İnsan duyu organları vasıtasıyla bazı duyumlar almaktadır. Aynı zamanda zihin dünyasında bazı olgular bulunmaktadır. İşte bunlar insanı etkilemekte ve bu etkileme sonucunda ya hoşlanma ya da acı duyma şeklinde tepkiler meydana gelir. Duygu; insanda iç ya da dış etkiler sonucunda şuurlu bir katkı olmadan ortaya çıkan, hoşa giden veya gitmeyen yaşantılar oluşturan ruhsal bir durumdur. (Din Psikolojisi, H. Peker s. 102)
İnsanın zihnine çeşitli fikirler geldiği gibi bazen de farklı etmenlerden ötürü çeşitli duyular duyar. İnsan kimi zaman sevinç kimi zaman üzüntü duyar. Duyguların tasnifi hususunda birçok ayrım yapılmıştır. Mesela Wilhelm Wundt duyguları; heyecandan-sükûnete, hazdan-eleme, gerginlikten-rahatlamaya doğru üç şekilde ele almıştır. Max Scheler ise duyguları bedensel, içgüdüsel ve manevi duygular şeklinde üç kısma ayırmıştır. Bizler ise Prof. Hüseyin Peker hocanın duygular tasnifini ele alacağız.
1-Organik Duygular:
Vücudun organlarından gelen duygulardır. İnsanın beş duyu organı organik duygulardır. Bunlar dokunma, tatma, koklama, görme, işitme duygularıdır. Bu duyuların sağlıklı ya da hastalıklı olması duyguların haz veya elem duymasına sebebiyet verir.
2-Benlik Duyguları:
Benlik, kişinin kendi kendini değerlendirişidir. Kendisi hakkındaki idrak ve sezgilerin bir örüntüsüdür. Yani insanın dışarıdan kendisine başka bir birey gibi bakmasıdır. İnsanın maddi ve manevi varlığı ile ilgili duyuları benlik duygularını oluşturur. Başlıca benlik duyguları şunlardır:
a-İzzet-i Nefs ve Şeref ve Haysiyet Duygusu: Her insanda kendi bedenine ve manevi varlığına duyduğu bir sevgi vardır. Buna izzet-i nefs ya da hub-u nefs denir. Bu duygunun esasını kişinin kendi varlığını koruması eğilimi oluşturur. İnsan kendi gücünü bedensel ve ruhsal yeteneklerini başkalarınınkileri ile karşılaştırarak toplum içinde sahip olduğu değeri tayine çalışır. Kendi değerlerinin diğer kimseler tarafından da takdir edilmesini ve kendisine gerekli saygının gösterilmesini arzu eder. Bu arzuya şeref ve haysiyet duygusu denir. Kişi başkaları tarafından takdir edildiğinde memnun olur yerildiğinde ise üzülür.
b-Üstünlük ve Aşağılık Duygusu: Üstünlük duygusu yani kibir bir insanın kendini diğer insanlardan üstün gösterecek hareketler yapması, sözler sarf etmesidir. Bir insanın kendi değer ve yeteneklerini olduğundan daha noksan göstermek istemesine tevazu ve böyle bir kimseye de mütevazı denir. Ancak aşağılık duygusu ise insanın kendisini herhangi bir alanda diğer insanlarla mukayese edip o alanda kendisini eksik hissettiği zaman baş gösterir. Bu açıklamalara bakıldığında tevazu ve aşağılık duygusu benzer görülebilir. Fakat aslında birbirlerinden çok farklılardır. Mütevazı insan, düşünerek ve iradesi ile bencil heveslerini, isteklerini yener. Aklın rehberliği altında iradesini kullanarak toplum içinde kendine düşen gerçek vazifeyi yapar. Aşağılık duygusuna sahip insan ise sürekli yetersiz olduğunu ve bu yetersiz tarafını izole etmek yerine endişeye kapılarak kendine ve etrafına zarar vermektedir.
3-Sosyal Duygular:
İnsan sosyal hayat yaşayan bir varlık olduğundan daima başkaları ile görüşmek ve bir arada bulunmak arzusu taşır. İnsan sevdiği insanlar ile bir arada bulunmak ister. İşte bir insanın diğer insanlara karşı beslediği duygulara sosyal duygular denir. Sosyal duygular öncelikle aile içinde daha sonra aileyi aşarak akrabalara, hemşerilere, vatandaşlara, dindaşlara, arkadaşlara ve nihayet insaniyet duygusuna varır.
4-Zihni ve Manevi Duygular:
Bu duygular dört başlık altında bir araya getirilebilir.
a-Akli ve Mantıki Duygular: Zihni faaliyetlerin kolay veya güç olmasından doğan bir takım duygulardır. Örneğin; bir matematik problemini çözmeye çalışırken çözemediğimiz takdirde bir gerginlik duyarız. Problemin çözümü güçleştikçe memnuniyetsizlik duygusu artar. Problemin çözümüne doğru, çabuk ve kolayca gidildikçe memnuniyet duygusu artar.
b-Estetik Duygular: Seyredilen mimari eserlerin, resimlerin, manzaraların, dinlenilen müzik ve şiir parçalarının bireyde uyandırdığı duygulardır. Bu duygular aynı zamanda bireyde güzel ve çirkin kavramlarının oluşumunu da sağlar. Mesela dinlenilen bir müzik insanın hoşuna gidiyorsa güzel kavramı, hoşa gitmiyorsa çirkin kavramı öne çıkar. Yine bu duygular insanların eğitim düzeyleri, yaşadıkları çevre, kültür düzeyleri vb sebeplerden ötürü farklılık gösterir.
c-Ahlaki Duygular: İnsanın gerek kendisinin, gerekse başkalarının davranış ve yaşayışlarının etkisiyle oluşan duygulardır. Mesele iki insan arasında vuku bulan bir haksızlık karşısında haklı olana acır haksız olana ise kızarız. Ya da fakir bir insana yardım etmek takdir duygusunu, zulmetmek nefret duygusunu ortaya çıkarır. İşte ahlaki duygular insanın gerek kendisinin gerek başkalarının yaşayış ve davranışlarının tesiriyle ortaya çıkan duygulardır. İnsanda vicdan denilen gücün muhakemeleri sonucu ahlaki duygular doğar. Ancak vicdani muhakeme her bireyde aynı olmadığından, ahlaki duyguların mahiyet ve şiddeti de farklı bir şekilde ortaya çıkar.
Vicdan Arapça bir kelime olup, nefs ve bulmak anlamına gelir. Yani her hangi bir hareket doğru mu, yanlış mı diye düşündüğümüz vakit içimizde bir hâkim buluruz. Bu hâkim bizim ve başkalarının ahlaki hareketleri hakkında hükümler verir. Terim olarak ise “insan davranışlarını iyi ve kötü açısından değerlendiren bir iç kontrol gücü” olarak tanımlanır. İnsan vicdan sayesinde iyi-kötü, doğru-yanlış, hayır-şer şeklinde kendi kendini yargılar ve muhakeme eder. Vicdanın üç önemli fonksiyonu vardır. Bunlar;
1-Bireyin davranışlarını iyi ve kötü oluşlarına göre ayırır.
2-Bir işin yapılması veya yapılmaması hususunda seçme yapar.
3-Bireyin yapacağı veya yapmış bulunduğu hareketler sonunda meydana gelecek duyguları bildirir. Vicdan azabı veya iç huzur gibi…
Vicdan her insanda vardır ama her insanda aynı şekilde görülmez. Hepimizin vicdansız dediği bazı insanlar olmuştur elbet. Vicdan eğitim ve iyi davranışlar sayesinde gelişip bireyler için bir irfan meşalesi olabileceği gibi yine eğitim ve kötü davranışlarla bozulup gitgide sönük bir hale gelebilir.
d-Dini Duygular: Din duygusu ilahi bir kuvvetin varlığından kaynaklanan düşünce, tasavvur ve hareketlerin insanda uyandırdığı duygudur.
…
İnşallah önümüzdeki ay dini duygu konusuna kaldığımız yerden devam edeceğiz.
inzar
inzar