Ramazan vahiy ayıdır. Vahiy, “sessizce, işaretle mesaj vermek” anlamındadır.
Vahyin sırrını anlamak için bazen susup içten içe dinlemeye geçmek gerekir.
Zekeriya: "Rabbim! Bana bir delil ver" dedi. Allah da buyurdu ki: "Senin için alâmet, insanlara üç gün, rumuzdan başka söz söyleyememendir…". (Âli İmran:41)
Rumuz; gizli anlamları olan söz ve işaretler, simgeler manasına gelir. Hz. Zekeriya Yahya’nın müjdesini alınca bir ayet istedi. Ayet olarak insanlarla rumuzlu konuşması verildi. Hak Teâlâ ona önce kendi rumuzunu yani simgesini seçmesini ve mesajını bununla vermesini buyurdu.
İletişimin sesli, yazılı, işaretlerle olanı vardır.
Rumuz, sesin kesildiği haberleşme biçimidir. Yani ses yok mesaj var. Bunun anlamı ve önemi nedir? Sessiz haberleşme ne ifade eder?
Çünkü bazen ses, sözü taşımaya yeterli gelmez. Bazen ses sözü kısıtlar. Bu nedenle işaretle iletişim devreye girer.
Ses susmakla kesilir ama söz susmakla kesilmez. Hatta sükut rumuzlu mesajı daha da önemli ve etkili kılar. Bu nedenle susmak mesajı kesmek değildir. Lafı kesmektir.
“İnkâr edenlerin örneği bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyip haykıranın örneği gibidir. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akıl erdiremezler.” (Bakara:171) İşte bazıları, sözü değil sadece seslenmeyi, bağırıp çağırmayı bilir. Bu nedenle mesajın bazen sese dayanmaması önemlidir.
Günümüzde iletişimin gelişmesi ve haberleşmenin uzaktan olmasıyla sesten ziyade görselliğe önem verilmeye başlandı.
Mobil iletişimin yaygınlaşmasıyla birlikte emojiler daha çok kullanılmaya başlandı.
Çünkü işaret hem görsel hem de yazılı vasıf taşıyor.
Ayrıca popüler kültürde herkesin ağzı iyi laf ettiği için onların çenelerine karşı rumuzlu iletişim iyi bir çaredir.
Ruhsuz, şuursuz şairler rumuzlu iletişimi hiç sevmezler. Rumuz ağızlarına susturucu takmaya benzer. Çünkü bir şeyi çok lafla izah etmeye bayılırlar. Bu nedenle rumuz onlar için susturucu hükmündedir. Bugün popüler kültür için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Olabildiğince laf etmeye bayılırlar.
“Emoji” kelimesi “e” anlamına gelen görsel ve “moji” anlamına gelen karakterin birleşimiyle ortaya çıktı.
Yani laf etmeyi çeneci kimseler hariç genelde insanlar işaret diliyle mesajlaşmayı, haberleşmeyi seviyor. Çünkü bu onlara pratik geliyor, kalpten geliyor.
Bu nedenle Kur’an-ı Kerim rumuzla mesajın uygulamasını bize gösteriyor.
Kur’an’da işaret-rumuz dili Hz. Zekeriya ve Meryem’le ilgilidir. Ama özellikle bu mesaj şekli susma orucuyla alakalıdır.
"Ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen, ben Rahman’a bir oruç (susmak) adadım. Onun için bugün hiçbir kimseyle konuşmayacağım" de. (Meryem:26)
Meryem “Rahmana oruç adadım” diyor, bütün esma içinde rahman ismini zikrediyor. Neden? Mesajın rahmet ve sevgi temelli olduğu anlaşılsın. Çünkü mesaj rahmet temalı, rahmet yüklü oldu mu hem görsellik hem de içerik olarak en kısa, en kestirme, en beliğ şekilde muhatabına ulaşır.
Nitekim de öyle oldu…
Sonra Meryem İsa'yı yüklenerek kavmine getirdi. Onlar hayretler içinde şöyle dediler: “Ey Meryem! Doğrusu sen görülmemiş bir şey yaptın.”
"Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir adam değildi, annen de iffetsiz bir kadın değildi." (Meryem:27-28)
Deyip onu aciz duruma düşürmeye kalkıştılar. Fakat Meryem’in rumuzu çok güçlüydü. Tabiri caizse hiçbir “emoji” bu kadar anlam ve mesaj taşımıyordu.
Bunun üzerine Meryem çocuğu işaret etti. Onlar; "Biz beşikteki bir çocukla nasıl konuşuruz?" dediler. (Meryem:29)
Aslında Hz. Mesih bir semboldür. Bugün insanların daha yeni keşfettiği sembol-emoji dilinin asıl ve temel örneğidir.
Meryem’in oğlu İsa bütün duyguları ihtiva ediyordu.
İffet, masumiyet, rahmet, delil, ispat, beraat hepsini ihtiva etti.
İsa şöyle dedi: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. O bana kitap verdi ve beni bir peygamber yaptı."
"Beni, nerede olursam olayım mübarek kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti."
"Beni anneme saygılı kıldı. Beni zorba ve isyankâr yapmadı."
"Doğduğum gün, öleceğim gün ve dirileceğim gün selam ve emniyet benim üzerimedir." (Meryem:30-33)
İşte böyle bütün mesajları verdi.
Bu iletişim çağında bir sürü emoji var ve hepsi kendince birtakım anlamlar taşıyor. Ama hiç birisi içinde ruh taşıyan bir rumuz gücünde değildir. Çünkü bunlar susma orucunun neticesi değil çok konuşup yorulmanın neticesidir.
Yapılan araştırmalarda Türkiye’de en çok kullanılan emojinin kalpli öpücük gönderen yüz olduğu görülüyor. Onu ikinci sırada gülen surat takip ediyor. Gözünden kalp çıkan yüz ise bunların arkasında. İşte böyle en çok kullanılan emojiler sevgiyi, güler yüzü, sevinci ifade edenlerdir. Bu da Kur’an’ın vasfıdır. Çünkü Kur’an ruhtur, rahmet ve sevgidir. Sevgidir, gönüllere şifadır.
Rumuzlu hamileliğin ismi Yahya’dır. Çünkü Yahya diridir, canlıdır. Gün be gün büyür. Bu nedenle onun mesajı rumuzludur. Anlamak gerekir. Bugün dünyanın hamili Müslümanlardır. Batının rumuzu artık yok. Çünkü onlar hiçbir şeye gebe değildir. Rahimleri boştur. Buradan alınacak bir işaret yoktur. Çünkü temiz aşklarını, eş olma vasıflarını yitirmişlerdir. Bu nedenle onlarda güzel haberin alameti, geleceğin güzel işareti, canlılığın Yahya’sının belirtisi yok. Böyle olduğu için artık mesajlarını sesli veriyorlar. Bombalarla çok gürültülü mesajlar veriyorlar. Çünkü sesli mesaj gebe olamamanın alametidir. İçi boş olmanın belirtisidir. Öyle bir şeylere hamile olan, yük taşıyan kimse bu kadar pervasız olur mu?
Müslümanlar sessiz mesajı, rumuzu tam olarak anlamıyor. Karşıdakilerin torbalarının boş olduğuna bir türlü ikna olamıyorlar. Bu da onların rumuzlarını keşfetmelerine, zaferin işaretlerini görmelerine engel oluyor.
İşaretleri anlamak için içten içe bir imanın, güvenin, moralin, umudun olması gerekir.
Ramazan bu yönün ortaya çıkması için de özel bir fırsattır.
Abdulhakim Sonkaya
Abdulhakim Sonkaya