Tarihte Bu Ay - Ekim 2015

İnzar - Tarihte Bu Ay
Tarihte bu ay... Ekim ayında vuku bulan ve hafızalara kazınan olaylardan bazıları...
Fahrettin Çelik Şehit Edildi (5 Ekim 1992)

Babası imam olan Fahrettin Çelik, Batmanın Gercüş ilçesine Bağlı Zeliye köyündendir. İslâmî eğitimini aileden aldı. Medrese ile beraber okulu da okudu. Yatılı okuduğu lise yıllarında İslâmî davet çalışmalarına hız verdi. Arkadaşlarıyla, öğretmenleriyle hep İslâmî meseleler üzerine konuşurdu. Zeki ve sosyal olan şehidin aynı zamanda güreşte ve atletizmde derecesi vardı.  Liseden sonra evlenip Batmana yerleşti. Maddi sıkıntıları onun için davette bir engel değildi. En gaddar zalimlerin yanında bile hakkı haykırmaktan çekinmedi.

Akşam ezanı yeni okunmuş, hava kararmıştı. Bahçe kapısının üzerindeki betonu döküyordu. Mürtet örgüt çeteleri, bu durumu fırsat bilerek keleşlerle Fahrettin’e saldırdılar. Fahrettin o yorgun hali ile kanlar içinde yere yığılarak, hakka ruhunu teslim etti.

Ağrı da Hizbullah’a Baskın (05 Ekim 2001)

Düzmece senaryolar ile Müslümanları potansiyel düşman olarak gören zihniyet, Ağrı’da Müslümanlara karşı operasyon başlattı. Üçü imam, biri öğretmen ikisi öğrenci, biri belediye işçisi, olmak üzere birçok adrese yaptıkları baskın neticesinde işkencelerden geçirilmek üzere 14 kişi gözaltına alındı. Sonra bunların her birine birer suç isnat ediliyordu. Kimisi il sorumlusu, kimisi askeri kanat sorumlusu, kimsi tebliğ sorumlusu vesaire…

Terör Şebekesi Mülteci Kampına Girdi (25 Ekim 2004)

Terör şebekesi tank ve buldozerlerle Gazze şeridindeki Han Yunus Mülteci kampına girdi. Çocukların oyun alanlarına yakın bir yerde, kasıtlı olarak havan ve top patlatan terör şebekesi, Filistin halkını bezdirmek için her melaneti yapıyor.

Van’da Deprem (23 Ekim 2011)

Merkez üssü Van’dan 17 kilometre uzak olan tabanlı köyüydü.7,2 şiddetinde olan deprem, birçok çevre il ve ilçede etkili oldu. Toplam da 25 saniye süren depremde, 601 kişi hayatını kaybederken,4152 kişi yaralandı. İslâmî STK’lar depremzedelere yardım için adeta seferber oldu. Önemli bir kardeşlik hakkını yerine getirdiler. Havaların soğuk ve yağışlı olması mağdurların şartlarını daha da zorluyordu.

BM Dehşet Verici Rapor Yayınladı (22 Ekim 2004)

BM Filistinli Mültecilere Yardım Kurumu dört sene içinde 107 filistinlinin terör şebekesi saldırısı donucu can verdiğini, 431 kişinin yaralandığını,143 aileye ait 91evin tamamen yıkıldığını açıkladı.

Muhammed Nur Koyun’un Şahadeti (27 Ekim 1992)

Henüz on dokuz yaşında taptaze bir güldü. İslam davasını severek omuzlarına almıştı, Mürtetlerin her taraftan saldırılarına hız verdiği bir zamanda. Mürtet çetelere karşı haklı bir savunmaya giren Müslümanlar, sürekli takip edilip yakalanıyordu. Polis takibine takılan M.Nur teslim olmayı ret edince çatışma çıktı. Yaralı olarak yakalandı. Araba içinde kendisine feci bir şekilde işkence yapıldı. Hastaneye yetişmeden ruhunu rahman’a teslim etti.

Başörtüsü Eylemcileri Gözaltında (02 Ekim 2005)

Son yılların en bariz zulümlerinden olan başörtüsü yasağının mağdurları seslerini duyurmak için Avrasya maratonu koşusu esnasında slogan atınca, dananın kuyruğu koptu. Yirmi iki kişi yaka paça sorgulanmak üzere gözaltına alındı.

Barzani’ye İntihar Saldırısı (10 Ekim 2007)

Kürdistan Demokrat Partisi’ne bir intihar saldırısı düzenlendi. Saldırıda iki kişi can verirken, beş kişi yaralandı. Patlayıcı yüklü olan minibüs dış duvarlara çarparak durdu. Aksi takdirde birçok kişi hayatını kaybedecekti.

Hamas’a Bombalı Saldırı (02 Ekim 2007)

Hamas’ın askeri karargâhına yakın park edilen patlayıcı yüklü araç patlatıldı. Patlamada dört kişi ruhunu Allaha teslim etti. İki kişi yaralandı.

Hizbullah PKK’yi Uyardı (12 Ekim 2014)

PKK, Kobané ve IŞID bahanesi ile Müslümanlara saldırınca ,Hizbullah Hüseyni sevda.biz internet sitesinden sert bir uyarı yaptı. Hizbullah, olaylar için PKK`yı suçlarken, yapılacak saldırılara misli ile karşılık verileceği duyuruldu. Hizbullah, "Müslüman kardeşlerimize bu güne kadar yapılan saldırılara karşılık verildiği gibi bundan sonra da yapılacak saldırılara en azından misli ile karşılık verileceği bilinmelidir" dedi. Hüda Par ve İslâmî STK’ların sadece İslâmî kimliklerinden dolayı hedef alındığı belirtildi, "Hedef alınan bu Müslümanlar, IŞİD ile organik bir bağlarının olmadığını defalarca kamuoyuna deklare etmelerine rağmen PKK ve türevlerinin ısrarla onları IŞİD olarak lanse etmeleri tamamıyla bir iftira ve savaş taktiğidir" ifadesi kullanıldı.

Bu insanlık dışı saldırılar karşısında İslâmî duyarlılık sahibi Müslüman kardeşlerimizin gösterdikleri müspet tepki ve duyarlılıktan dolayı Allah razı olsun. Müslüman kardeşlerimiz şunu kesinlikle bilsinler ki; hiçbir zaman saldırgan taraf olmadık ve saldırıyı teşvik etmedik. Ancak; Müslüman kardeşlerimize bu güne kadar yapılan saldırılara karşılık verildiği gibi bundan sonra da yapılacak saldırılara en azından misli ile karşılık verileceği bilinmelidir." Denildi.

Mısırda Sina Yarımadasına Bombalı Saldırı (07 Ekim 2004)

Hedefte İsrail vardı. Eylemciler sınırı geçemeyince, Mısır İçindeki Yahudilere yöneldi. İlk Saldırı Hilton oteline yönelik bomba yüklü bir araba ile gerçekleştirildi. Saldırıda 31 kişi öldü 159 kişi yaralandı. Kumar merkezi olan otelin ilk on katı tahrip oldu. Patlamadan hemen sonra polis önlem almaya başladı. Saldırıdan kırk beş dakika sonra polisin durdurmaya çalıştığı ikinci bir araç infilak ettirildi. Daha sonra yine başka bir araç durdurulmaya çalışılınca o da patlatıldı. Son iki patlamada herhangi bir can kaybı olmadı. Eylemden günler sonra saldırıyı Abdullah Azzam adlı örgüt üstlendi.

Selman Akbaş’ın Şahadeti (14 Ekim 1991)

Küçük yaşlarda, İslâmî davayla tanıştı. İslâmî hareketin en sevdiği gençlerden bir tanesiydi. Lise yıllarında İslâmî çalışmalarından dolayı Midyat’a sürgün edildi. Yarınlara umut vadeden koca bir yürek sahibiydi.
Bu yıllarda mürtet örgüt çeteleri, her taraftan barbarca Müslümanlara saldırmaya başladı. Müslümanlar bu vahşi saldırılara karşı haklı bir savunma refleksi geliştirdi. Selman bu haklı savunmanın öncülerindendi. Henüz on yedi yaşındaydı. Mürtetlerin saldırılarına karşı haklı bir savunmaya giren Müslümanlar için, Selman Midyat’a gitti. Dönüşte elim bir trafik kazası sonucu hakka ruhunu teslim etti. Müslümanlar ilk defa kitlesel olarak, mürtet örgüte karşı direniş ve vahdet mesajı vererek, Selman’ın taziyesinde bir araya geldi. İslâmî hareketin önde gelenleri, günlerce Selman’ın hüznü ile gözyaşı döktüler.

Beyrut’ta, ABD Ve Fransız Askerlerine Saldırı (23 Ekim 1983)

Hıristiyanlarla Dürziler arasında çıkan çatışmaların alevlenmesiyle Lübnan karıştı. Lübnan hükümeti ABD’den yardım talep etti. ABD Beyrut’a 2000 deniz piyadesi gönderdi. ABD’nin gönderdiği Altıncı filo ise beyan ettiği maksadını aşarak Suriye ve Filistinlilere saldırmaya başladı. Bu saldırılar, yerel halkı farklı direniş yöntemlerine zorladı. 23 Ekim 1983’te 5400 Kg. TNT yüklü kamyon dur ikazlarına aldırış etmeden ABD Deniz Piyadelerinin bulunduğu kışlaya daldı. Akabinde o zamana kadar görülmemiş en şiddetli patlama gerçekleşti. 241 ABD askeri öldü,60 kişi yaralandı. Saniyeler sonra 58 km uzaklıkta olan Fransız askerlerine yönelik bir saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda Askerlerin kaldığı altı katlı bina çöktü. 58 Fransız askeri öldü, 15 kişi yaralı olarak kurtulabildi. Saldırıdan birkaç dakika sonra Fransız haber ajansını arayan bir kişi,
 “operasyon İran Devriminin dünya’daki emperyalist güçlere yönelik savaşının bir parçasıdır. Çok uluslu güç dâhil olmak üzere emperyalizme karşı savaşımız devem edecek diyerek, İslâmî Cihat örgütü adına olayı üstlendi.

Lübnan Hizbullah’ı eylemle ilişkisinin olmadığını söyledi. Ama direniş için izlenecek başka bir yolun kalmadığını beyan ederek Eylemcileri takdir ettiğini her defasında açıkladı.

Abdusselam İrtem’in Şahadeti (18 Ekim 1993)

Urfa’nın Hilvan İlçesinde doğan, Abdusselam, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Diyarbakır’da bitirdiği liseden sonra Dicle Üniversitesi Fen matematik bölümünü kazandı. Mürtet örgütün baskılarından muhacir bir hayat yaşayan, Abdusselam çok zor şartlar altında okuluna hiç kimseden yardım talep etmeden devam etti. Öğrenciydi, ama giyebildiği bir tek panteonu vardı. Ama buna rağmen İslâmî davanın ön saflarında yer alıyordu. Diyarbakır’da yakalanıp gözaltına alındı. Sorgu esnasında yapılan işkence sonucu ruhunu hakka teslim ederek şehit oldu.

 Mehmet Şadir / İnzar Dergisi – Ekim 2015 (133. Sayı)
25-10-2015 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.