İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Çin kılık kıyafeti Uygur kimliğini yok etmek için kılıf olarak kullanıyor

2020-02-11
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Çin’in Müslüman Uygurları hedefleyen gizli medya kampanyası Sincan’ın yüzünü değiştiriyor. Kılık kıyafet, bir stil veya anlayış ifadesidir, devletin bireyi kontrol ettiği bir uygulama değil. Ama Xinjiang’da (Sincan Uygur Özerk Bölgesi) durum böyle değil. Doğu Asya’nın süper gücü Çin, Uygur bölgesindeki azınlığa karşı gizli tecrit kampları, kocaları tutukluyken kadınları yataklarını erkek yetkililerle paylaşmak zorunda bırakma, zorla evlendirme ve dini yazıları yasaklama gibi baskı araçları kullanıyor. Müslüman Uygurlu kadınların giyimini değiştirmek için yürütülen ve 8 milyon dolara mal olan kampanya hakkında ayrıntılı bilgiler veren ABD merkezli bir akademisyen olan Timothy Grose’a göre Çin, Uygur kimliğini değiştirmek için devlet destekli kılık kıyafet kampanyaları düzenliyor. Devletin sponsor olduğu stil Çinli yetkililer 2011 yılında “Güzellik Kampanyası” adıyla beş yıllık bir kampanya yürütmeye başladı. Bu kampanya dindar Uygurlu kadınları “niqab ve hicaptan” uzaklaştırmak için yürütülen bir multimedya inisiyatifi olarak başlatıldı. O zamandan beri moda şovları ve gösterileriyle “modern moda” anlayışı cesaretlendirilerek Uygurlu kadınların “yaşam tarzlarının değiştirilmesi” amaçlanmaktadır. Bu yapılanlar bir distopya romanından fırlayıp gelmiş gibi gözükse de Grose’a göre bu politikanın yürütülmesiyle ilgili taslak şemalar ve ayrıntılar içeren çok sayıda resmi belge ve bunu kanıtlayan çokça poster var. Grose’un MEE’ye söylediğine göre bu posterler, geleneksel İslami kıyafetler giyilmesinden caydırma ve kadınların bu tarz kıyafetlerden uzaklaşmalarını sağlamak amacıyla “bölgede kamuya açık alanlarda asılıyor”. Dünya genelinde dini kıyafeti yorumlama konusunda kadınlar arasında farklı yaklaşımlar olsa da ve kılık kıyafet ve moda anlayışı günden güne değişse de bu tarz bir kampanyanın bir yorum yahut bireysel ifadenin tezahürü olmadığı açık. Bu, devlet tarafından yapılan bir düzenlemedir ve Uygur kadınlarının kendi kimliklerini ifade etmelerini sınırlandırmaktadır. Böylesi kampanyaların tam etkilerini anlamak içim henüz erken ama hicap ve benzeri dini sembollerin giyilmesi bu ülkede cezai yaptırımlarla karşılaşmaya neden oluyor. Bu kanunlar ve bu utanç Uygur kadınlarının dini kıyafet giyinmeleri yönündeki cesaretlerini kırıyor ve pek belirgin olmayan tarzlarda giyinmeleri yahut pek fark edilmeyecek biçimde başörtülerini başlarının arkasında kundak yapma gibi tercihlere zorluyor. Sosyal kontrol Çin’in, bu yılın başlarında Hong Kong’a siyah renkli kıyafetlerin girişini yasakladığı çünkü bu rengin demokrasi yanlılarınca tercih edilen bir renk olduğu yönünde haberler çıktı. Bu tür çabaların beyhude çabalar olduğu pazarda veya insanların gardıroplarında mevcut siyah renkli kıyafetlerden anlaşılmaktadır. Otonom bölgesine benzerliği gün geçtikçe azalan Sincan Uygur Özerk Bölgesinde devletin sponsorluğuyla benimsetilmeye çalışılan belli bir tipteki giyim kuşam tarzı sadece dış görünüşle ilgili değil aynı zamanda sosyal kontrolle ilgili bir durumu da ifade etmektedir. Bu sosyal kontrole kitlesel keyfi tutuklamalar, işkence, ifade ve hareket özgürlüğünün kısıtlanması gibi baskılar da eşlik ediyor. Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesinde yürüttüğü asimilasyon politikaları 1940lı yılların sonunda başlayan bölgenin ilhakına kadar eski bir tarihe sahip. Ama bu yasaklar son yıllarda başladı ve ibadeti, oruç tutmayı, sakal bırakmayı ve hicap kullanmayı yasaklamayı da içermektedir. Çinli otoriteler görünür olan dini sembolleri aşırılığın göstergesi olarak lanse etmekte ve bu baskıları kontrterörizm olarak nitelemektedir. Çin, bu yasaklarda tek başına da değil. Geleneksel İslami kıyafetler yerli kontrterörizm ve dini sembollerle ilgili tartışmaların ön sıralarda olduğu Fransa ve Belçika gibi başka bazı dünya ülkelerinde de yapılmaktadır. Giyim kuşamı silah haline getirmek Dinsel aşırıcılık, ulusal güvenlik konularında dillere sakız olan ve kamuyu heyecanlandıran bir kavram. Bu kavram Çin’de bir devlet politikası olarak etkili bir asimilasyon işlevi görerek Uygur kimliğini yok etmektedir. Bu arada böylesi dini sembolleri nasıl görmemiz gerektiğine dair dünyada küresel bir değişim yaşandığından da söz etmek gerekir. Hicap örtülü modellerin güzellik kampanyalarında ve gösterilerinde modern tarzlara ve güzelleşmeye odaklanması Çin’in Uygur bölgesinde yaptıkları ile ters orantılı seyretmektedir. Fark şu ki Çin’in Uygur Özerk Bölgesinde yaptığı bir devlet baskısı ve beyin yıkama girişimi olarak kadının giyimini silah haline getirme girişimi olarak durmaktadır. Kontrol etme ve zorlama yaklaşık on yıldır devam etmektedir ama gizlilik, inkâr ve eleştirenleri ekonomik yaptırımlarla susturma gibi etkenlerden dolayı Çin’in yaptıkları gün yüzüne çıkamıyor. Süper güç, bu yaptıklarını utanmaz biçimde yapsa da konuyu gündeme getirenleri acımasızca cezalandırıyor. İşte bu nedenle bu konuyu açıkça dile getirmek daha da önem kazanıyor. Bu makale Süleyman Kaylı tarafından İnzar için tercüme edildi. Yasmin Khatun Dewan
inzar

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS