Trump’ı İktidara Taşıdığın İçin Teşekkürler Amerika

İnzar / Çeviri Makaleler
Donald Trump’ın İspanyol kökenlilere, Latin Amerikalılara, Müslümanlara ve Sihlere karşı yürüttüğü bağnazlık bütün engellere rağmen onu Beyaz Saray’ı mancınıkla vurmada başarılı kıldı.
Donald Trump’ın İspanyol kökenlilere, Latin Amerikalılara, Müslümanlara ve Sihlere karşı yürüttüğü bağnazlık bütün engellere rağmen onu Beyaz Saray’ı mancınıkla vurmada başarılı kıldı.

Aşırılık yanlısı iğneli sözleri onu evanjelik Siyonist Hıristiyanlar, ultra-sağcı aşırılık yanlısı beyazlar, hatta Obama yönetiminden ve 1970’lerden beri kötüleşen Cumhuriyetçi Partiden rahatsız olan beyaz orta sınıf nezdinde bile popüler hale getirdi.

Bu durum 21. Yüzyılda ivme kazandı ve çoğu kimse Trump’ın bağnazlığına kapıldı.

Siyasi analizciler Trump’ın kampanyasının er geç fiyaskoyla sonuçlanacağı beklentisindeydiler ama gittikçe büyüyen destek bazı sıkı Cumhuriyetçileri bile şaşırttı.

Kampanyası süresince ihtilaflı açıklamalar yapmaktan geri durmadı. Hatta cinsel saldırı içerdiği ileri sürülen konular bile ona zarar vermedi.

Aslında Trump’ın popülaritesi bağnazlığın başarısı veya Amerika’daki ana akım politikanın yanlışlığını temsil etmektedir. Aynı şekilde uzun süredir gözden düşen yabancı düşmanlığını yeniden ateşleme işlevi de gördü.

Hiç kimse Trump’ın bağnazlığının yakıt olduğu treni durdurmak için esaslı bir plana sahip değildi. ABD’deki stratejistler şimdi de durumu nasıl düzelteceklerine dair bir koşuşturma içindeler.

Peki, Trump gerçekten de durdurulabilir miydi? Belki gerçek ve anlamlı bir kurtuluş için dünyanın ihtiyacı olan şey bir Trump başkanlığıdır.

ABD kendisini demokrasi ve kapitalizmin kalesi, özgür dünyanın koruyucusu ve uluslararası insan hakları dağıtımı konusunda muhafız olarak görmektedir.

Amerikan Halkla İlişkiler makinası (ana akım medya, Hollywood vs.) on yıllardır bu cepheden saldırıyorlar ve bunu sorgulanır hale getiren de milyarder bir işadamı oldu.

Bir Trump başkanlığı modern/sömürgeci İslamofobik dünyanın gerçek doğasını Amerikan imparatorluğunun kâhyalığı adıyla açığa vurmaktadır.

11 Eylül saldırılarından sonra başlayan Teröre Karşı Savaş başlangıcında George Bush ve Amerikan kurumları sürdürdükleri mücadelenin İslam’a karşı olmadığını söylemek için çokça çaba sarf ediyorlardı.

Trump böyle yapacakmış gibi hareket eden biri değil, hatta kendi başkanlığı süresince Müslümanların ABD’ye girişinin yasaklanacağını ve DEAŞ mensubu olabilecekleri için tüm Suriyeli mültecilerin kendi memleketlerine gönderileceklerini söyledi.

Dile getirdiği görüşlerin Amerikan seçmenlerince geçerli kabul edilmesi Amerikan imparatorluğunun gerçek doğası hakkında açıkça bilgi vermektedir.

İslamofobik retoriği çoğu liberali, hatta pineklemekte olan muhafazakârları da uykularından uyandırdı. İnsan hayatına geniş ölçekli etkisi olan siyasi karışıklıkları çözme adına savaş paradigmasını kullananların ezdiği kitleleri bilinçlendirdi.

Batılı olmayan dünya, imparatorluğun yalnızca mutlak kontrol, egemenlik ve beyaz olmayanları boyun eğdirme isteğini gerçekleştirme amacı güttüğünü fark etti.

Amerikan imparatorluğunun, ırkçılık karşıtlığını, çok kültürlülüğü, kapsayıcılığı ve karşılıklı saygı gibi büyük operaları sadece ezilenleri pasifleştirmek için kullandığı ortaya çıktı.

Trump başkanlığı, uluslararası insan hakları rejimi yanılsamasını ve Amerika’nın demokrasiyi yayma girişimini ortaya çıkaracağı için yakında un ufak olacak.

Trump başkanlığı bu mitlerin maskesini indirip geçersiz kılacak. Çünkü modern/sömürgeci dünyanın küresel lideri olan Amerikan imparatorluğunun ancak şiddetle, aldatmayla, sahtekârlıkla ve yalanlarla ayakta durduğunu açıkça göstermektedir.

Sömürgecilik sonrası ortaya çıkan güç tesisinin devamı olan ve şekilsel sömürgeciliğin bitmesinden uzun süre geçmiş olsa da bu fikrin yönettiği bir dünyada yaşadığımızı gösterecektir.

Trump başkanlığı aslında özgür olmadığımızı anlamamızı kolaylaştıracaktır. Zulüm sadece şekil değiştirmeye güç yetiriyor.

Trump başkanlığı dünyanın bu gerçeği kavraması için bir kıvılcım işlevi görebilir.

Artık kendimiz ve dünya hakkında bildiğimiz her şeyin Avrupa-merkezli düşünürlerce kurgulanan egemenlik ve itaat ettirme amaçlı yeni bir sömürge ajandası olduğunu kavramaya başlayabiliriz.

Ona oy vererek Trump’ı iktidara taşıdığınız için teşekkürler Amerika.

Ahmed Jazbhay

Sunday Independent’da yayımlanan bu makale Süleyman Kaylı tarafından İnzar için tercüme edilmiştir.            

İnzar Dergisi – Aralık 2016 (147. Sayı)
 
28-12-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.