Allah (c.c)’ın adıyla!
Bize verdiği akıl ve aklın meyvesi olan ilimle kemali öğretti. Hem önümüze koyduğu canlı örneklerle bize kemal noktaya nasıl ulaşacağımızı gösterdi. Hem de her türlü yetiyi bahşetti. Bundan dolayı Ona hamd ediyoruz.
Resulü mükemmelliğin de ötesine ulaştı, bu yolu bize tarif etti. Bundan dolayı her daim O Resule duacıyız. Salât ve selamlarımız bu yüzdendir. Ehl-i Beyti ve Ashabı Onun yolunun bilinmeyenlerini izah etti, görülmeyenleri gösterdi, karanlıkta kalanlarını aydınlattı. Üzerimizde hakları çoktur. Bu yüzden her daim onlara da duacı olmak kadirşinaslığımızın eseri olacak. Onlara da salatü selam ediyoruz.
Ve selef-i salihin yani bizim evvel örnekliklerimiz. Seydalarımız, âlimlerimiz, rehberlerimiz… Hepsi Allahu Teâlâ’nın talimi ile bizim kendilerine duacı olmamızı hak ediyor. Haklarını teslim etmek, ecdadın ahlakı ile ahlaklanmamızın emaresi olacaktır. Allah (c.c) hepsine gani gani rahmet etsin.
Bu sayımızda İslam’ın yeni fethettiği yerlerde kökleşmesini sağlayan, halk ile hakkın arasını buluşturan, teoriden çok halkın pratiği ile ilgilenen tasavvuf konusunu ele aldık. Tasavvuf, birçok konu gibi tenkidlere maruz kalmış bir konudur. Ama kanaatimizce eleştirenler, tenkid edenler ya empati kuramadıklarından tenkid ettiler ya da aslında tasavvuf gerçeğini değil de tenkidlerini onun bazı yanlış uygulamalarına ve de uygulayıcılarına çevirdiler. İşin aslı bu olduğu halde aradaki bu ince çizgi fark edilmedi. Nitekim tasavvufa en büyük tenkidi yaptığı iddia edilen büyük âlim İmam İbn-i Teymiyye’nin büyük mutasavvıf Şeyh Abdulkadir-i Geylani’nin kitabını şerh etmiş olması düşüncemize yeterli delildir kanaatimizce…
Bu bağlamda, Abdurrahim Güneş hocamız tasavvufu ilim irfan kavramları üzerinden değerlendirip tasavvufun en önemli tabirlerine izahat getirmiş. Faruk Hamza hocamız Şems suresinin 7-10 ayetleri doğrultusunda nefsin temizlenmesi ve tasavvuf geleneğinde kullanılan ve Kur`an’dan alınmış nefsin hallerini işlemiş. Nurullah Gülsever hoca ise şiirsel bir dille bugün insanının irfana olan ihtiyacını işlemiş.
Zülfikar Fırat büyük mutasavvıflar ile ekollerini ve değişik tasavvuf mekteplerini işlerken, Kamuran Yüreklinin yazısı önemli bir gerçeği ortaya koyuyor. Tasavvuf ehli hep topluma, işgallere karşı sessiz kalmakla eleştirildi. Oysa son zamanlarda ortaya çıkan birkaç hareket hariç, tarikat menşeli olmayan bir İslami diriliş ve direniş hareketine rastlamak neredeyse mümkün değildir. Bu gerçeği bariz bir şekilde göreceksiniz. Hatta İslam aleminin iki büyük hareketi, İran İslam İnkılabı ile İhvan-ı Müslim’in hareketi bile tasavvuf eksenlidir denilse abartı yapılmış olmaz. Zira hem İmam Humeyni ve hem de İmam Hasan el-Benna aslında büyük mutasavvıflar idiler.
A.Kadir Turan hocamızın konu olarak ele aldığı edep kavramı da tasavvufun temel kavramlarındandır. Ama daha önemlisi hocamız, bununla aslında İslam’ın ne kadar da medeni bir din olduğunu gözler önüne seriyor.
Bunların dışında Mehmet Şenlik hocamızın ele aldığı sıla-i rahim konusunu okurken toplumsal ibadetlerin önemini daha bir anlamış olacağız. Yine Mustafa Canan Hacc konusunu bu bağlamda ele almış.
Mehmet Bahattin Temel hocamızın siyerdeki seriyyelere giriş mahiyetindeki yazısının seriyelerin hikmetlerini güzel bir şekilde izah ettiğini değerlendireceğinizi düşünüyoruz.
Gelelim Başyazımıza… Sorunlarımıza ve eksikliklerimize ehem mühim sırasına göre değinen başyazı bu ay deccal ve avanesinin imana karşı bir silah gözüyle baktığı ve bununla insanlığı ifsad etmeyi amaçladığı kızlarımızın tesettürle ile ilgili sorunlarına değinmiş… Tabi çözümüyle beraber. İslam’ın büyük tecrübesini barındıran bu çözümler bir çok derdimize devadır.
Sizi derginizle baş başa bırakırken dergi elinize geçeceği zaman geçmişte kalmış olacak olan Bayramınızın mübarek olmasını ve İslam âlemine hayırlar getirmesini Rabbimizden niyaz ediyoruz.
Ayrıca hacdan dönmeye başlayan hacılarımızın ibadetlerinin makbul, haclarının mebrur, dualarının kabul olmasını ve bu amellerinin hem kendileri hem de aileleri için hayırlara vesile olmasını Allah (c.c)’tan niyaz ediyoruz.
Editör / İnzar Dergisi - Kasım 2012
Editör