İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Bir Umre İçin Kendimizi Birazcık Zorlayalım

2013-04-24
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Hac için aynı şeyi söyleyemem fakat umre için kendimizi birazcık zorlayalım ve mutlaka gitmeye çalışalım. Hac zaten zengin ve imkân sahiplerine farzdır, teşvik etmeye bile gerek duymuyoruz. Hem biz ne kadar teşvik etsek de Allah bilir kaç sene sonra sıra gelir bilinmez.

Hac için aynı şeyi söyleyemem fakat umre için kendimizi birazcık zorlayalım ve mutlaka gitmeye çalışalım. Hac zaten zengin ve imkân sahiplerine farzdır, teşvik etmeye bile gerek duymuyoruz. Hem biz ne kadar teşvik etsek de Allah bilir kaç sene sonra sıra gelir bilinmez.

Fakat bilindiği gibi umre öyle değil, hem kısıtlama yok şimdilik hem de Hacca kıyasla oldukça ucuz bir maliyeti var.

İslam davasına gönül vermiş, Allah’ın dinini hayata hâkim kılmak isteyen Müslümanlar olarak mutlaka umreyi gündemimize almalıyız.

Allah-u Teâla’nın beşeriyete hitap ettiği, Cebrail Aleyhisselamın yirmi üç yıl boyunca inip çıktığı, Kur’an-ı Azimüşşan’ın indiği o toprakları mutlaka görmeliyiz ve bir müddet bulunmalıyız.

İslam dininin sahnelendiği, hayata geçirildiği o beldelerin havasını teneffüs etmeliyiz.

Dünyanın dört bir yanından akıp gelen kardeşlerimizle bir arada bulunmalıyız, omuz omuza tavaf edip namaz kılmalıyız.

Eğer bizler oraya gitme konusunda yoğunlaşırsak Rabbimizin lütfedeceğini göreceğiz inşallah.

Hac ve Umre kitapçıklarında yazılmayan bazı küçük tavsiyelerde bulunmak istiyorum.

Evet, Umrenin nasıl yapılacağına dair bütün detayları kitapçıklarda bulabilirsiniz, o konularda vaktinizi almak istemiyorum. Fakat bizzat şahid olduğumuz ve çoğumuzun önemsemediği veya aklına getirmediği noktalara temas etmek istiyorum.

Birincisi, gitmeden önce kesinlikle Hz. İbrahim Aleyhisselam’ın hayatını bir daha okumalıyız, Hz. İsmail ve Hz. Hacer validemiz hakkındaki bildiklerimizi yenilemeleyiz.

Ve mutlaka Rasûlullah (SAV) Efendimizin hayatını, siyretini kesinlikle bir daha gözden geçirmeliyiz.

Eğer önce Mekke’ye inecekseniz havaalanında veya uçakta ihrama gireceksiniz, elbiselerinizi çıkaracaksınız.

İşte elbiselerinizden soyunduğunuz gibi kalplerinizdeki her türlü kötülüklerden, pisliklerden ve basitliklerden de soyunmalısınız!

O ana kadar sürdürmekte olduğunuz İslam`ın yasakladığı davranışlarınız varsa, işte terk etmenin tam vaktidir.

İhrama girmek için elbiselerinizden soyunduğunuzda, kafanızdaki her türlü yanlış ve çarpık düşüncelerden de soyunmalısınız.

İslam`la, Kur`an`la ters düşen bütün fikirlerinizi, düşüncelerinizi, duygularınızı ve kanaatlerinizi elbisenizle birlikte çıkarıp oraya atmalısınız.

Yoksa siz ihrama girmeyi ne zannediyordunuz?

Düşünün bir kere, normal zamanlarda size helal olan eşinize yaklaşmanız, koku sürünmeniz, bir yeşil dal ve yaprak koparmanız, vücudunuzdan bir kıl koparmanız bile ihramla size haram kılınıyorsa, İslam’la taban tabana zıt fikir ve düşüncelerin durumunu artık siz hesap edin!

İhrama girdikten sonra Kâbe’yi görünceye kadar durmadan telbiye getireceksiniz, yani “Lebbeyk Allahümme lebbeyk…” diyeceksiniz.

Farkında mısınız? "Buyur ey Allah`ım buyur!" diyorsunuz, bu sözün anlamı budur.
Şimdi bu sözü bilerek mi söylüyorsunuz, bilmeyerek mi?

Gerçekten Allah-u Teala`nın bütün emirlerine ve yasaklarına "Buyur ey Rabbim, Senin her türlü emrin benim başımın ve gözümün üstünedir. Sözü tutulacak, emri tutulacak biri varsa o da Sensin, Senin hiçbir ortağın yoktur. Şüphesiz ki hamd Sanadır, nimet Senindir!" diyebiliyor musunuz?

Gerçekten sözü ve hükmü tutulacak tek makam olarak Allah`ı kabul ediyor musunuz?

Gerek Hac gerekse umre esnasında dilinizden düşürmeyeceğiniz bir kutlu söz de "Allahu ekber, yani Allah en büyüktür" sözü olacaktır.

Dilinizden düşürmeyeceğiniz bu söz, kalbinizdeki yerini bulsun, Allah gerçekten sizin yanınızda en büyük olsun.

Gözünüzde, gönlünüzde, kalbinizde Allah-u Teala`dan büyük kimse kalmasın.

Hep O`nun azameti bürüsün sizi. O`ndan başka her şey sizin gözünüzde toz tanecikleri gibi küçülsün de küçülsün.

Allah`ın emirleri, Allah`ın yasakları ve Allah`ın hükümleri sizin yanınızda "ekber" olsun, "en büyük" olsun.

Allah`ın korkusu sizin yanınızda ekber olsun, en büyük olsun. O`ndan başkalarının korkuları bir hiç olsun.

O`nun sevgisine ve muhabbetine bürünesiniz. O`ndan başkasının muhabbeti bir hiç kalsın sizin yanınızda.

Orada olduğunuz müddetçe Rahman`ın misafirleri olduğunuzu hiç bir zaman unutmayın, bu bilinç ve bu duygu sizden hiç uzaklaşmasın!

Sizinle birlikte Cebrail Aleyhisselam`ın bulunduğunu, Hz. Peygamber Aleyhisselam`ın ve arkadaşlarının oturup kalktığını tahayyül edin!

Bin dört yüz yıl önceki Mekke`nin ve Medine`nin havasına bürünün!

Dünya ile memleketinizle olan ilişkinizi Allah için birazcık dondurun!

Çok büyük bir zaruret olmadıkça memleketinizle iletişim kurmayın, cep telefonunuzu kullanmayın!

Mekke`de kaldığınız günlerde vaktinizin çok büyük bir kısmını kesinlikle Kâbe-yi Muazzama`da geçirmeye bakınız!

Eften püften sebeplerle, basit şeyler için Kâbe’den ayrılmayın.

Girmeden önce bütün ihtiyaçlarınızı giderin, girdiğinizde artık kolay kolay çıkmayın oradan.

Özellikle kaldığınız otel veya ev, eğer Kâbe’den biraz uzaksa sadece yatmak için gidin oraya.

Yemek ve benzer ihtiyaçlar için sakın vaktinizi otelde veya yollarda geçirmeyin!

Gücünüz yettiği kadar tavaf ediniz, çünkü orada yapılacak en faziletli amel tavaftır. Tavaftan yorgun düştüğünüzde oturun Kur`an okuyun veya namaz kılın!

Dinlenirken de gözlerinizi Kâbe`den hiç ayırmayın!

Gözünüz Kâbe’de olsun, diliniz Allah’ı zikretsin!

Kâbe’ye bakarak dua edin

Kendiniz için, evlatlarınız için, yakınlarınız için ciddi ve samimi dualar edin.
Sonra bütün Müslümanlar için, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar için dualar edin!

Eğer Medine`de iseniz vaktinizin en büyük bölümünü Mescid-i Nebevi`de geçirmeye bakınız.

Farz namazları kesinlikle ve kesinlikle Mescid-i Nebevi`de ve cemaatle kılmaya bakınız.

Unutmayınız ki Medine`de bunun için bulunuyorsunuz!

Yeryüzünün dört bir yanından gelen farklı mezheplere mensup Müslüman kardeşlerinizle karşılaşacaksınız, başka örf ve adetlerdeki kardeşlerinizi göreceksiniz,

Sakın cahillik etmeyin, taassupta bulunmayın, onları hemen eleştirmeyin! Onların hep iyi yönlerini görmeye çalışın!

İyice dikkat ettiğinizde onların sizde olmayan iyiliklerini ve güzelliklerini göreceksiniz.

Memleketinize döndüğünüzde anlatacağınız kardeşlerinize dair güzellikler arayın, bulun ve biriktirin.

Sakın Allah`ın evinin ziyaretçilerinin ayıplarını araştırmaya kalkışmayın! Onların yanlışlarını ve eksiklerini görmekten zevk alıyorsanız o zaman imanınızı iyice gözden geçirin.

Memleketinize döndüğünüzde onlar hakkında cahilce lakırdılara dalmak ve gıybetlerini yapmak için pusuya yatarak günah avcılığı yapmayın!

Herkes günahlarını affettirip analarından doğduğu gün gibi hacdan, umreden dönerken sizler sevaplarını silip süpüren, vebal yüklenerek dönen zavallılar olmayın!

Mehmet Göktaş / İnzar Dergisi – Nisan 2013

 


Mehmet Göktaş

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS