Bismillah...
Geçtiğimiz ay, ergenlik döneminin fiziksel ve duygusal değişimlerinden bir kısmını yazıya dökerek ergenlik konusuna giriş yapmıştık. Bu ay da konuyu genişleterek devam edeceğiz.
Öncelikle ebeveynlere bir iyi, bir de az iyi bir haberimiz var. İyi olan haber; çocuğunuz artık yetişkinliğe bir adım kadar yakın. Birkaç yıl sonra olgunluğa erişmiş, sizin dertdaşınız olma potansiyeli olan, belki de iftihar vesileniz olacak bir döneme yaklaşmış bulunuyor.
Az iyi olan haber ise çocuğunuzun bugüne kadarki en zor dönemi, bebeklik döneminde geceleyin uykusuz kaldığınız dönemler değil. Tuvalet eğitimi verdiğiniz o zorlu süreç de değil. Okula ilk başladığı yıl inatlaşma, bıkma, yorulma yaşadığınız yıl da değil... İşte ebeveynler için şimdiye kadarki en zor dönem, çocuklarının ergenliğe giriş yaptığı dönemdir. Bu sebeple yazı dizimizin son bölümü ebeveynlere yönelik olacaktır.
Hem Batı hem de kendi kültür kaynaklarımızın bize sunduğu ortak bilgi; bireyin bebeklik ve çocukluk yıllarında gördüğü muamelenin, ilerleyen yıllarda da bariz olarak kendini gösteriyor olmasıdır. Sevgi, güven, korku, endişe gibi keskin duygular bireyin zihnine bebeklik yıllarında yerleşiyor ve ergenlik döneminin bitiminde olgunluğa eriyor.
Bu noktada Kanadalı psikolog Ainsworth’un bağlanma teorisindeki “güvenli üs” kavramı, ergen bireye karşı davranışı günümüz diliyle ifade etmiştir. Güvenli üs kavramında bireyin bebeklikten erişkinliğe kadar olan sürede dünyaya adapte olmasında ebeveyn-çocuk ilişkisine dikkat çekilmiştir. Şu halde geliniz, güvenli üs kavramını hem Ainsworth hem de kendi bakışımızla irdeleyelim.
Kişi, bebekliğinden itibaren kendisi için güvenli üs olacak bir kapı arar. Bu, bebeklikte anne, baba ya da bir bakıcı olabilir. Ağladığında onu sakinleştirecek, duygusal tepkilerine karşılık bulacağı bir kapı… Aynı şekilde ergenlikte de kendisi için güvenli üs arayışına girer. O ana kadar anne-babasını, korktuğunda, üzüldüğünde, sevindiğinde güvenli bir üs olarak gören birey artık anne-babanın mevcut olamayacağı ortamlarda ve vakitlerde sıklıkla bulunacaktır. Bu durumda ne yapmalı ki çocuk ile anne-baba arasındaki bağ kopmasın, çocuk kendisini daima güvenli üsse yakın hissetsin? Ya da anne-baba vazgeçilmez en güvenli üs müdür? Dilerseniz konunun detayına biraz göz atalım.
İnsan, hayat boyu kendisini yanında güvende hissedebileceği bir varlığa bağlanma içgüdüsüyle yaşar. Bebeklikte anne-baba ya da ona bakan kişiye duyduğu güven/güvensizlik, bireyi yetişkinlik yıllarında da olumlu/olumsuz etkiler. Yukarıda da belirttiğimiz gibi birey, bebeklikten yetişkinlik dönemine kadar gerek duygusal gerekse fiziksel olarak güven duyacağı bir üsse bağlanır. Bu güvenli üssün en bariz özelliği her an hazır bulunmasıdır.
Ergen bireyin, eğitim hayatı nedeniyle ailesinden/güvenli üsten uzak kalması kaçınılmazdır. Şu durumda ebeveynler çocuklarıyla öyle güçlü bir bağ kurmalı ki, çocuk onlarsız geçirdiği vakitlerde de kendini güvende hissedebilmeli. Kendini güvende hissedebilen kişi, hayat içerisinde cesaretlidir, kararlıdır, atılgandır. Zira davranışlarıyla ve yanlışlarıyla onu rencide etmeyecek bir aileye sahiptir. Böyle bir kişi bilir ki, yaptığı hatalar ailesinin ona olan sevgisini, güvenini ve bağlılığını bitirmez. Bu nedenle hayatında daima pozitif ilerler.
Ailede bu güveni bulamaması halinde ise hususen evlatlarının ahlakını dert edinen ebeveynler için söyleyelim, bireyin algıları, odağı farklı yöne kayacaktır. Ergen birey güvenli üsten uzak kalması neticesinde herhangi bir sıkıntı anında sorunlarını anlatacağı bir güvenli üs arayacaktır. Mutluluk anında da duygularını paylaşabildiği bir kişiye bağlanma hissi yaşayacaktır. İster ergen olsun ister yetişkin olsun insan üzerindeki bu durum daima böyledir.
Ergen birey güvenli üssü aradığında doğru kanalı bulduysa ne iyi… Peki, yanlış kişilerle bağlanma yaşaması halinde ne olacak? Anne-babasından göremediği ilgiyi, sevgiyi ve güveni yabancı ve kendisine zararı olacak bir şahısta bulan, henüz ergenliğe erişmiş bir kız/erkek çocuğunun bu durumunun zararla bitmesi kaçınılmaz olacaktır ki, bundan ne ebeveyn ne de bireyin kendisi memnun olmayacaktır.
Burada ifade edilmesi gereken bir husus da şu ki; bir Müslüman olarak çocuklarımıza her an bizim onların yanında hazır ve nazır bulunamayacağımızın bilgisini yaşayarak vermemizdir. Evet, onlara güvenimizi ve sevgimizi sunalım. Bununla birlikte onun evde, okulda, derste, istirahatte, sorumluluklarının başında vs. her anında yanında olabilecek, duygularına anında ve eksiksiz cevap verebilecek tek bir kişinin (cc) varlığını öğretelim. Değil mi ki, Allah (cc) kulunun her yaptığından haberdardır.
Kıymetli anne-babalar! Ergenlik dönemindeki çocuğun hayata atılırken ihtiyaç duyacağı en mühim kavramlardan bahsederken, kuşkusuz maneviyattan bahsetmeden geçemeyiz. Manen sorumlu sayılmaya başlandığı bu süreçte ibadet noktasında eksikleri sıfıra en yakın şekilde ya da bu niyetle yaşaması gerekir. Hayata atıldığı bu dönemde namaz, tesettür, halvet hali ve cinsiyetine bağlı olarak yaşadığı değişimler hakkında bilgilendirme yapılmalı ve farzların yerine getirilmesi sağlanmalıdır.
Kişi, bu dönemde vücudunda yaşadığı değişimler nedeniyle çekingen davranışlar sergileyebilir. Bu değişimlerin bir kötülük olduğunu ve yalnızca kendisinin yaşadığını düşünerek kendisini suçlayabilir. Karşı cinse karşı fıtraten ilgisinin artması nedeniyle geçmişte yaşamadığı duygusal durumlar içerisine girebilir.
Bu ve daha fazla değişimler yaşayan ergen bireyi yetiştiren ebeveynlere birkaç tavsiyemiz olacak:
inzar
- Çocuğunuz için güvenli bir üs olup olmadığınızı kontrol edin.
- Artık soyut kavramları tam manasıyla bilen çocuğunuza yegâne güvenli üssün (cc) açık adresini verin.
- Ergenliğe bağlı olarak şaşkınlıkla karşılayacağınız fikirlerle size gelecektir. Fikirlerine saygı gösterin. (Bu durumda o da çevresindekilerin fikirlerine saygı duyacaktır.) Eğer yanlışı varsa gerek yaşayarak gerekse sözlü olarak onu düzeltin.
- Onu hatalarıyla kabul edin. Bunu özellikle fiillerinizle gösterin. Eğer böyle yaparsanız hata yaptığında da sizden gizlemeyecek, çözümü, ona zarar verecek bilinmezlerde aramayacaktır.
- Genç bir kız için tesettürün neden gerekli olduğu ve bunun farz olduğu, bu ibadetin de göz ardı edilemez olduğu konusunda kesin bilgilendirmeler yapın.
- Çocuk kız ise hayızla ilgili maddi-manevi bilmesi gerekenler annesi ya da onu yetiştiren bir hanım tarafından anlatılmalıdır.
- Çocuğunuza ihtilam hakkında bilgi verin.
- Gusül abdesti hakkında alması gereken bilgilerini güncelleyin.
inzar