Mübarek Ramazan içerisindeyiz. Bayramın arifesinde… Bayramların sevinç günleri olmasının en önemli ayaklarından birisi istenilen vazifeyi elden geldiğince istendiği şekilde yerine getirebilmenin verdiği sürur iken en az bunun kadar etkili diğer ayağı ise bugünlerde herkesin mutlu ve sevinçli olmasıdır. Herkesin sevinci paylaşmasıdır. En mutlu ve sevinçli olduğu günde dahi yanı başında hüzne boğulmuş, matem tutan biri bulunuyorsa ve eğer insan insanlığını yitirmemişse sevinç ve mutluluğunun üzerine kara bulutlar çöker. Öyle ise huzurlu ve sevinçli bir bayram geçirmek istiyorsak çevremizde bulunanların hüzünlerini dağıtmaya, dertlerini paylaşarak hafifletmeye çalışalım. Bunun için İslam, genel hükümleri serdetmiş… Ama bazı özel durumları olan insanlar vardır. Onlarla her Müslüman’ın özel olarak ilgilenmesi gerekir.
Özel duruma sahip insanların başında şehit ve onların bir parçası olan mahkûmların aileleri gelmektedir. Normalde İslam, bayramlarda herkesten önce anne babamızın bayramını kutlamamızı ister. Ama bu bayram ayrı olsun, camiden dönüşte eğer müsaitse herkesten önce şehitlerin ve mahkûmların ailelerini ziyaret edelim. Kendi çocuklarımızdan önce onların çocukların bayramlarını kutlayıp gönüllerini bir nebze de olsa hoşnut etmeye çalışalım. Omuz omuza olduğumuz kardeşlerin ödediği bu kadar bedel göz önünde bulundurulduğu zaman bu davranışı hak ettiklerini düşünüyorum. Yakın akrabalarımıza istemesek bile vakit ayıracağız ne de olsa… Ama ilk önce o azizlerin çocukları, onların aileleri…
Biz bu ay bayram konusunu işlemeye çalıştık. Abdürrahim Güneş hoca İslam’ın bize hediye ettiği bayramların nasıl da bütün dinler ve topluluklar içerisinde gerçek bayramların bize hediye edilen bayramlar olduğunu derin ve ince bakış açısı ile işlemiş. Mehmet Şenlik hocamız ise bizim bayramlarımız ile diğer topluluk ve ümmetlerin bayramları arasındaki mesafeyi işlemiş. Nurullah Gülsever hoca da hayal edilen, arzuladığımız gerçek bir bayramı özlemi ile beraber dile getirmiş.
Mehmet Salih Gönül ve Zülfikar Fırat hoca da bu konuya ışık tutmaya çalışmışlar. Faruk Hamza ise bayram kelimesinin kullanıldığı tek ayet olan Maide suresinin 114. Ayetini bir önceki ve bir sonraki ayetle beraber işlemiş.
Ek olarak hem Ramazana ve hem de Kadir gecesinin ehemmiyetini ifade eden yazılar içeriyor bu ayki dergimiz.
İstifade edeceğinizi umuyoruz.
Hepinizin bayramlarını tebrik ediyor, acıların son bulmasına vesile kılmasını Mevla’dan niyaz ediyoruz.
Allah (cc)’a emanet olunuz
Editör / İnzar Dergisi - Ağustos 2012
Editör