İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Bir fabrikanın kapısından girip ötekinden çıkmak...

2020-05-03
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Bir şeyler bilen bir dostumuz demişti ki: “Hocam, lise mezunu bir genç, organizedeki fabrikalardan birine orayı tanıtan birisiyle  girse, on beş yirmi dakika sonra öteki ucundan çıksa, artık o genç önceki genç değildir.” Zahmet edip bir şeyler okuyan, daha önce görmediği yerleri gören, işin ehli olan birisini dinleyen kişiler de böyledir, artık önceki kişi değildir o. Kafamızı penceremizden dışarı çıkarmalıyız, kendi kendimizi hapsettiğimiz küçük kulübemizden çıkıp gezinmeliyiz. Başkalarını da dinlemeliyiz, okumalıyız. Şimdiye kadar ezberleyip tekrar edip durduğumuz şeyleri sorgulamalıyız. Dinimizi savunma adına eskiden beri tekrar ettiğimiz düşüncelerin ne kadar etkili olduğunu, o delillerle şimdiye kadar kaç kişiyi ikna ettiğimizi gözden geçirmeliyiz. Unutmayalım ki sapkın düşünceler her gelişinde bağışıklık kazanarak geliyor, yani eski ilaçlar tesir etmiyor, ikna etmiyor, başka ilaçlar geliştirmeliyiz. Başta verdiğim fabrika örneğini eğer yaşamamışsanız fazla anlayamazsınız. İyi biliniz ki bir fabrikayı dikkatlice gezen bir genç hayata ait planlarını baştan sona değiştirir. Belki birileri gördüklerini olduğu gibi ezberleyerek kendisinin de böyle bir iş kurabileceğini düşünür. Fakat bazıları gördüklerini olduğu gibi kopya etmek yerine oradan başka düşüncelere sıçrama yapar. Okumak da böyledir, dinlemek de böyledir. Yani bir fabrikayı gezmek gibi. Önemli bir kitabı okurken, önemli bir insanı dinlerken onun güzel düşüncelerini aldığımız kadar asıl bizim aklımıza neler düşürdüğüne de dikkat etmeliyiz. Oradan aldığımız notlar kadar bizde yaptığı başka çağrışımlarına dikkat etmeliyiz. Akıldan daha büyük bir nimet yoktur, onun için aklımızı sonuna kadar çalıştırmalıyız. Fakat bundan daha güzel olanı, kendi aklımızla birlikte başkalarının aklını da alıp kullanmaktır. Düşünebiliyor musunuz, birileri aylarını yıllarını vermiş ve bir konuda ortaya ciddi bir eser koymuş. Siz onu bir kaç saat içerisinde okuyorsunuz, dinliyorsunuz, yani ona sahip oluyorsunuz, bundan daha akıllıca ne olabilir. Kendi bildiğiyle yetinen kişi hiç bir adım atamaz, sadece kendi aklına güvenip dayanan kişinin tökezleyeceği kesindir. Yeme içme ve dünya malına sahip olma konusunda kanaatkâr olacağız ama bilgilenme konusunda oldukça obur olacağız, açgözlü olacağız. Doyma nedir bilmeyenler gibi ilim adına hiç bir sofrayı kaçırmayacağız. Eğer kendimizi yenilemezsek unutulmaya mahkûmuz. Başlangıçta bir şeyler biliyor olsak da, bir takım şeyler yazıp çizmiş olsak da, hatta vaktinde birilerine sohbet ederek etrafımızda bir halka oluşturmuş olsak da... Eğer kafamızı dışarıya çıkarmamışsak, bilgilerimizi güncellememişsek silinir gideriz, sadece birileri için hatıra olarak kalırız, bayramlarda hatırlanırız o kadar. Evlere kapandığımız şu günlerin ne zaman sona ereceğini bilmiyoruz, o halde fırsata çevirerek üretime geçelim. Çevremizdekilere bir sürpriz yapalım, dışarı çıkmadığımız şu günlerde özellikle planlı bir okumayla bilgi ve kültür dünyamızı değiştirelim. İnternet üzerinden ulaşamayacağımız kitap kalmadı. Son olarak TÜBİTAK internetten binlerce kitaba ulaşma imkânı sağladı. Ondan önce de Diyanet Ansiklopedisi elimizin altındadır. Okumak ağır geliyorsa kendisini ispat etmiş nice akademisyen ve ilim adamını dinleme imkânına sahibiz. Kısacası tarihin hiç bir döneminde bilgiye ulaşmak bu kadar kolay olmamıştı. Böyle bir dönemde yaşayıp da bu dünyadan bir hiç olarak ayrılmak ne acıdır.
Mehmet Göktaş

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS