Tarihte Bu Ay - Ocak 2017

İnzar - Tarihte Bu Ay
Tarihte bu ay... Ocak ayında vuku bulan ve hafızalara kazınan olaylardan bazıları...
Ezanın Türkçe Okunması (30 Ocak 1932)

Laikliğin ve rejimin önündeki en büyük engel olarak halktaki İslami inancı görenler, her gün yeni bir tahrifata ve yeni ucube bir icraata imza atıyordu. Bu icraattan biri de Ezanın Türkçeleştirilmesiydi. İlk olarak 1931’de Atatürk’ün emriyle dokuz hafız dolma bahçe sarayına getirilirdi. Hafızlardan hutbe ve ezanın Türkçeleştirilmesi çalışmaları istendi. Çalışmaların neticesinde pilot bölge seçilen İstanbul’da ilk olarak 30 Ocak 1932’de Yerebatan Camii’nde hafız Rıfat tarafından Türkçe ezan okundu.18 Temmuz 1932’de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınladığı genelge ile ezanın bütün camilerde Türkçe olarak okunması istendi. Ezanın Türkçe metni Evkaf müdürlüklerine gönderildi. Bu ülkenin her karış toprağında memleketin işgalcilerden kurtarılması için kanıyla, canıyla mücadele etmiş olan Müslüman halka, Türkçe ezan 18 yıl boyunca dayatılarak, zorla okutuldu.

Ortabağ Katliamı (22 Ocak 1987)

PKK, Şırnak’ın Uludere ilçesi Ortabağ köyüne saldırı düzenledi. Saldırıda dördü kadın, sekiz kişi hayatını kayıp etti. PKK, ertesi gün, ‘öldürülenlerin devlet çetesi olduklarını ve bu gerekçe ile cezalandırıldıklarını’ açıkladı.

İbrahim Hoca’nın Şahadeti (06 Ocak 1992)

Aziz İslam şehidi İbrahim Hoca, 1 Ocak 1956`da Batman-Gercüş`ün Akburç (Kelehe) köyünde dünyaya geldi. İlkokulu kendi köyünde, ortaokulu Gercüş`te okuyan Şehid İbrahim Kızmaz, öğretmen lisesini okumak için gittiği Ergani`de Akıncı ve MSP gençliği ile tanışarak onlardan etkilendi. Ergani öğretmen lisesinden sonra Tepeüstü köyünde öğretmenliğe başlayan İbrahim Hoca, bu köyde kendini İslami ilimleri öğrenmeye verdi. Bu arada tanımaya başladığı İslam cemaatinin nurlu güneşi, O’nun da gönlünde parlayarak İslamî hizmetlerde aktif rol almaya başladı.  Şehid İbrahim Hoca; cesaret, ilim, fedakârlık gibi tüm meziyetleri ile İslam`a büyük hizmetlerde bulundu. Muş Malazgirt`te iki sene öğretmenlik yapan İbrahim Hoca daha sonra Nusaybin`e bağlı Tepeüstü (Tılmınar) köyüne tayinini istedi. Yedi yıl boyunca bu köyde öğretmenlik yaptı. 1984 yılında Nusaybin`e gitti. 1992 yılında şehid edilene kadar burada öğretmenliğine devam etti.

Şair, Yazar ve muttaki bir Müslüman olan hoca, onu tanıyanların gönlünde taht kurmuştu. Hoca, aktif olan İslam davetçiliği ile bölgenin birçok köyünü yaya olarak dolaştı. İslami tebliğini kesintisiz ve korkusuz bir şekilde sürdürdü. Onun çabaları sonucu Allah’ın lütfuyla birçok kişi hakkı ve hakikati tanıma şerefine nail olmuştur.

Mürtet örgüt Müslümanlara iftira atmaktan ve kin kusmaktan geri durmuyor, bulduğu her fırsata İslam davetçilerine saldırıyordu. İslam’a âşık olan Hocanın yaşantısı, kendini bölgenin tek hâkimi gören mürtet örgütün gözüne batmıştı. Hakkında ölüm kararı çıkarıldı. Birçok defa pusu kuruldu. Nihayet 06 Ocak 1992’de Nusaybin’de, görev yaptığı Edip Mungan İlköğretim okulunda, küçük bir öğrencisiyle beraberken silahlı saldırıya uğradı. Minik öğrencisiyle beraber, şehadet mertebesiyle Rabbine yükseldi.

Osman Güneş’in Şahadeti (15 Ocak 1993)

Kırk beş yaşlarında olan Şehid Osman Güneş, geçimini seyyar satıcılıkla sağlıyordu. PKK’nin dayatmalarına karşı Müslüman kardeşlerinin safında yer aldı. Kazandıkları üç beş kuruşla hem geçimlerini sağlıyor hem de elbirliğiyle cemaatlerini ayakta tutuyorlardı. O şehadete layık insan, sabahleyin işine gitmek için yola koyulurken, PKK’li çeteler işe gidiş güzergâhı üzerinde pusu kurmuşlardı. Şehid Osman, pusunun üzerine geldiğinde kurşun yağmuruna tutuldu. 15 Ocak 1993’te Silvan’ın Tekel Mahallesi’nde şehit olarak Rabbine yükseldi.

Menda Köyü katliamı (21 Ocak 1994)

Mardin’nin Savur ilçesi Menda köyüne saldıran PKK kan ustu. Çatışmada dört köy korucusu ölünce korkan kadın ve çocuklar bir eve sığındı. Bomba ve roketlerle eve ateş eden PKK, 15 kişiyi evde katletti. Olayda yaralananlardan biri de hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybetti.

Şeyh Hamza Katliamı (1 Ocak1995)

Kürtleri baskı ve zor kullanarak veya katlederek kendine bağlamaya çalışan PKK fırsat buldukça katliam yapıyordu. Diyarbakır’ın Kulp ilçesi Şeyh Hamza köyüne baskın düzenleyen PKK 21 kişiyi kurşuna dizdi. Olayda ölenlerin çoğu çocuk ve kadınlardı. Olayda sadece bir korucu öldürüldü. PKK, ölen mazlumları çete olarak ilan edip onun için öldürdüğünü duyurdu.

Hizbullah Cemaatine Türkiye Genelinde Operasyon (28 0cak 2000)

Devlet Hizbullah cemaatine karşı seri operasyonlara başladı. Beykoz’da Hizbullah’ın arşiv evine yapılan operasyonda cemaatin rehberi şehit edildi. Hemen akabinde karalama ve amansız saldırı furyası başlatıldı. Televizyon ekranlarında çarşaf çarşaf animasyonlarla düzenlenmiş iftira kampanyası yapıldı. Ardından yersiz zamansız operasyonlar başladı. Hatay’da yapılan operasyonda 15 kişi işkencelerden geçirildikten sonra tutuklandı. Bir gün sonra Muş’ta 35, Denizli’de 6, Bitlis Tatvan’da 16, Adana Osmaniye’de 21 kişi, Hatay’da 14 kişi tutuklanma emriyle işkencelerden geçirilmek üzere gözaltına alındı. Öte yandan kırk bin kişi hakkında arama yakalama emri çıkarıldı. Her yakalanan, birer suç makinesi ve öcü gibi kamuoyuna gösterilmeye çalışılıyordu.

Terör şebekesi, mazlum Filistin halkına vahşet döktü (04 Ocak 2008)

Uyguladığı ambargodan hızını alamayan terör şebekesi, arkasında duran şer odaklarının onayıyla 27 Aralık 2008’de savaş uçaklarıyla Gazze’ye saldırdı. Saldırıda hedef gözetilmeksizin bütün yerleşim yerleri bombalandı. Terör Şebekesi 04 Ocak 2008’te yirmi bin asker ile tanklar ve toplarla, havadan f-16’larla Gazze’ye girdi. O gün tarihinin en büyük katliamlarından birini gerçekleştirdi. Savaş uçakları sadece üç dakikada 100 saldırı dalışı gerçekleştirdi. Yirmi günde çocuk, kadın, yaşlı bin dört yüzden fazla Filistinli şehit edildi. Beş binden fazla Filistinli yaralandı. Şehitlerden 412’si çocuktu. Dokuz bin ev yıkıldı. Yirmi yedi Cami tahrip edildi. Otuz dört hastane ve altmış yedi okul bombalandı. BM, sözde Barış havarileri suskun kaldı. 18 Ocak 2008’de terör şebekesi saldırıları durdurdu.

Hizbullah Manifestosu yayınlandı (18 Ocak 2012)

İslami davet çalışmaları ile sahada sürekli ve verimli bir mücadele veren Hizbullah cemaati 37 maddelik bir manifesto yayınladı. Manifestosunda ;

“Hizbullah Cemaati, Kürt halkının İslami ve insani haklarının güvence altına alınacağı anayasal çözüm, özerklik, federasyon ve bağımsızlık gibi tüm seçeneklerin tartışılabileceğini düşünmektedir. Kürtçenin resm dil olması ve başta eğitim, öğretim olmak üzere Kürt halkına her alanda Kürtçe ile hizmet verilmesi için gerekli çabayı gösterir. Hizbullah, inanç ve ideolojisi ne olursa olsun; hiçbir cemaat, tarikat, parti, örgüt, grup veya siyasi oluşumla yersiz sürtüşmelere girmeyi uygun görmemektedir. Ancak varlığına yönelik saldırıları da kabul etmemektedir. Böylesi bir durumda meşru müdafaa hakkını kullanarak, gerekli gördüğü her türlü tedbire başvurur.” Dedi.

Askeri Cunta 49 kişiyi Katletti (26 Ocak 2014)

Halkın desteği ile iktidara gelen Mursi hükümetini deviren askeri cunta, halka karşı kin kustu. Hüsnü Mübarek’in devrilmesinin yıl dönümünde bir araya gelen halkın üzerine ateş açıldı. 49 kişi hayatını kayıp etti. Ayrıca askeri cunta Müslüman kardeşlerin Mısır’dan silinmesinin gerekli olduğunu açıkladı.

PKK HÜDA PAR’ın Seçim Çalışmalarına Saldırdı (30 ocak 2014)

Seçim çalışmaları için Lice ilçesine giden Hüda Par’lıları hazmedemeyen PKK, peşine taktıkları birkaç kişiyi, adeta hipnoz ederek saldırıya geçtiler. HÜDA PAR’lılar da kendilerini savunmaya geçince, kavga çıktı. Polis kavgayı yatıştırmak yerine PKK’lilere yardım etti. Çünkü polisin kefaletinde bırakılan araçlar ateşe verildi.

PKK Kapıları İşaretledi. (10 Ocak 2015)

Çözüm süreci ile azgınlaşan PKK’nin, Cizre ve Nusaybin gibi yerlerde kendisine muhalif olan Müslümanların evlerini işaretlediği söylentisi yayıldı. Bunun üzerine HÜDA PAR Cizre ilçe başkanı bir açıklama yaptı. Başkan olayın bir provokasyon olduğunu açıkladı. Başkan: “Bazı haber sitesi ve sosyal paylaşım sitelerinde Cizre’de Nur Mahallesi’nde bazı evlerin kapı ve duvarlarına siyah boya ile çarpı işareti konulmuştur. Yaptığımız araştırmalara göre bu tür girişimler art niyetli ve provokasyon peşinde olanların çabalarıdır. Bu tür provokasyonlara da halkımız itibar etmeyecektir. Bu tür provokasyon peşinde olanlar emellerine ulaşamayacaktır” dedi.

Sultan Ahmet’te İntihar Saldırısı (12 Ocak 2015)

DEAŞ İstanbul Sultan Ahmet’te intihar saldırısı yaptı. Saldırının hedefinde Türkiye’de turist olarak bulunan bir grup Alman vatandaşı vardı. Saldırıda on üç kişi hayatını kayıp etti.

Şakir Direkçi / İnzar Dergisi – Ocak 2017 (148. Sayı)
 
18-01-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.