İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

İhlâs, Riyadan Daha Çok İnsanın Fark Edilme Güdüsünü Tatmin Eder

2012-07-14
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

İhlâs, salih amelin ruhu ve özüdür. İhlas olmadan yapılan her amel adeta bir cesettir. Bu nedenle İslam alimlerinin, evliya ve ariflerin üzerinde en çok durdukları hususlardan birisi de şüphesiz ihlastır...
İhlâs, salih amelin ruhu ve özüdür. İhlas olmadan yapılan her amel adeta bir cesettir. Bu nedenle İslam alimlerinin, evliya ve ariflerin üzerinde en çok durdukları hususlardan birisi de şüphesiz ihlastır.

İhlas; haddi zatında halis olmayan bir şeyin fazlalıklardan kurtularak saf ve öz hale gelmesidir. Ayrıca ihlas; bir işin veya bir şeyin belli bir amaca veya kişiye tahsis edilmesi, özel kılınmasıdır. Bu nedenle ihlasın bir anlamı da seçilmiş olmaktır.

Şeytan; “Yemin olsun ki, bütün kullarını saptıracağım. Ancak halis kulların hariç” dedi. Demek ki ihlaslı amel sahipleri şeytana karşı korunmuştur. Ayet-i kerimede geçen “muhlisin” ibaresi “muhlasin” şeklinde de okunmuştur. Birinci halde mana, “ancak ihlâslı kulların hariç” şeklinde olurken; ikinci durumda ise “ancak seçilmiş kulların hariç” şeklinde oluşur. İki şekil de sahihtir. Hatta ayetin, iki şekilde anlaşılması daha hikmetlidir, diyebiliriz. Çünkü halis olan kimse, en nihayet seçkin bir kimsedir. Allah (cc)’ın fazlıyla seçilmiş bir kimsedir. Buna göre “Muhlisin” yani ihlâslı olanlar en sonunda “muhlasin-seçilmiş” kimseler olurlar. Bunların üzerinde şeytanın tesiri yoktur. Bu da onların şeytanın şerrinden azat olmaları anlamına geliyor.

İhlâsın zıttı riyadır. Riya da küçük şirk olarak ifade edilmiştir. Ayrıca Allah (cc)’ın ahadiyetinin ve samadiyetinin ifade buyrulduğu sureye “ihlâs” suresi denilmiştir. Çünkü her şey Hak Teala’ya yaslanır. Her şey Onunla ayakta kalır. Böyleyken başka hesap ve saiklerle bir iş yapmak bu hakikatle bağdaşmaz. Bu nedenle tevhide de ihlâs denilmiştir. Çünkü riya, maddeci-materyalist bir anlayışın ürünüdür. Bunlara göre ancak insanların bildiği ve gördüğü şey varlık sahasına çıkar. Maddi gözün kapsamı alanından çıkan bir şeyin-günah olsun, bir kahramanlık olsun-hükmü yoktur. Ancak tevhid ehli ihlâslı olur. Tevhid ehli olmayan kimsenin ihlâslı olması mümkün değildir. Bu da ehli küfrün ve ehli dünyanın en büyük zaafı, yumuşak karnıdır. Söz gelimi onların bir olayda yaptığı kahramanlıklar, gösterdiği yararlılıklar bilinmedikten sonra bunun ne önemi var. Bu nedenle onların sır saklama yönleri çok zayıftır. Ne yapar-eder bunu ifşa etmenin bir yolunu bulurlar.

İhlâs, Müslüman’a gerçekleşmesi zor hedeflerden biri gibi görünebilir. Hatta çoğu insana kendi kendine “ne yapıyorsam ne ediyorsam ihlâslı olamıyorum” şeklinde acizliğini ve usanmışlığını ifade eden sorular yöneltir. Fakat hakikat böyle değildir. Biiznillah işin sırrı ve hikmeti anlaşılırsa bu konuda mesafe alınır. Doğal bir şekilde ihlâsın yolları açılır. Bunun için şu hususlara dikkati çekmek mümkündür;

—İhlâs, öz ve seçilmiş olmayı ifade ettiğinden ihlâslı kimse istemese de seçkin ve özel bir kimse olur. Lakin bu; onun hedefi değil, onun bu hayattaki ücretinin sadece bir kısmıdır. Kendisi ihlâslı ve sabırlı olursa Allah(c.c), onu bu dünyada da aziz edecektir.

—İhlâs, amel anında önemlidir. Ondan sonra insanlar bu güzelliğe şahit olursa bunu Allah (cc)’ın bir fazlı olarak görüp bunun için Allah (cc)’a hamd ve şükretmesi gerekir. Yani bu durumda kendi nefsiyle mücadele etmek gerekmez. Sadece bunun kendinden bilmemek gerekir.

— Yaptığımız güzellikleri ifşa etmemizi, bunu insanların gözü önünde yapmamızı teşvik eden nefsimize; “Zaten Allah(c.c), insanların bunu bilmesini sağlayacaktır. Bunu biz yapmayalım. Ona havale edelim” dememiz gerekir.

—Küçük bazı amellerle örneğin; bir fakire bir sadaka vererek, nafile bazı ibadetleri gizli yaparak ihlâsın lezzetini tadalım. Böylece ihlâsa karşı alışkanlık kazanalım. Ondaki lezzeti keşfetmeye çalışalım.

— Allah(c.c), tahdisi nimeti yani kulunun Onun verdiği fazlı anlatmasını nimete karşı şükür olarak kabul buyurarak buna yol vermiştir. Dolayısıyla Allah (cc)’ın üzerimizdeki fazlın fark edilmesi ya da bununla alakalı bazı hususların ifşa edilmesi ihlâsa halel getirmez. Bu da nefsimizin bu yönden bizi zorlamasına karşı Hakkın bir lutf u keremidir.

— İnsanların güzel amellerimize, hasletlerimize, başarılarımıza yönelik teveccüh ve takdirlerini onlardan değil, Allah (cc)’tan bildiğimizde bu durum ihlâsa zarar vermediği gibi bilakis ihlâsımızı daha da kuvvetlendirir. Bizi riyanın musibetinden korur. Bu durumda kendi kendimize aynen şöyle demeliyiz; “Allah(c.c), kulları vasıtasıyla rızasını ve takdirini bize ifade buyurmuştur. Aslında bu, onların değildir. Aksine bu, Allah (cc)’ın rızasının tecellisidir. Böylece bize gelen teveccühlerin aksi yönde bir tesir yapmak bir yana biiznillah ihlâsı güçlendirme yönünde bir etki bırakmasının yolunu açmış oluruz.

-İnsan, Allah (cc)’ın ruhunu taşır. Bu nedenle insanın içinde, karşı konulamaz bir fark edilme güdüsü vardır. Ama insan aynı zamanda cahildir bu nedenle fark edilmek için ihlâsa halel getirir. Riyakârlık yapar. Zanneder ki ihlâs onun fark edilmesi önünde bir engeldir. Hâlbuki ihlâs, onun daha çok ve bilhassa fark edilmesini sağlar. Çünkü ihlâslı insan seçkin, öz, halis insandır. Muhakkak surette Allah(c.c), onu fark ettirir. Binaenaleyh onun bu yönde özel bir çaba sarf etmesine gerek yoktur. Hele ki kendi eliyle kendini fark ettirmeye çalışması tamamen beyhude bir iştir.

— İnsan, çoğu zaman fark edilme duygusunu riya olarak görür. Oysa fark edilme duygusu, riya değildir. Önemli olan yaptıklarını bu gayeyle yapmamak, kendi kendini fark ettirmeye çalışmamaktır. Bilakis bunu Allah (cc)’a havale ederek sabretmek gerekir.

—İhlâs; insanı gizlemez, aksine izhar eder. Çünkü ihlâslı insan kabuğundan kurtulmuş öz hale gelmiştir. Dolayısıyla olgunlaşmış ve tatlanmış olan meyve diğerlerine göre çok daha fazla fark edilir ve özellikle seçilir.

—Sütten yağın elde edilmesine de ihlâs denilmiştir. Kimse yağ ile süte aynı parayı vermez. Elbette yağ sütten daha değerlidir. Hem de daha fark edilir bir vasfa sahiptir. Demek ki ihlâs; insanın riya yoluyla, ihlâsı ihmal ederek kendi eliyle elde etmeye çalıştığı bütün hususları ona kazandırır. Yeter ki insan aceleci ve cahil olmasın.

—İnsan, ihlâsı bürünerek kendini gizledikçe Allah(c.c), fazl-u keremiyle onu izhar eder. Aksine insan kendi kendini riyayla izhar etmeye çalıştıkça Allah(c.c), onun faziletlerinin ortaya çıkmasına mani olarak o kimseyi gizler. Böylece riyadan hiçbir şey elde etmeyerek eli boş döner.

Allah bizi hali muhlis kullarından eylesin. Cehaletten ve nefsimize karşı acizlikten ve şeytanın şerrinden bizi korusun.

Abdurrahim Güneş / İnzar Dergisi - Temmuz 2012
 

 


Abdulhakim Sonkaya

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS