Kelimeleri iki farklı ortamda kullanırız. İnsan içindeyken konuştuğumuz, dinlediğimiz veya yazdığımız zamanki kelimeler ve yalnızken düşündüğümüz zamanki kelimeler. Sayfa üzerindeki kelimelere "konuşma" kafamızın içindekilere "kelime" deriz.
Düşünceleri onlara eşlik eden zihinsel görüntüler veya kelimeleri bedensel işlerle karıştırmamak gerekir. Aradaki farkı açığa kavuşturmak için küçük bir deney yapalım. Birkaç dakikanızı, yarın sabah kahvaltısını yapmayı hazırlayacağımız öneri üzerinde düşünelim. Düşünürken de gözlerimizi kapatalım ve düşüncelerimizi gözlemleyelim. Hangi şekli aldıklarının farkına varırız. Gözlerimizi kapayalım ve bunu yarım dakika boyunca yapalım. Peki neler fark etti ki zihnimizde "resimler" canlanmış olabilir. Bir televizyon ekranındaki gibi, kendimizi yemek yaparken veya yerken görmüşüz. Bu zihinsel resimlere "imaj" diyoruz. İmajlar sıklıkla düşünceler ile bir arada ortaya çıkarlarsa da düşünce değildir. "İman etmenin düşüncede başlaması, düşünceden amele dönüşmesi" gibi gerçekten kahvaltı hazırlıyormuş veya yapıyormuş gibi vücudumuzda değişimler olduğunu fark etmiş oluruz. Düşünsel imanın eylemsel amele dönüşmesi gibi bunlar da düşüncede değil bedensel işlerde muhtemelen aklımızdan geçen bazı kelimelerin de farkına varırız. İşte kafamızdaki bu kelimelere düşünce diyoruz.
Toparladığımızda;
Düşünceler=kafamızın içindeki kelimeler.
İmajlar=kafamızın içindeki resimler.
Hisler=vücudumuzdaki değişim belirtileridir.
Evrende canlılar içinde düşüncelerine bel bağlayan sadece insanoğludur. Düşünceler bize hayatımız ve hayatımızı nasıl yaşayacağımız hakkında bir şeyler söyler. Nasıl olduğumuzu, nasıl olmamız gerektiğini, ne yapmamız, neden sakınmamız gerektiğini söyler. Öte yandan düşünceler kelimelerden fazlası değildir.
Düşüncelerimize umulandan çok daha fazla -sanki bunlar mutlakmış gibi ve tüm bildiklerimizi bunlara vermemiz gerekirmiş gibi- tepki verebiliyoruz. Psikolojik jargonda bu tepkiye "bilişsel birleşme" deniyor. "Biliş" düşünce, imaj ya da anı gibi zihnimizin ürünü olan şeyler için kullanılan teknik bir terimdir. İman ilkelerini açıklarken akaid terimini kullanmak gibi… "Birleşme" ise bir arada erime, harmanlama anlamına gelmektedir.
Ben bir işe yaramam gibi kelimelere gerçekten bir işe yaramazmışız gibi tepki veriyoruz. "Başarısız olacağım" gibi düşüncelere de başarısızlık kaçınılmaz sonmuş gibi tepki veriyoruz. Bilişsel birleşme halinde düşünceler gerçeklik halini alır. Sanki düşündüklerimiz gerçekten meydana geliyormuş gibi
inzar
- düşünceler doğrudur onlara bütünüyle inanırız.
- düşünceler önemlidir onları ciddiye alırız ve tüm dikkatlerimizi onlara veririz.
- düşünceler emirdir otomatik olarak onlara uyarız.
- düşünceler hikmet sahibidir onların en doğrusunu bildiğini varsayar ettiği tavsiyelere uyarız.
- düşünceler tehdit halini alabilir, bazı düşünceler çok rahatsız edici ya da korkutucu olabilir.
- Gerçekliğini gözden geçirip hataları düzelterek hikayeyi daha gerçekçi hale getir!
- Hikayeyi daha olumlu şekilde yeniden yaz!
- Kendimize sürekli daha iyi mutluluk hikayeleri telkin edelim olumsuz hikayelerden kurtulalım!
- Dikkatimizi hikayelerden başka yöne çekelim!
- Hikayeyi aklımızdan itip uzaklaştıralım!
- Hikaye ile yüzleşelim, ne kadar doğru olduğunu tartışalım!
- Bu düşünce hangi bir açıdan işime yarar mı? Bana faydalı mıdır?
- Bu eski bir düşünce mi? Bunu daha önce duymuş muyum? Bu düşünceyi tekrar dinlemek bana bir fayda kazandıracak mı?
- Bu düşüncenin bana yaşamımı iyileştirmek üzere harekete geçmemi sağlayacak bir yardımı olur mu?
- Bu düşünceye inanmak bana ne getirecektir.
- Bu düşünce bana olmak istediğim kişi olabilmeme yardımcı olacak mı?
- İstediğim ilişkileri kurmama bir katkısı olacak mı?
- Gerçekten değer verdiğim şeylerle bağlantı kurmama yardımcı olacak mı?
- Şu anki yaşamımı daha olumlu bir şekilde yaşayabilmeme bir katkısı olacak mı?
- Daha iyi bir hayat için etkin bir şekilde yaşayabilmeme bir katkısı olacak mı?
- Uzun vadede daha değerli ,dolu ve anlamlı bir hayata erişmeme katkısı olacak mı?
inzar