İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

İhvanı Müslimin Hareketi Üzerine Bir Analiz:

2013-09-05
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Bundan 85 yıl önce Hasan El Benna’nın öncülüğünde Mısır’ın İsmailiye şehrinde yeni bir ruh doğuyordu. İslam Dünyasının her tarafına yayılacak ve dünyanın en büyük hareketlerinden biri olacak İhvan-ı Müslimin Cemaati kuruluyordu.
Bundan 85 yıl önce Hasan El Benna’nın öncülüğünde Mısır’ın İsmailiye şehrinde yeni bir ruh doğuyordu. İslam Dünyasının her tarafına yayılacak ve dünyanın en büyük hareketlerinden biri olacak İhvan-ı Müslimin Cemaati kuruluyordu.

Ellerindeki gündelik sermayelerle yedi kişi; Hasan El-Benna, Hafız Abdülhamit, Ahmet el-Husari, Fuat İbrahim, Abdurrahman Hasebullah, İsmail İzz ve Zeki el-Mağribi Mısır’ın İsmailliye şehrinde bir evde 1928 yılında bir araya geliyordu. Yapılan istişarelerde "Teşkilatımızın adı ne olacak?" sorusuna Hasan El Benna: "Biz İslam`a hizmet için yola çıkmış kardeşleriz. Adımız da İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) olsun." diyecekti.

Teşkilatın amacı, İslam`ı sahih akide platformuna yeniden oturtmak ve bu uğurda İslam`ın devlet olmasına kadar cihad vermektir. Bu amaçla altı Müslüman Hasan el-Benna`yı kendine mürşit tayin ederek harekete geçmişlerdi. Öğretmen olan El Benna 22 yaşında hareketin lideri olmuştu. Hareketin ilk destekçileri, esnaf, küçük tüccar ve şoförlerdir.

Kardeşler, İsmailiyye’de kendilerine bir mescid ve yanında bir okul (Hira İslam Enstitüsü) ile bir teşkilat merkezi kurdu. Kendileri hakkında yapılan tüm dezenformasyonlara aldırmadan yoluna devam eden kardeşler, kısa zamanda teşkilatı İsmailiye`nin dışına taşıyarak Ebu Savir, Port Said, el-Bahr, Süveyş ve Kahire`ye kadar uzandı. Daha sonra çalışmalar daha da zenginleşince teşkilatın merkezi (1932), Kahire`ye taşındı. Artık Mısır`da köklü bir İslami hareket söz konusuydu. Hareketin siyasal etkileri her tarafta konuşulur olmuştu. Temelde güdülen İslami yaşayışa dayalı davet, bütün şiddetiyle yürürlükteydi.

Genel mürşit Hasan El Benna, bunlarla yetinmeyip Kral ve vekillerine mektuplar yazarak, batı taklitçiliğini bırakıp Müslümanca yaşamaya davet etti. Onlardan kadın ve erkeklerin karma şekilde toplantılara katılmamasını, gazetelerde açık kadın resimlerinin basılmamasını, içki, kumar, gece kulüplerini ve ahlaki olmayan sinema filmlerini yasaklamasını, namazın kılınmasını, Avrupa kültürünün toplumdan kaldırılmasını ve yerine İslam kültürünün konulmasını istedi.

İngilizlerin Süveyş Kanalını bizzat işletip oradaki halkı köle gibi gördüğünü, ümmetin bütün varlıklarına el konulduğunu, böyle bir yerde güç kuvvet olmadan, halk tabanı olmadan, örgütlenme olmadan karşı konulamayacağını anlayan El Benna, meselenin sadece adam yetiştirmekle olmadığını gördü ve teşkilatını da bunun üzerine bina etti. Bu büyük tehlikeyi gördüğü için de küçük iç ihtilafların içine girmeden tüm gruplarla temel meselelerde birleşme yoluna gitti. Ne tarikatçılarla kavga etti, ne Ezher ulemasıyla kavga etti, ne yerli örgütlerle, hiçbirisiyle cedelleşmedi. Ve dedi ki, “ben bu alanın dışına çıkıyorum.” Bu alanın dışına çıktı, başka örgütlenmeler yaptı, halka gitti, kahveye gitti, dinden imandan haberi olmayan yerlere gitti ve böylece ham insanları, beyni bulanmamış insanları hareketin içine kattı.

Müslüman kardeşler, ikinci Dünya Savaşı sonucunda yürüttüğü aktif çalışmalarla adeta devlet içinde devlet olmuştu. Her yerleşim merkezinde özel eğitim sistemi, okullar, camiler, bakım merkezleri ve ticari kuruluşlar gibi birçok hizmet mekânları kurdu. Yayın sahasında da gazete, dergi ve kitaplarla bütün bölgeyi irşat ediyordu. Bu çalışmalar sadece Mısır sınırları içerisinde kalmayıp Suriye, Filistin, Lübnan, Ürdün, Fas ve Sudan`a da taşınmıştı. Buralarda da şubeler açılmış ve Şehid Hasan El Benna, genel mürşit “İmam” olarak kabul edildi.

12 Aralık 1947`de Ezher`den başlayan kalabalık bir protesto gösterisi düzenleyen hareket, 6 Mayıs 1948`de bütün Arap ülkelerini Filistin`de cihada davet etti. Bu da tabii olarak İsrail`in hamisi batılı devletlerin dikkatlerini kendi üzerlerine çekmeye sebep oldu. Filistin’de İsrail devletinin kuruluşu ve ardından başlayan Arap-İsrail savaşlarında İhvan-ı Müslimin ve lideri el-Benna, Sina cephesinde gönüllü olarak savaştılar.

İhvan`ın 1947`lerde Filistin Siyonistlerini büyük bir hezimete uğratması, bütün bölgelerde şube açtırmalar ve İslam`ın hâkimiyetini kamuoyunda sürekli gündemde tutmaları, despot hükümeti ve işgalci İngilizleri tehdit eder duruma gelmişti. Bundan ciddi şekilde rahatsız olan İngilizler, despot hükümete bir emir göndererek bütün İhvan yöneticilerinin tutuklanmasını istediler. Bu emirler yerine getirilerek, bölgede büyük çaplı operasyonlara geçildi. Hatta Filistinlilerle birlikte Siyonistlere karşı cephede çarpışan İhvan üyeleri dahi zincirlere vurularak zindanlara atıldı. Bir kaç ay sonra da genel mürşit Hasan el-Benna, Kahire`de Ramses meydanında özel polis timi tarafından vurularak şehid edildi. (12 Şubat 1949)

İmam Hasan El Benna’nın şehadetinden sonra, bir müddet duraklama ve daha sonra artılı eksili dönemler yaşandıysa da İhvan Hareketi, sürekli gelişmeye ve büyümeye doğru yol aldı. Gün oldu ki, liderleriyle birlikte potansiyel olarak zindanlara girdiler, gün oldu ki, Seyid kutup, Abdulkadir Udeh gibi en seçkin liderlerini şehit verdiler ve on binlercesi zindanlarda çürütüldü. Zaman zaman içlerinden kopmalar, bölünmeler olduysa da cemaat büyüklüğünü koruyup yayılmaya devam etti, pes ettirmedi. Bilakis daha da genişleyerek bütün dünyaya fikir ihraç etmeye başladı. Dünyadaki tüm İslami hareketler onların eserlerini okuyarak bilinçlendi ve kültürlerine zenginlik katabildi.

Bunun başlıca nedeni İhvan Cemaati’nin, dağılmış bulunan ve başsız kalan ümmetin, yeniden toparlanma yollarını iyi tesbit etmesi, Müslüman toplumlar arasında genel ittifakı (vahdeti) sağlamak için ihtilaflardan sakınıp ana dinamikleri harekete geçirmesi ve toplum psikolojisini iyi okumasıdır.

Osmanlı ile birlikte hilafet de ortadan kaldırılınca ümmette bir boşluk meydana gelmişti, işte bu boşluğu doldurmaya gayret eden İhvan Hareketi, İslam’ın evrensel mesajını çağdaş bir üslupla anlatarak ve kutsal değerlerini tekrar canlandırarak Müslümanlara farklı bir bakış kazandırdı. Dolayısıyla İhvan`ın dünyaya bakışı, bilgilenme biçimi, hesaplaşması bir nevi hilafetin nasıl dış dünyaya karşı İslâm’ı koruyorsa böylece İslam’a yönelen bütün saldırılara bir nevi cevap verdi. Sosyalizme karşı cevap verdi, kapitalizme karşı cevap verdi, sömürgecilere karşı cevap verdi, psikolojik baskılara karşı cevap verdi, oryantalistlere cevap verdi. Böylece bir nevi İslâm’ın temsilcisi gibi görünerek bir hareket ortaya koydu. Teşkilatlanmalarını da buna göre kurdu. Bunu çok akıllı bir şekilde yaptığından ister istemez dünyanın her tarafına yayılıp ümmet sathında kabul gördü.

İhvan, Batı emperyalizminin, Müslümanlara yutturmaya çalıştığı ulusalcılık fikrinin yanı sıra “biz Müslüman olduğumuz için işgal edildik, Müslüman olduğumuz için geri kaldık, İslam’dan kurtulursak dünyada yerimizi alır ve idameyi hayatımız daha rahat olur” ucubesi karşısında, “İslam’a sarılırsanız bağımsız olursunuz, kişiliğinizi bulursunuz, emperyalist hareketleri durdurabilirsiniz” şeklinde yeni bir anlayış ortaya koydu. İşte bu iki anlayış arasındaki fark, bu ruh hali, İhvan’ın benimsenmesine, evrensel bir hareket olmasına vesile oldu.

Gelelim ihvanın şimdiki durumuna; Arap Baharından sonra İhvan’ın parti kurup seçimlere katılması, Muhammed Mursi’nin bir yıllık icraatları ve şimdiki mevcut tablo hakkında çok konuşuldu ve konuşuluyor. Kimileri akıl verircesine, kimileri de eleştirircesine konuşuyor. Tabi ki, kimileri de üzerine düşen görevi yerine getirmeye çalışıyor. Bir kere şunu belirtmek gerekir ki, İhvan Hareketi bizim düşündüklerimizin de ötesinde birikime ve tecrübelere sahiptir. Bizim onların eserlerinden öğrendiklerimizi onlar, hayatlarıyla bütünleştirmişlerdir. Bugüne kadar birçok büyük âlim ve dava adamı yetiştirmiştir. Muhammed Mursi gibi daha nice kahramanları içinde barındırmaktadır. Ağır bedeller ödeye ödeye bu günlere gelebilmiştir.

Hareketin şimdiki genel mürşidi, Arap bilim adamlarının ilk yüzü arasına giren Muhammed Bedii, büyük bir birikim ve tecrübe hazinesidir. Şu an tutuklanmış bulunsa da hareket başsız değildir. Zira İhvan Hareketi şura ile yönetilir. Fertler neyi, ne zaman ve hangi şartlarda yapacağını bilseler bile şura üyelerine danışmadan bir tek adımını atamazlar. Bununla birlikte ihvan hareketi, dışardan gelecek samimi ve doğru tavsiyelere de açık bir harekettir.

Bu itibarla, İhvan’ın bir yanlış yapacağına dair kimsenin endişesi ve telaşı olmasın. Bize düşen görev, onlara dua etmek, her platformda onları desteklemek, nasıl yardımcı olabileceğimizin yollarını aramak ve yardımlarımızı sunmaktır. Allah onların yar ve yardımcısı olsun, ümmete de bir an evvel tek çatı altında toplanıp vahdete kavuşmayı, güç ve söz birliği yapıp tek sesten konuşmayı nasip ve müyesser eylesin. Fiemanillah.

Mehmet Şenlik / İnzar Dergisi – Eylül 2013
 

 


Mehmet Şenlik

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS