İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Değerler KGT-D evrenin merkezidir

2020-02-04
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Pek tabii, her insan anlam ve canlılığa farklı şeyler atfeder. Bu, hayatın hangi döneminde olunduğuna göre değişir. Bebekler için canlılık demek beslenmek demektir. Yeni yürüyen çocuklar için muhtemelen keşfetme, araştırma ve güvenli bir yere geri dönmektir. Çocuklar, ergenler ve yetişkinler içinse, dilin gelişmesi nedeniyle anlam ve canlılık daha çok karmaşık bir yapıya bürünür. Ancak genel mahiyette, araştırmalara göre canlılığı teşvik eden altı eylem vardır.
  • Başkalarıyla bağ kurmak
  • Vermek,
  • Haraketli/faal olmak
  • Anı kucaklamak
  • Zorluklarla mücadele etmek/Kendini aşmak
  • Kendine bakmak,
Bu model tavsiyeci, gözlemci ve kâşif becerilerinin hepsi, değerlerle bağ kurmak ve canlılık yaratmak amacıyla kullanılır. Gençlere arzularını ve yetkinliklerini ortaya çıkarma konusunda yardım etmek noktasında bilhassa kâşif rolü önemlidir. Değerler dünyayı dönüştürür Temelde, bir değer beyanı bazı etkinlikleri daha tatminkâr kılarken, bazılarının cazibesini azaltır. Bu da söz konusu etkinliğin o değerlerle tutarlı olup olmadığına bağlıdır. Örneğin:  genç bir kadın İspanyolca öğrenmenin son derece sıkıcı olduğunu düşünebilir. Ne var ki, bu işi seyahat etme değeri ile ilişkilendirdiği takdirde pekiştirici bir etki sağlayabilir. Ya da en azından çok daha katlanılır hale getirebilir. Kadının değerleri temel alan bir kuralı mevcuttur. Bunu İspanyolca öğrenmek konusunda daha nötr ve internette ilgi çekici oyunlar oynamayı seven bir kızla karşılaştırın. Bu kez İspanyolca dersi aldığında, buna çalışmanın çok fazla zamanını alacağını ve oyun oynamasını engelleyeceğini keşfedecektir. Bu ders beni oyun oynamaktan alıkoyuyor, diye düşünecek ve kendisi gittikçe daha da itici bulacaktır. KGT-D pragmatik bir modeldir. Genç bireylere “senin hayatında işe yarayan nedir?” sorusunu sorar. Birey hangi doğrultuda çalışmak istediğini bilmediği sürece bu soruya cevap veremez. Dolayısıyla tüm KGT-D çalışmasının hedefi açısından, bu soruya nihai olmasa da netleştirip zamanla üzerine bir şeyler inşa edeceğimiz, türden bir cevap almamız gerekmektedir. Değer, bir eylemin niteliğidir Değerleri anlamanın bir yolu da onları hedeflerle karşılamaktır. Değerler asla kalıcı bir şekilde elde edilemezken, hedefleri gerçekleştikten sonra yapılacaklar listesinden çıkarılabilecek şeylerdir. Örneğin, öğrenmek bir değerdir, öte yandan sınavda iyi bir puan almak bir hedef olabilir. Destek olmak bir değerken, başkalarının desteğini almak bir hedeftir. Bununla birlikte, hedefler değerlerin hayata geçirilmesinde faydalı olabilir. Dil ve dünya ile olan etkileşim Gençler neye önem verdiklerini sorarken, seçtikleri kelimelerin “doğru” bir cevaba işaret etmeyeceğini anlamamız gerekir. Kullandıkları dil kendilerine neşe getirmeyeceğini bilmeyebilirler. Bizim görevimiz, bize kendi değer tanımlamalarımızla uyuşan bir cevap verene kadar onları usanmaksızın sınava tabi tutmak değil, kendi değer dillerini keşfetmelerini ve yapılandırmalarını sağlamaktır. KGT-D modelinde bu, “kâşif” beceriler aracılığıyla ortaya çıkar, çünkü değerler dünyada yaşadığımız deneyimlerle doğar. Değerlerden konuşmak, gençlerin harekete geçmelerini ve hayatlarına daha fazla anlam katacak şekilde dünya ile etkileşim kurmalarını sağlayacak bir araçtır sadece… Genç bir birey “Hikâyeler, şiirler yazmayı seviyorum” diyorsa ama asla yazmıyorsa, bu sözleri pek faydalı değil demektir. Ya onun hikâye ve şiir yazmasına yardım etmeli ya da şu an dünya ile veya başka şeylerle etkileşime geçmesini sağlamalıyız. Değerler sıvı gibidir ve hem biçim hem de işlev değiştirebilir. Genç bireyler geliştikçe ve deneyimlerinden ders aldıkça değerlerin ifade biçimi değişir. Bu yüzden değer özü gereği pekiştiricidir. Bir değer önemli ve anlamlı olduğu için, keyifli olduğu için ya da bunların tümünü karşıladığı için yapılır. Biz ebeveynlerin görevi tetikte olmak, her zaman “Bu genç bireyin, bu bağlamda değer verdiği şey nedir?” sorusunu sormaktır. Örneğin; hayal kırıklığı ve reddedilmeyi yaşamadan arkadaşlık ve sevgiyi tecrübe etmiş kimse yoktur. Sizin göreviniz, acı veren deneyimlerinden bile değerleriyle temas kurmalarına yardımcı olmaktır. Değerler bireyin seçimleridir ve teorik olarak, insanlar herhangi bir şeyi değer olarak seçebilir, buna anti sosyal şeyler de dâhildir. Biz insanlar değerlerimiz noktasında farklı olmaktan ziyade birbirimize benzemeye meyilliyizdir. Araştırmalara göre, yaşam dolu olma ve iyilik hali ilişkilendirilen altı değerle uyumlu etkinlik modeli vardır. 1.a Başkalarıyla Bağ Kurmak: İnsanlar doğaları gereği sosyal ve ictimai varlıklardır. Bizi içinde bulunduğumuz sosyal gruptan çıkarırsanız, ruh sağlığımız zarar görür, hastalanır ve ölürüz. Bir anlığına şu soruya cevap vermek için duraklayın. “Hayatımızdaki en önemli şey nedir?” Bu soruya verdiğimiz cevap tüm insanlığı içeriyor mu? 2.a Başkalarıyla Paylaşmak ve Onlara Olumlu Katkıda Bulunmak: Vermek, gençlere zor kazandırılmaya çalışılan bir davranış kalıbıdır. Böyle bile olsa araştırmalara göre vermek, doğası gereği pekiştirici olabilmektir. Gençlerin verme deneyimini bulursak, onlar da büyük ihtimal vermek için kendi özgüvenlerini keşfedeceklerdir. 3.a Aktif Olmak: Fiziksel hareket, her yaş grubu için çok iyi bir sağlık durumu, düşük depresyon ve anksiyete oranları ile ilişkilidir. Yakın zamanda yapılan araştırmaya göre bu hareket, zekâ performansını da geliştirmektedir. Çocuklarımıza daha çocukken yardımlaşmayı, sadaka kültürünü aşılamamız, zekâ seviyesinde olumlu gelişme sağladığını bilmiş olmamız gerekir. 4.a Anı Kucaklamak: Bu geniş kategori, geleceğe veya geçmişe odaklanmak yerine hemen önümüzde ne varsa buna bütünüyle dâhil olmayı kapsar. Bu değer keşfetmek ve seyahat etmekten tutun, müzik yapmak ve yemeğin tadını çıkarmaya kadar birçok alanı ihtiva eder. Bu nedenle de diğer değer ve kategorilerinin tamamıyla olmasa bile çoğuyla örtüşür. 5.a Kendini Aşmak ve Öğrenmek: Hiç yapmayacak işi olan ve zorluklardan yoksun bir hayat süren insanların en mutlu insanlar olduğu bir masaldır. Aslına bakılırsa bulgular göstermektedir ki; işsizlik kötü bir halde olmanın en güçlü göstergelerindendir. Araştırmalar zorluklar içinde kalmış insanların öznel iyilik halini daha fazla tecrübe etme eğilimi taşıdıkların tespit etmişlerdir. 6.a Kendine Önem Vermek: Bu kategori, geniş bir yelpazeye sahip olan öz bakım davranışlarına atıfta bulunur. Bunların arasında sağlıklı bir diyet sürdürmek, yeterince uyumak ve zor bir günün ardından dinginleştiren şeyler yapmak sayılabilir. Sadece onlara iki senaryo sunmamız gerek. Örneğin; birisinde elinden gelen her şeyi yapan ve kazanamayan bir kız; diğerinde ise elinden gelenin en iyisini yapıp da kazanamayan bir kız olmalı. İki senaryoyu da sunduktan sonra sadece “Burada kim başarılı oldu?” sorusunu sorun. Gençlerin hemen hemen hepsi “ikisi de başarılı oldu” derler. Bunun ardından, başarının ne olduğuyla ilgili bir sohbet başlatma imkânı doğar ve bu sohbet sırasında sonuçlara her zaman bizim karar veremeyeceğimizi ama kendimizi nasıl yönlendireceğimizi seçebileceğimiz fikrini pekiştirebilirsiniz. Değer Konusuna Nazikçe Bir Bakışla Başlangıç Yapmak Müdahale başlangıcında bazen gençlerin değerleri hakkında konuşmasını sağlamakta sorun yaşayabilirsiniz. Değerlerle ilgili sorulara genelde gizli bir planmışçasına şüpheyle karşılık verirler. Ya da “Biliyorum” benzeri ifadeyle yanıtlarlar. Değerler bahçesine bahçıvan nazikliği bir üslupla aşağıdakilerine benzer basit sorularla başlamanızı tavsiye ederiz; 1- Buradaki çalışmamız hangi amaca hizmet etsin? 2- Seanslarımızdan beklentin nedir? 3- Sana ne konuda yardımcı olabileceğimi umuyorsun? Bu basit soruların gençlere ilettiği mesaj, bu çalışmanın ebeveynler, öğretmenler veya diğer yetişkinler için değil, onlar için olduğudur. Otomatik yanıtların ötesine geçmek; Neyin en fazla önemi taşıdığıyla ilgili sorular; sorulması en zor ve cevaplanması en incelik gerektiren sorular olabilir. Bu zorluğu tecrübe etmek adına şu soruyu kendiniz cevaplayın. İyi bir insan olmayı mümkün kılan nedir? Hemen bir cevap verebildiniz mi? Belki zihniniz “Sevdiklerimizle birlikte olmak” veya “İyi bir filozof, âlimin tedrisinden geçmek” gibi çok kalıplaşmış cevaplarla geçiştirebilir. Veya başka bir soruyla “Dünyayı yaşanılır bir hale getirmek için barışı nasıl getirebiliriz?” gibi sorular da sorabiliriz. Hızlı cevaplar genelde tavsiyeci alanından gelir. Ve öğrendiğimiz şeyleri temsil eder. KGT-D modelinde gençlerin değerlerle ilgili sorularla derinlemesine muhatap olmaları için zaman tanırız. Böylece bu soruları iyice düşünür ve hayatta değer verdikleri şeylerle gerçekten bağlantılı olan cevaplar üretebilirler. Sizin için önemli olan birinin hemen önünüzde durduğunu hayal edin. Bu çok değer verdiğiniz bir arkadaşınız ya da ailenizden biri olabilir. Samimi olduğunuz birini gözünüzde canlandırmak için biraz zaman tanıyın… Şimdi bu insanın size “İyi bir hayatı mümkün kılan nedir?” sorusunu sorduğunu hayal edin. Cevabınızı düşünürken, vereceğiniz yanıtın bir insanın hayatında ciddi sonuçlar doğuracağını varsayın… Durun ve soruyla beraber kalın… Durun ve insana vereceğiniz yanıt için doğru sözcükleri seçmeye çalışırken zihninizin öylesine gezinmesine izin verin, sonra da bu soruya cevap verdiğinizi hayal edin.” Gençlerin çoğunluğu değerlerle ilgili bahislerin zor olduğunu düşünürler. Üstünkörü veya “yetişkinlerin hoşuna gidecek” cevap verirler ya da sadece omuz silkerler. Onlarla konuşurken, sohbet ederken, takdir edin, vaaz edici olmayın. Selam ve Dua ile…
inzar

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS