İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Bir kamusal alan olarak yeni medyada İslam daveti

2020-08-30
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

İlk insandan günümüze iletişim olgusu çeşitli amaçlar güdülerek ve her dönem farklı yöntem ve teknikler sayesinde olagelmiştir. Ünlü düşünürlerden Walter Ong’a göre, iletişimin temeli sözdür ve sözlü iletişim insanlar arasındaki ilk iletişim kurma yöntemidir. İnsan hayatında yazıdan önce sözcük ve onun duyulmasını sağlayan ses birincil öncelik taşımaktadır. Sesle ifadesini bulan sözcükler, sözlü kültür insanları için gücü temsil etmektedir. Sözlü kültürde insan belleği ön plandadır. Bu kültürde bilginin gücü tekrardan gelmektedir. Sözlü kültür uzun bir süre insanların ihtiyaçlarını karşılamalarına yetmiş ancak insanların değişen ve artan ihtiyaçları ile gelişen imkanları iletişimin de çeşitlenmesini sağlamıştır. Yazının insan hayatına girmesiyle birlikte iletişim daha kalıcı hale gelse de bu, zamanla insan belleğinin tembelleşmesine ve zayıflamasına neden olmuştur. Yazılı kültürün en önemli göstergesi kitaplardır. Bu dönemde kitaplara büyük önem verilmiştir. Eski dönemlerde, kitapların savaş ganimeti olarak kabul görmesi ve ilk yağmalanan yerler arasında kütüphanelerin bulunması, kitapların saygınlığının en önemli göstergelerindendir. Yazılı kültür matbaanın icadı ile birlikte yerini basılı kültüre bırakmış ve yazılı kültür ile başlayan konuşma ve yazı dili arasındaki fark keskinleşmiştir. Bu kültür insanların analitik ve nesnel bilgiye ulaşmasını beraberinde getirmiştir. Yazılı kültür ile başlayan iletişimin aracılanması serüveni matbaa sonrası yaşanan elektronik çağda zirveye ulaşmıştır. Ortaya çıkan telgraf, telefon, radyo, televizyon ve bilgisayar gibi teknolojik yenilikler yüz yüze yapılan iletişimin büyük oranda form değiştirmesine neden olmuştur. Elektronik çağda yaşanan gelişmeler iletişimin bağımsız bir disiplin haline gelmesini sağlamıştır. İnternetin 1989 yılında icat edilmesiyle birlikte iletişim büyük bir hız kazanmış, tüm dünya ile bağlantı kolaylaşmış ve McLuhan’ın tabiri ile dünya “küresel bir köy” haline gelmiştir. Bu dönem iletişimin, en yoğun, en hızlı, en ucuz ve en interaktif olduğu dönemdir. Şu an Türkiye’de 77,39 milyon insan cep telefonu, 62,07 milyon insan internet, 54 milyon insan da aktif sosyal medya kullanmaktadır. İletişimin çok zor ve maliyetli olduğu eski çağlardan bu kadar yaygın, kolay ve hızlı gerçekleştirilebilen bir eyleme dönüşmesi insan hayatını birçok anlamda kolaylaştırmış ve birçok avantajlar sağlamıştır. Bu yazımızda özellikle yeni medya olarak tabir edilen iletişim platformlarını ve yeni medya ile aracılanmış İslami daveti irdeleyeceğiz. Yeni medyayı, bilgisayar ağ yapıları arasında iletişim kurmaya yarayan yazılımlara dayanmakta olan, erişilebilirlik olanaklarını yükseltip toplum içerisinde etkileşim kurma yeteneğini artıran bir araç olarak tanımlayabiliriz. Söz konusu araç, toplumsal yaşamı tümüyle biçimlendirmekte farklı kamusal ortamların oluşmasına aracılık etmektedir. Çoklu ortam özelliğine sahip yeni medya, internet aracılığıyla yapılan iletişim olanaklarını ifade etmekte olup geleneksel medyanın gösterdiği monolog yapıyı ortadan kaldırarak süreksiz ve kesintisiz bir iletişime olanak sağlamaktadır. Bu bağlamda herkese ulaşma imkânı sağlayan bir araç olarak yeni medyanın önemli ve alternatif bir medya aracına dönüştüğü görülmektedir. Söz konusu önem yeni medyanın hem dinlerin hem de ideolojilerin fikirlerini yaymak için ilgi odağına dönüşmüş ve yeni medya fikri bir mücadele alanı haline gelmiştir. Yeni medya tüm inanç ve ideolojilerin olduğu gibi İslam’ın da fikirsel bazda bir mücadele alanı ve İslami davetin yapıldığı yeni bir mecra olmuştur. Peki İslami davet nedir? Amacı nedir? Yöntem ve tekniği nedir? Yeni medya tüm bunların gerçekleştirilebilmesi için yeterli bir alan mıdır? Tüm bu soruların cevaplarına geçmeden önce şunu belirtelim ki, İslami davet çağın tüm meşru ve etkili araçları kullanılarak yapılabilir. Arapça kökenli olan davet, birini çağırmak, bir şeyin gelmesini istemek anlamına gelmektedir. Ayrıca yine propaganda anlamına gelen diaye kelimesi de davet anlamında kullanılmaktadır. Davet dini bir terim olarak; çeşitli vasıta ve yöntemlerle İslam’ı ve tevhid esasını anlatarak benimsetmek, insanları Allah yoluna çağırmak, İslam’ın yaşanmasını teşvik etmek ve sağlamaktır. Davette esas olan içerisinde ilmin ve hikmetin, güzel öğüdün, şefkatin ve merhametin, yumuşak söz ve tatlı dilin, müjde, sakındırma ve uyarmanın olmasıdır. Tüm bunlar bağlamında çağın en etkili meşru iletişim araçları kullanılmalıdır. Bugün en etkili iletişim aracı olarak gösterilen yeni medya İslami davete büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Yeni medyanın İslami daveti kolaylaştıran özelliklerinin tamamını bu yazının içerisinde saymak mümkün değil ancak belli başlı olanları şu şekilde sınıflandırabiliriz;
  • Etkileşim özelliği: Yeni medya, iletişim sürecinde gönderici ve alıcının etkileşim içinde bulunabilmesine olanak sağlıyor.
  • Hipermetin özelliği: Hipermetin özünde sizi başka metinlere gönderen veya gönderme özelliğine sahip olan metin demek.
  • Multimedya özelliği: Yeni medyanın en önemli özelliklerinden biri de hikayemizi farklı medya araçlarıyla anlatabilmemizdir.
  • Üretici/tüketici ayrımının ortadan kalkması: Yeni medyada her tüketici aynı anda içerik üreticisine dönüşebilmektedir.
  • Yayılma hızı: Yeni medya, geleneksel medyanın zaman ve mekân sınırlılığını ortadan kaldırmıştır.
  • Maliyet: Yeni medya iletişimin en ucuz yapıldığı kitle iletişim aracıdır.
Bu özellikler göz önüne alındığında Müslümanların yeni medya öncesinde yaşadıkları zaman, mekân, maliyet…vb. birçok sorunun ortadan kalktığı görülmektedir. Özellikle yeni medya araçlarından Twitter, Facebook, İnstagram ve Youtube gibi çeşitli sosyal medya platformları İslami davetin yapılabileceği, etkisinin ölçülebileceği, analizlerin yapılabileceği ve türlü filtreleme yöntemleri ile mesajlarımızı istediğimiz kişilere, istediğimiz zamanda ulaştırabilme imkânı sağlamaktadır. İslami davetin iletişim araçları ile aracılanmasında dikkat edilecek ve takip edilecek bazı yöntem ve teknikler hayati önem taşımaktadır. McLuhan’ın önemli teorilerinden biri olan “medium is the message” yani “araç mesajdır” yaklaşımında mesajın farklı iletişim araçlarında farklı anlamlara gelebileceği ifade edilmektedir. Bu da araçların kendilerini insanların zihninde konumlandırma şekillerinden ve insanların medya araçlarını algılamalarından kaynaklanmaktadır. Örnek verecek olursak bugün Facebook ve İnstagram gibi araçların daha çok Z kuşağı tarafından kullanıldığı ve bu platformların Twitter’a göre daha apolitik olduğu düşünülmektedir. Yani bu platformlarda verilecek mesajın ciddiyet algılaması Twitter’a göre daha düşüktür. Yeni medyada davet belli bir sistematik ve strateji ile yapılmalıdır. Yani bu platformlar kullanıcı profili, insanlar tarafından algılanışı, kullanılış amacı, kullanılış yoğunluğu ve zamanlaması iyice analiz edilmeli ve çıkan sonuca göre içerikler oluşturulmalıdır. Örneğin, sosyal medya hesabı olan bir kişi takipçilerini belirttiğimiz şekilde analiz edip kendi hesabı için bir davet stratejisi oluşturmalıdır. Yine bir başka önemli husus da takipçilerde bir etki oluşturabilmesinde en az araç kadar içerikte izlenecek strateji de önemlidir. İçeriklerimizin bilgi vermek amaçlı mı, ikna etmek amaçlı mı yoksa saldırılara karşı bir cevap mı olduğu net olmalıdır. Son olarak günümüzün meşru ve etkili iletişim araçlarını İslam’ın hizmetinde kullanma konusunda belki tembellik, belki önemine vakıf olamama ama en önemlisi de birtakım olumsuzlukları bahane gösterilerek ihmal edilmesi nebevi davet metoduna uymamaktadır. Örneğin, Hz. Peygamber Hudeybiye’den döndükten hemen sonra kâtiplerine yazdırdığı altı adet davet mektubunu elçileri aracılığıyla dönemin ileri gelen devlet başkanlarına göndermiştir. Bu da gösteriyor ki Hz. Resulullah (S.A.V.) kendi döneminin kitle iletişim araçlarından olan mektubu aktif olarak kullanmıştır. Yine o dönem etkili bir iletişim aracı olan şiir de Peygamber efendimizin izni doğrultusunda Müslümanlar tarafından kullanılmıştır. Sahâbilerden Câbir b. Semure; “Ben Hz. Peygamber (S.A.V.) ile yüz defadan fazla oturdum. Ashâbı ona şiirler okuyor, cahiliye dönemiyle ilgili olayları zikrediyorlardı. Allah’ın Rasûlü de sesini çıkarmadan onları dinliyordu. Bazen de onlarla beraber tebessüm ediyordu.” demiştir.[1] Ebû Tâlib’in ve daha sonraki İslâm ve Müslümanlar lehine şiirle müdafaa ve propaganda yapanların bu işlerinde Hz. Peygamber (s)’in manası güzel olan, İslâm’ı müdafaa kastıyla söylenen şiirler ve şâirler hakkında takdir dolu ifadeleri etkili olmuştur. Hz. Peygamber (s), zamanın ünlü şâirlerinden Hassân b. Sâbit’e, Kureyş’i hicvetmesini, Cibril’in bu konuda kendisine yardımcı olacağını söylemiş, şiirin bir kısmının da hikmet olduğunu ifade etmiştir. Hz. Peygamber (s)’in insanları dine çağırmak ve güven telkin eden kişiliği ile muhataplarını etkileyip ikna etmek için başvurduğu yollardan biri de hitâbetti. Peygamberliğinin ilk yıllarında sadece kendi soyuna mensup insanlara Safâ tepesinde yaptığı konuşma İslâm hitâbetinin ilk önemli örneğidir. Bunlar gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bu örneklerden de anlaşılmaktadır ki Hz. Peygamber döneminin meşru ve etkili iletişim araçlarını kullanmıştır. [1] Nâsıf, Mansûr Ali, et-Tâc el-Câmi’li’l-Usûl fî Ahâdisi’r-Rasûl, Edeb, V/284.
inzar

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS