Kurulsun sofralar
Ve şenlikler başlasın
Tellallar haber etsin dört bir yana
Yiğitler hüner göstersin meydanlarda
Bıyık altından gülsün ağalar, paşalar
Ve cellâtlar en yeni maskelerini taksın
Yanı başında kurulsun sofraların darağaçları
Şerefle damla damla yeşeren bedenler asılsın
Vurulsun yıkılsın yakılsın
Ne yapılırsa yapılsın
Sahi yabancı değil bu sahne bana
Dedem derdi evlat
Bu yaşadığın hayattır hayat
Ya yaşarsın adam gibi
Adın rahmetle kalır
Ya yaşarsın sefil gibi
Adın zilletle kalır
Kendi çelişkisiyle yaşar insan
Yürür harami dolu yollarda ne yaptığını bilmez
Ölümden korkar lakin meydan okur ölüme
Panayırlar kurar ve ağlar
Güldürmek için
Direklere ipler gerilir
İncecik ip ve ölüm
Ve iplerde cambazlar
Ellerinde denge niyetine hayatlar
Sahi bu kadar kolay mı? Söyleyin!
Ne çıkar bu ticaretten
Hangi hayat bir vaha bulur bu çölde
Hangi çöl vaha verir bu hayata
Hangi serap somut olur bu çölde
Çöl, vaha, serap
Ve hayat
Bir kısır döngüdür çarklarda
Çarklar öğütürken yaşanmışları
Ve perde perde örterken ömrü
Hangi ömür sahipleri
Ne zaman fark edecek bu olanları
Hem sonra
İzbe hayatlar bırakacak geriye zaman
Farkında olmadan gülecek insan
Oysaki insan
Sadece güldüğünü sanacak bir zaman
Güneş öğle sıcağında gölgeyi yaktığında
Ve insan gölgelik aradığında yana yana
Bir kıvılcım çakacak beyninde
Zonk zonk zonk
Birden uyanacak yorgun bir uykunun kollarından
Lakin bitmiştir hayat
Bitmiştir çelişki, ikilem, tezat
Kıvılcımlar çakacak beyninde
Zonk zonk zonk
Hatırlayacak bir sözü
Evet, son bir söz
Küllü nefsün zaiketül mewt
Artık
Silkinmek gerek zamanın yorgunluğundan
Hatta silmeli lügatten yorgunluğu
Kapılar açmak gerek
Boy boy büyük ve geniş kapılar
Atmak lazım üç boyutlu gözlükleri
Zaten içindeyiz hayatın
Anların hesabını yapmalı
Muhasebeci titizliğiyle
Güneşten öncesi, kuşluğu
Ve gece yarısını değerlendirmeli
Aldanmamalı zeval cellâdına
Boynunu vurmalı gereksiz her anın
Nakkaş edasıyla işlemeli hayatı
Sahte özentilerle değil
Mevlana olmalı bazen
Olduğu gibi görünmeli
Ya da yunus olmalı
Gezmeli diyar diyar
Cenneti ret etmeli
Bana Seni gerek Seni demeli
Ya da kendi olmalı insan
Sadece kendi
Ve uymalı ilahi emre
Festekim kema umirte
Mehmet Salih Gönül / İnzar Dergisi – Mayıs 2014 (116. Sayı)
M. Salih Gönül