Bismillah…
İslam, doğru bir araştırma neticesinde düşmanlarının dahi reddedemeyeceği bir şekilde kusursuz indirilmiş bir dindir. Bu bağlamda İslam’ın her karesinde sosyolojik ve psikolojik sorunlara çözüm bulunabileceği gibi fizyolojik sıkıntıların da önüne geçilmesi kapsamında yapılması gerekenler hakkında emirler/tavsiyeler mevcuttur.
Hâlihazırda insan ise kendisine ve çevresine zarar vermekte pek mahirdir. Kimi zaman tüketirken tükenmesi, tükettiklerinden ya da üretemediklerinden ötürü etrafa gerek psikolojik gerek fizyolojik şiddet yayması gözlemlenir.
Buradan itibarla diyoruz ki; İslam’da, tüm yeryüzü halkında en fazla yaygın olan “şiddet” sorununa neden bir çözüm olmasın? Şiddete karşı İslam’ın aldığı önlem nedir? Bu önlem ne şekilde aktif olabilir?
Esasen gündeme getirilmesi gereken de tam olarak sorunun sonuçları değil kaynağının nasıl kurutulacağıdır. Akşam haberlerinde yayınlanan ve sosyal medyada sansasyon oluşturan “erkek terörü” temalı haberlerin/paylaşımların yanı sıra manen çöküntüye uğrayan toplumları ıslah çalışmaları yapılsa, muhakkak ki durum bundan daha iyi olacaktır.
İslam’ın konuyla ilgili önlemlerine gelecek olursak; İslam, şiddeti önlemek için öncelikle bireylere birey olarak saygı duyulmasını salık verir. Muhatap kim olursa olsun, bir birey olarak fikirleri dinlenmeli, davranışlarında ahlaki bir sorun barındırmadığı müddetçe müsamahalı olunmalıdır.
Yanı sıra bugün toplumda en çok şiddet görenler listesinin başında çocuklar ve kadınlar geliyor. Öyleyse İslam’ın çocuğa ve kadına bakışı, kadına, çocuğa ve erkeğe bakan yönleriyle irdelenmelidir. Bu noktada İslam’ın çocuk ve kadın tanımı iyi öğrenilmelidir.
Resulullah’ın (SAV) veda hutbesinde buyurduğu üzere İslam’da kadın ve dahi çocuk emanettir. Emanet; “güvenilen bir kimseye koruması için geçici olarak tevdi edilen şey” olarak tanımlanır. Böyle bir tanımlama sonucunda kadın ve çocuk, “emanet” korumasından daha iyi bir korumaya alınamaz. Elektronik kelepçelerin sağlayamadığı faydayı sağlayacak bir hükümdür bu.
Kuşkusuz şiddetin yegâne sorumlusu ne şiddeti uygulayandır ne de tek mağdur şiddete maruz kalan. Belki de tek suçlu, emanet kavramını idrak edemeyen dimağlardır. Bundan ötürü toplumsal şiddeti ele alırken emaneti irdelemeden geçmek meseleyi nakıs bırakır. Öyleyse emaneti iki farklı boyutuyla ele alalım.
inzar
- Emanetin Erkeğe Bakan Yönü
- Emanetin Kadına Bakan Yönü
inzar