Tarihte Bu Ay - Kasım 2016

İnzar - Tarihte Bu Ay
Tarihte bu ay... Kasım ayında vuku bulan ve hafızalara kazınan olaylardan bazıları...
Hizbullah Liderlerinden Mehmet Sudan Derdest Edildi (01 Kasım 2000)

Hizbullah cemaatine karşı başlatılan kesintisiz operasyonların devamında İstanbulda Hizbullah liderlerinden olan Mehmet sudan ve beraberinde on iki kişi derdest edildi. Operasyonda Medine Kağan, Ayhan Kağan, Selim Kağan, Ali Ustaoğlu, Eyüp Kişi, Faruk Önalan, Yasin Demir, Celal Keskin, Adalet Keskin, Murat Keskin, Bayram Keskin ve Yavuz Sağlar zindana atılmak üzere, gözaltına alındı.

Balfour Deklarasyonu Yayınlandı (2 Kasım 1917)

Daha önce Osmanlıların denetiminde olan Filistin toprakları Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngilizler tarafından işgal edildi. Aynı zamanda Mısır’ı da sömürüsüne aldı. Ama bu topraklarda hiçbir zaman rahat etmediler. Müslüman halk bunlara hep düşman gözü ile baktı. Onlar da ellerinden geldiğince şeytani plan ve projeler düzenlemekten geri kalmadılar. 2 Kasım 1917’de İngiliz Dışişleri Bakanı olan Balfour, Yahudi Teşkilatı Federasyonu Başkanına bir mektup yazdı. Bu mektupta Filistin topraklarında bir Yahudi devletinin kurulması için bütün şartların uygun hale getirilmiş olduğu dile getirildi. Bu mektup Balfour’un ilk deklarasyonu olarak tarihe geçti. Bu mektupla beraber dünyada dağınık olan Yahudiler Filistin topraklarında toplanmaya başladı. İngiltere, Fransa, İtalya ve ABD bu deklarasyonu ve akabinde kurulacak bir Yahudi devletini destekleyeceklerini ilan ettiler.

Nitekim bütün Arap ülkelerinin muhalefetine rağmen Birleşmiş Milletler 29 Kasım 1947’de, Filistinlilerin işgal edilmiş topraklarında bir Yahudi terör devletinin kurulmasını kararlaştırmıştır.

Ecevit Öldü ( 5 Kasım 2006)

Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit, 172 gün tedavi gördüğü GATA`da öldü. 172 gün yaşam destek ünitesine bağlı olarak bitkisel hayatta kalan eski Başbakanlardan Bülent Ecevit eceline teslim oldu. Darbelerden beslenerek parlatıldı. İhtilalcıların kurucu meclis üyeliğini yaptı. Başörtülü bir Müslüman bayan milletvekiline yönelik olarak, eline sokuşturulan bir kâğıdı okuyarak;" Burası, hiç kimsenin özel yaşam mekânı değildir; devletin en yüce kurumudur. Burada görev yapanlar, devletin kurallarına, geleneklerine uymak zorundadırlar. Burası, devlete meydan okunacak yer değildir. Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz!” dedi. Sonunda hak sorulan Hakk’ın divanına gitti.

Hüseyin Arıc’ın Şehadeti (7 Kasım1993)

Kürdistan da yaşayan halkın, İslami hassasiyetlerinden kimsenin şüphesi yoktur. Ancak sistem tarafından asimile edilmeleri yolunda kendilerine türlü türlü zulümler yapıldı. İnsani ve İslami hakları gasp edildi. Bu nefretin birikintisiyle, halk karşı duran bir başka zulüm birikintisini kurtarıcı gibi görmeye başladı.

1962’de İdil’in bereketli köyünde doğan Hüseyin askere gidip geldiğinde kendi köyünün çok değiştiğini, gördü. İslami hassasiyetlerinden dolayı köyden hicret eder. Geldiği İdil ilçesinde İslami camianın saflarında İslami çalışmalarına başlar. Yakınları tarafından yalnızlığa bırakılması onu davasından geri bırakmadı. Bir müddet sonra İslami çalışmalar için tekrar köye döner. Kısa bir sürede sabrın bereketini görmeye başlar. Bunu hazmedemeyen mürtedler geceleyin uzun namlulu silahlarla köye saldırır. Hüseyin 7 Kasım 1993’te otuz iki yaşında şehit olarak rabbine rücu eder.

Hizbullaha Karşı Ekip ABD Eğitimi Almaya Gitti (11 Kasım 2001)

Emniyetten yapılan açıklamaya göre Hizbullah cemaati ile etkin mücadele için ABD’ye bir ekip gönderildi. Söz konusu Guantanamo işkencecilerini eğiten ekip Türk timini de Hizbullah ile mücadeleye hazırladı.

İslam Cemaati Mensuplarına İdam Verildi (13 Kasım 2007)

Vahşi işkencelerden sonra cebren imzalatılan ifadelere binaen yargılanan ve Nusaybin dosyası olarak bilinen Hizbullah cemaatine mensup 22 Müslüman’a müebbed cezası verildi.  Kaan Aktaş, Mehmet Salih Aslan, Abdurrahim Haşimi Güneş, Hayrettin Demir, Abdurrahman Orhan, Şeyhmus Uğur, Sait Özbey, Adnan Aktaş, Mehmet Kadri Can, İbrahim Güler, Mehmet Şerif Bayındır, Zeki Şinego, Selami Sevim, Mehmet Ziya Gümüş, Hayrettin Şayık, Selman Dil, Ömer Saruhan, Mehmet Mansur Demir, Mehmet Beşir Demir, Mahmut Avcı, Aziz Keskin ve Mehmet Asım Şinego`ya  "Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmek ve yerine şeri esaslara dayalı İslam devleti kurmaya kalkışmak" tan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası verildi.

Mısır Cuntası Katliam Startı verdi (20 Kasım 2013)

Mısır’da Hüsnü Mübarek’in devrilmesinden sonra yapılan seçimlerde, Mursi ezici bir çoğunlukla cumhurbaşkanı oldu. Bunu hazmedemeyen batı ve doğu fitnebazları, Mısır askeriyesinin kulağına fısıldadı. Askeri cunta yönetime el koyunca halk meydanları hınca hınç doldurdu. Birkaç gün sonra aynı fitne odaklarından gelen emir ile asker meydanlardaki halka saldırdı. Binlerce kişi, dünyanın gözü önünde en feci şekilde katledildi. Hukuktan, insan haklarından bahs eden batı, bu katliama karşı lal kaldı, sağır kaldı, kör kaldı!

Ahmet Arık’ın Şehadeti (22 Kasım 1993)

Mardin’in Mazıdağı ilçesinde 1971’de doğan Ahmet, henüz küçük yaşlarda İslami davetin saflarına katıldı. Askerlikte en zor şartlar altında dahi İslam’ı okudu ve fırsat buldukça okuduklarını arkadaşlarına anlattı. Birçok gencin bilinçli İslam’la tanışmasına vesile oldu. 22 Kasım 1993’te İslami davetçilere nefreti kendilerine azık edinen saldırgan şebekenin hücumuna uğradı. Şahadet mertebesiyle 22 yaşında taptaze bir fidan iken Rabbine yükselir

HÜDAPAR’a Saldırı Görüntüleri Ortaya Çıktı (23 Kasım 2014)

İslam coğrafyası Müslümanların damarlarından akan bir kan gölüne dönmüştü. Bu oyunun şarlatanları, emir erleri olan PKK’ye Kürdistan’da da aynı şeyi yapmalarını emredince 6-8 Ekimde bölgede her taraftan Müslümanlara saldırı başladı. Bu saldırıların uzantılarından biri de Kızıltepe’de gerçekleşti. Aylar sonra saldırının görüntüleri medyaya sızdı. Silahlı kişiler binayı kuşatıyor. Binanın yakılması, içerdekilerin öldürülmesi talimatları veriliyor. Aralarından biri “hevalno berxwedana Kobanéye, lı wanxın(arkadaşlar Kobani direnişidir vurun onlara!)” diyor.

İslam Davetçilerine İdam verildi (24 Kasım 2006)

Çeşitli kumpaslar ve şantajlarla Müslümanların üzerine hücum startı veren karanlık odaklar, Ankara’da derdest edilen Müslümanlara ceza yağdırdı. Hizbullah davasından yargılanan M. Emin Alpsoy, Şeyhmus Alpsoy ve Mustafa Gürler’e müebbed, diğer yirmi dört Müslümana da Hizbullah örgütüne üyelik cezası verdi.

Şapka İnkılâbına olan tepki idamla neticelendi (24 Kasım 1925)

Avrupalıları silah ve süngüyle ülkelerinden kovan Müslüman halk savaşın yorgunluğu içerisinde iken, Yeni Cumhuriyet, Avrupai kültürü halka dayattı. Bu dayatmalardan bir tanesi olan Şapka Devrimi 24 Kasım 1925’te henüz tasarı aşamasında iken, Erzurum’da halk bu anlaşılmaz tasarıya karşı sokağa döküldü. Cumhuriyetin bekçileri buna karşılık Erzurum’da sıkıyönetim ilan etti ve jet hızıyla sadece Erzurum’da 30 kişiye idam cezası verdiler. 25 Kasım 1925’te Şapka Kanunu Meclis’ten geçerek kanunlaşırken, Rize’de bu ve benzer dayatmalara karşı gösteriler yapıldı. Gösterici 8 Müslüman idam edildi. 28 Kasım 1925’te bu kanun yürürlüğe girdi ve bununla başta memurlar olmak üzere herkes şapka giymek zorunda kaldı. Hemen akabinde, 30 Kasım 1925’te İslamî edep ve ilim kaynaklarından biri olan Tekke ve Zaviyeler kapatıldı. Şapka Kanunu çıkmadan önce İskilipli Atıf Hoca “Frenk Mukallitliği” adlı bir kitap yazmıştı. Cumhuriyetçiler, Şapka Kanununa karşı diyerek kitabı toplamakla yetinmeyip Atıf Hoca’yı da idam ettiler.

Mürtet Çeteler Bingöl’de Camiye Saldırdılar (25 Kasım 1993)

İslam davetinin güneşi, Kürdistan’ın sarp dağlarından yeniden bir güneş gibi doğunca karanlıkta yaşayan, boşlukta olan birçok kişi bu davetin saflarına doğru koştu.

Önceleri avamî bir hayat yaşayan Şehit Ziya, bir arkadaşının ölümü vesilesi ile İslam daveti ile tanışır. Bundan sonra adeta aradığını bulmuşçasına ömrünü İslam’a adayarak yaşamaya başlar. Kendi köyünde çok sevdiği arkadaşı Süleyman Berdibek ile beraber Kur’an dersi vermeye başlarlar. İslamî tebliğ faaliyetlerinde bulunur. Bir süre sonra yakalanan Ziya, dört ay zindanda kalır. Zindandan çıktıktan sonra davet hayatına daha bir hız vererek devam eder. Bu durum mürted örgütün çetelerinin gözüne batar. Mürted örgüt çeteleri, 25 Kasım 1993 günü camiye saldırı düzenlediler. Saldırıda saldırganlardan dördü cehenneme yuvarlanırken Ziya, çok sevdiği davet arkadaşı Süleyman Berdibek’le beraber şehit olurlar. Şehit Ziya, Bingöllü olup şehid olduğunda yirmi iki yaşındaydı.

Şalit’e Karşılık 980 Filistinli Serbest (29 Kasım 2011)

Terör Şebekesi birçok Filistinliyi esir olarak zindanlara atmıştı. Hamas bir İsrail askerini kaçırdı. Gilat Şalit isimli siyonist asker iki buçuk yıl Filistinlilerin elinde esir kaldı. Daha sonra İsrail ile yapılan görüşmelerde Gilat karşılığında 980 Filistinli serbest bırakıldı.

Wikileaks Belgelerinin Açıklanması (29 Kasım 2010 )

ABD’nin dünyada iki yüz yetmiş civarında elçiliği vardır. Bu elçiliklerin ABD ile olan yazışmalarını Wikileaks adlı internet sitesi ele geçirerek yayınladı. Dünya medyasının gündemine bomba gibi düşen haber adeta deprem etkisi yaptı. ABD elçilikleri; yakın tarihte geçmiş savaşlardan bugüne kadar olan durum, iktidarların, zenginlerin, görebildikleri bütün kesimlerin meziyetlerini, zaaflarını, temayüllerini hâsılı kelam bütün durumlarını rapor etmişlerdi. ABD’nin bütün ülkelerdeki elçilikleri; adeta birer casus yuvası gibi çalışıyor ve işbirlikçileriyle sürekli fiskos halindedir. İşin ilginç ve dikkat çekici yönlerinden biri şu ki ülkelerdeki muhalefetler veya zıt kutuplar birbirlerinin zaaflarını gördüklerinde olabildiğine haykırarak halkın karşısında dile getirirler. Ama burada kimse kimseyi dikkat çekici bir şekilde eleştirmedi ve bu konuyu dile getirmedi. Kanaatimizce bu sepette birçok kesimin kirli çamaşırı vardı. Kimse fazla karıştırmaya yanaşamadı. Hem bu ve benzeri sızıntılardan sonra yeniden dizayn etmeye çalıştıkları İslam coğrafyasında kan fokur fokur kaynamaya başladı.

Mehmet Şadir / İnzar Dergisi – Kasım 2016 (146. Sayı)
 
24-11-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.