Tarihte Bu Ay - Haziran 2016

İnzar - Tarihte Bu Ay
Tarihte bu ay... Haziran ayında vuku bulan ve hafızalara kazınan olaylardan bazıları...
Altı gün savaşı (5-10 Haziran 1967)

5 Haziran 1967’de İsrail ve Mısır, Ürdün ve Suriye arasında başlayan ve altı gün süren bir savaştır.

Arap ülkelerindeki kralların her biri kendi koltuklarının sevdasına bir şekilde batılı ülkelerin güdümündeydi. İsrail ise işgal ettiği toprakları genişletmenin hesaplarını yapıyordu. Daha önce terör devleti israil, İngiliz ve Fransız desteği ile Süveyş bunalımı sırasında Mısır’ın bir kısım toprağını işgal etmişti.1967’de Mısır’ın işgal edilen topraklarını geri alması ve Akabe Körfezi’nin girişini kapatması savaş sebebi sayıldı. Terör yuvası bu savaşla topraklarını tam dört kat daha fazla genişletmiştir. Savaşın sonunda herhangi bir barış anlaşması yapılmadı. Ama görünen şu ki Mısır, Hüsnü Mübarek döneminde terör yuvasının bir dediğini iki etmiyordu.

İsrail bu savaşla Mısır’ın Sina Yarımadası’nı, Suriye’nin Golan Tepeleri’ni ve Filistin’in Gazze Şeridi ve Batı Şeria topraklarını işgal etti.

PKK Çevrimli Köyü Katliamı (11 Haziran 1990 )

Bölge halkından bir kısım insan PKK’nin baskısından korunmak için korucu olmuştu. PKK korucu olan Şırnak Çevrimli Köyü’ne baskın düzenledi. Baskında öldürülenlerden dördü korucu geriye kalanlardan 12 si çocuk yedisi bayan ve üçü sıradan köylülerdi.  Yirmi yedi kişi feci şekilde katledildi.

Muhammed Emin Ülkü’nün Şahadeti (11 Haziran 1992)

Altı yaşında başladı ilim tahsiline. Ortaokul sıralarında Hizbullah cemaatinin saflarında İslami davetini sürdürdü. Yirmi yaşlarındaydı. Girdiği toplumları belağatıyla mest ediyordu. Yılların Seydaları onu dinlerken hayran kalıyordu. Silvan’ın nadide güllerindendi. Bu güzel gencin edep dolu daveti mürtetleri endişelendirdi. Ve pusu kurdular henüz yirmisinde olan Muhammed Emin’in yol güzergâhında. Acımasızca kurşun yağmuruna maruz kalan Muhammed Emin şahadet elbiseleriyle Rabbine yükseldi.

Batı Çalışma Gurubu Oluşturuldu (11 Haziran 1997)

Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde irticaya karşı Batı Çalışma Grubu oluşturulduğu bildirildi.Derin güçler Müslümanların potansiyel düşman ve tehlike olduğuna karar verdiler. Bu güçler Müslüman halktan aldıkları vergilerle Müslümanları sindirme planlarını şer odaklarıyla beraber devreye koydular. Bunlardan bir tanesi BÇG’ydi. Bu gurup namaz kılan, örtülü olan Müslümanları fişleyip emir aldıkları odaklara gereği yapılmak üzere bildiriyorlardı.

Bakanlar Kurulunun Utanç Kararı (11 Haziran 1999)

Merve Kavakçı, milletin oyuyla Fazilet Partisinden milletvekili olarak seçilmişti. o günlerde memlekette kaos ortamı vardı. Faili meçhuller, ekonomik sıkıntılar, farklı farklı sorunlar almış başını gidiyordu. Ama okumuş bakanların kendilerince farklı çok mühim bir işi vardı. Bakanlar kurulunun da işi Merve hanımın başörtüsüydü. Onun için gündem oluşturuldu. Kurul kararı ile vatandaşlıktan atıldı. İlginç! Merve hanımın başörtüsü öldürülen onca insanın kanından, talan edilen köylerden, ekonomik buhranlardan daha ehemmiyetli ve öncelikli konuymuş da, halk bunu bilmiyordu. Okuyan bakanlar biliyordu!

Şeyh Mahmut Berzenci Yaralı Olarak Derdest Edildi (17 Haziran 1919)

Emperyalist güçler Ortadoğu’yu dizaynetme ve paylaşma konusunda birbirleri ile kıran kırana mücadele ediyorlardı. İngilizler ve Kemalistler Musul üzerine anlaşamıyorlardı. Merkezde Musul, genelde Güney Kürdistan’da bir boşluk yaşanmasıyla beraber paylaşım savaşı da vardı.

Buralar Osmanlıların hâkimiyetinde olduğu son dönemlerde İTTİHAT’çılar başa geçince, bölgenin önemli ve etkin şeyhlerinden olan Şeyh Said Berzenci, kıyamı başlatır. Kıyam Jön Türkler tarafından bastırıldı. Düzenlenen bir suikast sonucu Şeyh Said Berzenci ve oğlu Şeyh Ahmet şehit edildi. Geriye kalan oğul şeyh Mahmut Musul’a sürgün edildi ve gözetim altında tutuldu. Daha sonraları bu duruma tepki veren Kürt aşiretler Şeyh Mahmud’un serbest bırakılmasını aksi takdirde bu durumu kabul etmeyeceklerini bildirdiler. Şeyh Mahmut, Süleymaniye ye gönderildi. Şeyh Mahmut Süleymaniye’ye geçince halkı tekrardan toparlamaya başladı. Bölgede işgal gücü olarak bekleyen İngilizlere bir mektup göndererek bölgenin idaresinin kendi hakları olduğunu ve idarenin başına geçme isteğini bildirdi. İngilizler şeytani bir manevra için teklifi kabul ettiler. Şeyh Mahmut, Kürdistan’ın idarecisi konumuna geldi. Şeyh Mahmut İdari kadrosunu oluştururken, İngilizlerin kendi adamlarını önemli noktalara yerleştirmeye çalıştıklarını gördü. Şeyh bölgedeki Kürt aşiretleri ile istişare ederek kıyamı başlattı. Kıyama İran’daki Kürtler de destek verdi. Kısa dönemde kıyam bütün bölgeye yayıldı. Bölgenin önemli bir kısmı kontrole alındı.

Şeyh,17 Haziran’da İngilizlerle girdiği bir çatışmada damadı şeyh Hama Garib ile beraber yaralı olarak derdest edilince, kıyam güçleri dağılmaya başladı. Şeyh Mahmut ve şeyh Hama Garip İngilizlere karşı çıkmak ve İngiliz bayrağını indirerek, yerine Kürdistan bayrağını asma suçlaması ile idam cezasına çarptırıldılar.

Çeçen Komutan Şamil Basayev’in Budennovsk Kenti Hastanesi’ne Baskın Yapması (18 Haziran 1995)

Uzun yıllardır her gün yeni katliam ve talanlarla devam eden Çeçen özgürlük savaşına dünya adeta kulak tıkamıştı. Rusya bütün ateşkes tekliflerini duymazlıktan gelerek sürdürdüğü katliamlarına devam ediyordu. Hem dünyanın dikkatini çekmek hem de savaşı durdurmak için Çeçen lider Şamil Basayev, 150 kişilik bir mücahit birliği ile Rusya’da büyük bir hastane olan Budennovsk Kenti Hastanesi’ni basarak bin kişiyi esir aldı. Bu baskından sonra Ruslar görüşme tekliflerini kabul ettiler.

M. Sıddık Yılmaz’ın Şehadeti (20 Haziran 1992)

İslami davanın saflarında bulunma şerefine nail olan M. Sıddık 1969 yılında Batman’da doğdu. Cesaretiyle gençlerin arasında bir gül gibiydi. Mürted örgüt, halkın üzerindeki, özelikle İslami kesimin üzerindeki baskılarını zirveye çıkarmış, Müslümanlara hayat hakkı tanımıyordu. M. Sıddık, meydanlarda Ömer gibi dolaşır bu günlerin sayılı günler olduğunu adeta lisan-ı haliyle haykırıyordu. Mürted örgüt M. Sıddık’ı takibe aldı. Önünde pusu kurdu. Kalleş çeteleriyle M.Sıddık’ı çapraz kurşun yağmuruna tuttu. M.Sıddık orada şahadetle şereflenerek Rabbine yükseldi.

Fazilet Partisi Kapatıldı (22 Haziran 2001)

Laik cumhuriyetin ilkelerine aykırı olduğu iddiasıyla Fazilet Partisi kapatıldı. Anayasa Mahkemesi, FP`yi ``Laik Cumhuriyet ilkesine aykırı eylemlerin odağı`` olduğu gerekçesiyle 3 ret oyuna karşılık 8 kabul oyuyla temelli kapattı.

PKK Susa da Katliam Yaptı (25 Haziran 1992)

PKK, Kürdistan’da palazlandırılmıştı. O da kendisine muhalif bütün güçleri öldürerek yok etmeyi hedefledi. Listenin başında İslam davetini üstlenen Hizbullah cemaati mensupları vardı. Asker elbiselerini giyen PKK militanları Silvan’ın Susa Köyünü Baskın düzenlediler. Camiyi çeviren onlarca asker kılığındaki militan, ayakkabıyla içeri girerek, içerdekilerin ellerini bağlayarak kurşun yağmuruna tutu.10 kişi şehit edildi.

Şeyh Said ve 46 Arkadaşının Şahadeti (28 Haziran 1925)

1925 Şubat ayında Kürdistan’ın hepsini içine alacak bir kıyamı başlatan Şeyh Said, kısa bir sürede birçok bölgeyi kontrolüne aldı. Kıyam güçleri Diyarbakır’a yöneldiler. İki yönden saldırıya geçtiler. Diyarbakır’ın büyük bir kısmı alındı. Ganimet silahlar halka dağıtıldı. Zor durumda kalan rejim güçleri, bildik oyunlarını devreye koydular. Bazı aşiretleri yanlarına çekmeyi başardılar. Kıyam kırılmaya başladı. Şeyh Said ve arkadaşları yeniden kıyamın güçlerini toparlamak için İran’a geçmeye karar verdiler. 15 Nisan 1925’te bacanağı Binbaşı Kasım tarafından ihbar edilince aynı gün Muş’un Varto ilçesi Abdurrahman Köprüsü’nde esir alındı. Bir kısmı yaralı da olan kıyamın önde gelenleri, Diyarbakır’a getirildi. Onlar geldiğinde kıyamın iki önemli ismi olan Cibranlı Halit Beg ve Yusuf Ziya idam edilerek şehit edilmişlerdi. 28 Haziran 1925’te Şeyh Said ve kıyamın önde gelenlerinden 46 arkadaşı idam edilerek şehit edildiler.

Mehmed Şakir Direkçi / İnzar Dergisi – Haziran 2016 (141. Sayı)
 
27-06-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.