Haftalık ev sohbetleri ve ders verebilecek bay ve bayanlar
En küçüğünden başlayarak İslami konularda düzenli olarak haftalık bir ev sohbeti, bir mahalle sohbeti ve dersler yapabilecek bay ve bayan elemanlara şiddetle ihtiyaç vardır.
Hatipler, Konuşmacılar:
İslami konularda bir dernek, bir vakıf veya bir salonda hazırlandığı bir konuda konferans verebilecek yeterli bilgiyle donanmış, diksiyonu düzgün bay ve bayan elemanlara acil ihtiyaç vardır.
Daha önce bu gibi kapalı alanlarda tecrübesi olanlar arasından seçilecek, kitlelere Türkçe, Kürtçe, Zazaca ve Arapça hitap edebilen açık alan konuşmacılarına, hatiplere ihtiyaç vardır.
Bu kişilerde aranan şartlar şunlardır.
1-Ciddi anlamda Kur’an-ı Kerim Bilgisi:
Kur’an-ı Kerim’i metniyle birlikte sık sık mealini de tekrarlayan, Kur’an’ın muhtevasına tam olarak vakıf olan, bütün sûreleri bir anda gözünün önüne getirebilen ve hangi konuları ihtiva ettiğini bilen, hangi konunun nerede olduğunu söyleyebilen kişiler olmalıdırlar. Bunun için gereken tefsirlere vakıf olmalıdır. Kitlelere hitap ederken dayandığı ayet-i kerimelerin metnine ve manasına iyice vakıf olmalı ve günümüzle ilişkisini iyi kurabilmelidir.
2-Detaylı bir şekilde İslam Tarihi bilgisi:
Her şeyden önce Resulullah (SAV) Efendimizin hayatını en ince detayına kadar bilmeli, onun hayatından hitabetinde kullandığı sahneleri çok iyi özümsemiş olmalı, öncelikle küçük çaplı sohbetlerinde kullanmış olmalıdır.
Resulullah’ın (SAV) hayıtıyla birlikte onun ashabının hayatını da sahih bir şekilde bilerek hitap ettiği kitlelere aktarabilmelidir. Gerek Efendimizin (SAV), gerek onun ashabının hayatından orijinal tespitler yapabilmeli, günümüzle örtüşen ve günümüze ışık tutan sahneleri bulup çıkarabilmeli, bunun için kafa yorabilmelidir. Bunu yaparken çok dikkatli olmalı, yanlış ve günümüzle örtüşmeyen tespitlere dikkat etmeli, bunun için tespitlerini dostlarına ve bilen kişilere sunarak test etmelidir.
Orijinal tespitlerini sunma konusunda elbette aynı şeyi Kur’an’dan yaptığı tespitlerde de yapmalıdır.
İslam tarihinin Asr-ı Saadetiyle birlikte onun öncesini ve sonrasını da çok iyi bilmelidir. Yani İslam’ın günümüze kadar uzanan serüvenini de çok iyi bilerek kitlelere orijinal tespitler sunabilmelidir.
3-Günümüz Dünyasını iyi bilmek
Kur’an ve Sünnet bilgisiyle birlikte günümüz dünyasını, yaşadığımız ülkeyi, birlikte yaşadığımız toplumu da çok iyi bilmelidir. Kur’an ve Resulullah’ın (SAV) yaşadığı İslam’ın kodlarını günümüz dünyasına taşıyabilmeli ve sahih karşılıklarını bulup yerlerine oturtabilmelidir.
Eğitimciler, Öğretim Elemanları:
Sayıları her geçen gün artan medrese ve benzeri öğretim kurumlarımızda görev yapabilecek, yukarıdaki özelliklerle birlikte icazetli veya ilmi kariyeri çevresinde kabul görmüş öğretim ve eğitim elemanlarına acilen ihtiyaç vardır.
Siyaset dalında elemanlara ihtiyaç vardır:
Siyaset dünyasına yakından ilgi duyan, siyasetin bütün aşamalarıyla ilgilenen, özellikle ciddi bir siyaset için okuyan, araştıran, birikim elde eden kişilere ihtiyaç vardır.
Gazeteciler:
Gerek söz konusu mesleğin eğitimini veren fakülte mezunu, gerekse başka okullardan mezun olmakla birlikte kendisini pratik olarak yetiştirmiş gazetecilere ihtiyaç vardır.
Özellikle şehirlerde yerel gazete çıkarabilecek veya mevcut yerel gazetelerde camiamızın sesini duyurabilecek, yerel medyanın diğer dallarıyla ilgilenebilecek elemanlara acilen ihtiyaç vardır.
Kameramanlar, Fotoğrafçılar:
Her ne kadar yerel medya için eleman ihtiyacını belirtmişsek de fotoğrafçılık ve kameramanlığı bir zevk olarak benimseyen, amatör olarak çekim yapan ve önemli görüntüleri yakalayabilen kişilere ihtiyaç vardır.
Reklamcılığa ilgi duyan, bu mesleğin bütün aşamalarıyla ilgilenen kişilere de şiddetle ihtiyaç vardır.
Ayrıca romancı ve hikâyecilere, senaryo ve metin yazarlarına, kısa ve uzun metrajlı film yapımcılarına ihtiyaç vardır.
Alınacak elemanların ücretleri:
Elemanlara verilecek ücret oldukça tatmin edici, gayet dolgundur.
Aylık veya yevmiye şeklinde değil, her bir iş için ayrı ücret verilmektedir.
Her bir faaliyet için en az bire ondur. Yani yaptığı bir iş için sanki onu on defa yapmış gibi ücret ödenecektir.
Fakat bazı durumlarda ve çoğu zaman bire yedi yüz, hatta bire bin dört yüz ödeme yapılacaktır.
Dikkat çekmek için yazımıza ticari bir dil ve mantık kullanarak giriş yaptık. Fakat bu söylediklerimizin hiçbir abartısı olmadığı gibi, hatta meramımızı anlatabilme açısından yetersizdir bile. Gerçekten öylesine bir ihtiyaçla, hem de çok acil bir ihtiyaçla karşı karşıyayız.
Camiamızın faaliyet alanlarını, bu faaliyetlerin her yıl katlanarak arttığını düşündüğünüzde ve bununla birlikte hiç aklımızda olmayan yeni faaliyet alanlarının açıldığını göz önünde bulundurduğunuzda her bir alan için ne kadar kalifiye elemana ihtiyaç duyduğumuzu birazcık olsun anlayacaksınız.
Ticaret diliyle konuşacak olursak, ortada büyük bir arz-talep dengesizliği var. Ortada çok ciddi bir talep var, yeteri kadar karşılayamıyoruz.
Şu içinde bulunduğumuz günleri göz önünde bulundurarak söyleyelim:
Bu yıl sadece yurt içinde iki yüz yirmi adet Kutlu Doğum etkinliği düzenlenmiştir.
Ondan önceki Mart ayında çok yerde Mazlumlar ve Mustaz’aflar haftası dolayısıyla sayısız etkinlikler yapılmıştır.
Yine ondan önceki Şubat ayında sayısız Şehadet günleri etkinliği düzenlenmiş ve birçok yere de yetişilememiştir.
Bir yıl boyunca düzenlenen diğer etkinlikleri de düşündüğünüzde, ihtiyaç duyulan kalifiye eleman sayısını az çok tahmin edebilirsiniz.
Camiamızın kendi bünyesinde düzenli olarak tertiplenen etkinliklerin dışında, bilindiği üzere artık her alanda dışarıya açılmış bulunmaktayız.
Bulunduğumuz merkezlerde camiamız adına söz söyleyecek kalifiye sözcülere, yerel medyada camiamızı temsil edebilecek kişilere olan ihtiyacı düşünün.
Kısacası, her kim kendisinde bir kabiliyet görüyorsa o konuda hızlandırılmış bir eğitime tabi tutmalıdır kendisini.
Veya kardeşlerimiz arasında kabiliyetli gördüğümüz kişileri teşvik ederek ileri adım atmalarına vesile olmalıyız.
Kısacası bu gelişmeye, bizim bu tempomuz uygun düşmemektedir. Mutlaka ciddi hamlelerimizin olması gerekir.
Dikkat edelim, bazı ihtiyaçlar dışarıdan ödünç alınarak giderilebilir. Fakat bir takım temel ihtiyaçlarımız asla ödünç alınarak veya başkalarıyla doldurulamaz.
Şimdi herkes kendisini ve çevresini bu gözle yoklayıversin bakalım.
Mehmet Göktaş / İnzar Dergisi – Mayıs 2013
Mehmet Göktaş