Peki, dirilmemizi, kendimize gelmemizi gerektiren bir durum mu var?

Bunun cevabı için İslam coğrafyasında Müslümanların mazlumca dökülen kanına ve kendilerine reva görülen zulümlere bakmak yeterlidir sanırım.

Maalesef İslam âleminin hali perişan, hal-i pür melal…

Bu vaziyetin yegâne sebebi Kur’an-ı Kerim’den, onun özünden, mesajından uzak oluşumuz ve onu terk etmişliğimizdir.

Bugün karanlıktayız, zira göklerin ve gönüllerin kandili ve güneşi olmak hususunda en büyük payeye sahip Kur’an-ı Kerim hayatımızda değil. Kur’an-ı Kerim’den bihaber yaşayanlar, ondan uzak bir hayat sürenler, ona rağmen kendisine önderler, kılavuzlar arayanlar batmaya, kaybetmeye mahkûmdurlar. Çünkü “Allah, Kur`ân’a uyan milletleri yükseltip uymayanları alçaltıyor.” (Hz. Ömer (r.a.))Bu dün böyleydi, bugün de böyledir; yarın da böyle olacaktır.

Bu münasebetle İslam âlemi olarak dirilip kendimize gelebilmemiz için güçlü bir enerji potansiyeline sahip ruhun Kur’an-ı Kerim olduğunu savunuyoruz. Bu minvalde Allah’ın ipi olan Kur’an-ı Kerim’e sımsıkı sarılan, kurtuluşa sarılır. Bu onun için necattır, necata vesiledir. Ona tutunanın, ona yapışanın, onu hayatında baş tacı edinenin, dertlerine ilaç edinenin miracıdır. Evet, evet Kur’an-ı Kerim’le hemhal olmak Allah’a ulaşmanın, Allah’ın rahmet okyanuslarına varmanın, Allah’tan mesaj, mektup ve e mail almanın diğer bir adıdır.

Mevzumuz, Kur’an-ı Kerim’in Allah’tan gelen bir mesaj, e mail olmasına dayanmışken hem onunla hem de Kur’an-ı Kerim’in okunması ile ilgili bir nükteyi sizinle paylaşmadan geçemeyeceğim:

“Bir genç hafızlığını tamamlarken her gün sabaha kadar Kur’an’ı hatmeder. Bundan dolayı da sabah derslerine yorgun ve bitkin olarak çıkar. Durumu öğrenen hocası Kur’an’ı bu şekilde okumasını arzu etmediği için bir gün onu karşısına alır ve: “Evladım! Biliyorsun Kur’an, indiği gibi okunmalıdır. Bu gece sen Kur’an’ı, karşında ben varmışım gibi oku tavsiyesinde bulunur. Genç gider ve Kur’an’ı hocasına okuyormuş gibi okur. Sabah huzura geldiğinde: “Efendim, bu gece Kur’an’ı ancak yarısına kadar okuyabildim. Bunun üzerine hocası: “Pekâlâ bu gece de Efendimiz’e okuyor gibi oku!” emrini verir. Talebe şaşkınlık ve heyecan içinde Nebîler Serveri’nin huzurunda olduğu düşüncesiyle o gece daha dikkatli okur. Ertesi gün de üstadına Kur’an’ın ancak dörtte birini okuyabildiğini söyler. Üstadı talebesindeki manevi yükselişi görünce: “Bugün de o emin melek Cebrail’in Efendimiz’e (sallallahu aleyhi vesellem) tebliğ ettiği anda dinliyor gibi oku!” der. Talebesi ertesi gün “Vallahi üstadım, bugün ancak bir sure okuyabildim.

Üstadı son adımı atar: “Evladım! Şimdi de onu binlerce hicabın verasında bulunan Yüce Rabbimiz’in huzurunda okuyor gibi oku! Düşün ki O seni dinliyor ve Kur’an’ı senle mukabele ediyor!” Talebe ertesi gün gözyaşları içinde üstadına gelir ve şöyle der: “Üstadım! Fatiha’dan başladım ilk ayetleri okudum; ama ‘İyyâke na’budu’ demeye bir türlü dilim varmadı.”Bu nükte de gösteriyor ki Kur’an-ı Kerim, Rabbin kullarıyla hasbihalle lütfetmesidir.

Bundan rahmettir, bundan izzet çağlayanıdır. Sahte ilahların boyunduruğundan, kulluğundan; müstekbirlerin, zalimlerin, diktatörlerin pranga ve kelepçelerinden azad olmanın teminatıdır.

Kur’an-ı Kerim dünya ve ahiret saadetinin anahtarıdır. Dünya ve ahiret dertlerinin dermanıdır. (Allah ona rahmet etsin)Ali Ulvi KURUCU’nun: ‘Beşerin derdine derman olur ancak Kur`an, Onsuz artık canavardan da beterdir insan’ dediği gibi“Kur’an-ı Kerim, en hayırlı devadır.”

Hayır ve berekettir. Hem “Şüphesiz ki bu Kur’ân, insanları en doğru ve en sağlam yola iletir…” (İsra 9)

Madem öyle en doğru en sağlam yola ulaşmak için, en hayırlılardan olmak için ve Müslümanların Kâbe’yi tavaf ettiği gibi meleklerin de kabrimizi hac etmeleri için ölümüne kadar ya Kur’an-ı Kerim’i öğreten ya öğrenen olmalıyız. (Şerh-i Şatibiyye / Hazinetül Esrar Sh.66)
Hem Kur’an-ı Kerim “Allah’ın(manevi) sofrasıdır. O halde bu sofrayı terk etmemek lazım.” (Beyhaki / Hazinetül Esrar) Bu manevi sofranın başına oturmak, onunla rızıklanmak bile başlı başına nimettir, lezzettir.

Fakat bu sofradan rızıklanmak sadece şeklen, madden olmamalıdır. Ondan manen rızıklanmak, onun özündeki inci ve mercanlara ulaşmak için “Onlar Kur’an’ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?” (Muhammed 24) denilen gruba girmemek gerekir. Yani Kur’an-ı Kerim’den okuduğumuzu düşünmemiz, düşündüğümüzü anlamaya çalışmamız gerekir.

Kur’an-ı Kerim, düşünülüp öğüt alınması için kolaylaştırılmışken ve teşbihte hata olmasın, malını teşhir edip “yok mu alan” diyen pazarcı misali âlemlerin Rabbi de “Var mı düşünüp öğüt alan?” (Kamer 17) ve “… İnsanlar onun âyetlerini düşünsünler ve temiz akıl sahipleri ibret alsınlar.” (Sad 29) şeklinde bu sofranın özüne, tadına vararak rızıklanmaya davet ediyorken.

Yine “Kur’an’ı öğrenin ve okuyun! Çünkü Kur’an’ı öğrenip okuyan ve onun hükümleriyle amel edip yaşayanın misali, içi misk dolu bir kâseye benzer; kokusu her yana yayılır. Kur’an’ı okuyup onu sadece içinde tutan, ağzı düğümlü misk torbasına benzer.” (Tirmizi, Nesai, İbn-i Mace(Hazinetül Esrar Sh.60) müjdesi çerçevesinde öğrenen, okuyan ve okuduğunu yaşayan olalım ki etrafa güzel kokular saçan bir misk kâsesine dönelim.

Yoksa Tâbiûndan Sâid b. Cübeyr (ö.95/713)“Kur’an’ı okuyup sonra da onun manasını anlamaya gayret etmeyen kişi kör veya bedevî gibidir." (Taberî Câmiu’l-Beyân I 36) dediği kişilerden oluruz. Nitekim Hz. Ali de (Allah ondan razı olsun) Tefekkürsüz Kur`an-ı Kerim’i okumanın faydasından mahrumiyeti intaç ettiğini belirtiyor.

Kur’an-ı Kerim’i tefekkür etmeden, anlamadan okumak; Kur’ansız yaşamaktır. “Çağımızda Kur`ansız yaşamak; kör, sağır, dilsiz ve şuursuz yaşamaktır.”(Knematırul)

Hâsılı kelam, özellikle bu Kur’an-ı Kerim ayında, Rabbim bizi Kur’an-ı Kerim’i, Allah’tan bize iniyormuşçasına, direk bize hitap ediyormuşçasına, tertille, tefekkür ederek, anlamaya çalışarak, özümseyerek, manevi tadına vararak bol bol okuyanlardan; okuduklarını ve anladıklarını yaşayanlardan eylesin.

Kur’an ayınız ve Ramazan Bayramınız mübarek olsun, selametle kalınız.

Mustafa Canan / İnzar Dergisi – Ağustos 2012
 

 


Mustafa Canan

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS