İlk insandan bugüne; bütün ilahi olan ya da olmayan dinlerin, felsefi akımların ve dünya görüşlerinin insana yönelik bir tanımı ve o tanım üzerinden onu yönlendirme çabaları vardır. En büyük çabaları ise muhataplarına hayatlarını adayacakları toplumsal ya da bireysel bir amaç sunmaktır. Bir gayeye sahip olup o uğurda yaşamak sonradan ortaya çıkmış bir şey değil, eşyanın kendi doğasında var olan bir şeydir.
Her varlık ve nesne sistemdeki amacıyla var olur. Eşya, hayvan, bitki, bakteri vs. her şeyin bir varoluş gayesi vardır. Varlık gayesine uygun davranmayan her şey anlamını yitirmiş demektir. Örneğin kalemin varlık gayesi, yazmaktır. Yazma gayesine uygun kullanılmadığında artık onun varlığının bir anlamı kalmamıştır demektir.
İnsanlar, uğrunda çaba harcayabileceği gayelerini kendi dini görüşünden, ideolojik bakışından veya felsefi tutumundan hareketle belirler. Bizler doğamız gereği ailemizden, ülkemizden ve içinde yaşadığımız dünyadan bir şekilde etkileniyoruz. Bunlar farkında olmasak da gayelerimizi, hayallerimizi ve fikirlerimizi besleyip bir şekilde etkisi altına alıyor. Bu anlamda son üç yüzyılımıza damgasını vuran ve hemen hemen her bireyi bir şekilde etkilemiş ve etkilemeye devam eden bir akım var: Modernizm.
inzar
- yy içerisinde "yeryüzünde cenneti kurmak" iddiasıyla ortaya çıkan modernizm; özellikle din, tarih, ahlak, varoluş, felsefe vb. kavramların tamamına sert eleştiriler getirerek yeni bir düşünce ve yaşayış biçimi ortaya koymaya çalıştı. Geleneğe ve geleneğin ürettiği düşünce yapısına savaş açtı. İnsan aklına sınırsız bir düşünce hakkı tanıyıp aklı putlaştırdı.
- Allah’a kulluk/ibadet (Zâriyât Suresi - 56. ayet)
- Yeryüzünde Allah adına halifelik (Bakara Suresi - 30. ayet)
- Zulme uğrayanlara özgürlük (Bakara Suresi 193. ayet)
- Allah’la insan arasındaki engelleri kaldırmak (Cihad ayetlerinin tamamı)
inzar