Söz ve Davranışlarımız Davamızın Hizmetinde Olmalıdır

Başyazı

Müslüman’ın konuştuklarına ve yazdıklarına azami dikkat göstermesi gerekir. Konuşmadan ve yazmadan önce ileteceği şeyleri ölçüp tartmalı, helal-haram, doğru-yanlış, fayda-zararın hesabını yaparak hareket etmelidir.
Bismillahirrahmanirrahim

“Kim, izzet istiyorsa; izzet bütünüyle Allah’ındır. Güzel sözler O’na yükselir. Onu da salih amel yükseltir. Kötülükleri tuzak yapanlar için şiddetli bir azab vardır. Onların hilesi boşa çıkar.” (Fatir: 10)

Birçok insanın; hesap kitabını yapmadan her konunun uzmanıymış gibi konuştuğuna, tartıştığına ve yazdığına şahit olmaktayız. Burada ahiret hesabını yapmayanlara diyecek bir şeyimiz yoktur. Maalesef duyarlı Müslümanlara da aynı ahlak sirayet etmiş, hak hukuk, helal haram hassasiyeti gösterilmeden konuşulup yazılmaktadır.

Müslüman’ın konuştuklarına ve yazdıklarına azami dikkat göstermesi gerekir. Konuşmadan ve yazmadan önce ileteceği şeyleri ölçüp tartmalı, helal-haram, doğru-yanlış, fayda-zararın hesabını yaparak hareket etmelidir.

Konuşma ve yazıların serdedildiği zaman ve mekân da çok önemlidir. Bazen konuştuğumuz veya yazdığımız şeyler doğru olabilir ancak Bediüzzaman’ın; “Senin üzerine haktır ki, her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeğe senin hakkın yoktur” veciz sözünde belirttiği gibi kendimizi sınırlamamız gerekmektedir.

Bazen konuştuğumuz şeyler doğru olur ancak zararlı olur. Bazen bu konuştuklarımız doğrudur ancak faydasızdır. Bazen konuştuklarımız doğru olduğu halde bunu başkalarının yanında dile getirmek haramdır, mekruhtur. Gerek konuşan gerekse yazan kardeşler bu hususları sürekli olarak göz önünde tutmalıdırlar.

Başkasının hukukunu çiğnemeden, başkasını rencide etmeden doğruyu ve vasatı bulmak için meseleleri konuşuruz, tartışırız. Birilerinin söylediklerinde veya yaptıklarında istifade edilecek bir şey varsa istifade eder, sakınılması gereken bir şey varsa bunun için de birbirimizi uyarırız. Bunu yaparken de vasat çizgiyi aşmamamız gerekir. Bu tür değerlendirme ve tahliller, birbirimizi üzme, bozma, kırma seviyesine gelirse zarar ederiz. Şahsımız zarar eder, mensup olduğumuz yapı zarar eder, davamız zarar görür, neticede Müslümanlar zarar görür. Herhangi bir konu üzerinde konuşunca tartışmanın zararlı bir aşamaya geldiğini hissettiğimiz andan itibaren bir “La havle...” çekip konuyu kapatmalıyız.

İnşallah kardeşlerimizin sadece konuşmak için konuşmaz, tartışmak için tartışmaz. Duyarlı her bir kardeşimiz Rabbini razı edecek hayırlı amellere yoğunlaşmalı, iki gününün bir olmaması için gayret sarf etmelidir. İşlerimiz çoktur, yolumuz uzun, ömrümüz kısa, yapılacak işlerimiz ise çoktur.

Konuşmalarımız, yazılarımız, araştırmalarımız ve tartışmalarımız davamıza, İslam ve Müslümanlara hizmet etmeye yönelik olmalıdır. Böylesi bir hal ve davranış örnek bir davranıştır, başkasının istifade edeceği bir davranıştır. İslam’a, Müslümanlara, halkımıza ve ümmete fayda verecek bir davranıştır.

Konuşma ve yazma dediğimiz zaman; dergide, gazetede, sitede, seminer, konferans, sosyal medya dâhil her ortamdaki yazma ve konuşmaları kast ediyoruz.

Okuruz, araştırırız, dinleriz. Bunu; doğruyu bulmak, isabetli hareket etmek, sakınmak veya sarılmak için yaparız. Kardeşlerimiz, hiçbir devletin, cemaatin, grubun ve şahsın icraat ve söylemlerini bütünü ile kabul etmek zorunda olmadıkları gibi bütünü ile dışlama yoluna da gitmemelidirler. İslam’a ve Müslümanlara faydası olan söz ve tavırlar kimden gelirse gelsin tasvip eder, destekleriz. Ancak hiç kimsenin yanlışlıklarını da tasvip etmeyiz. Birilerinin birçok şeyini tasvip etmesek de faydalı ve güzel yönlerini alır, istifade ederiz.

Allah’ım! Tüm ilişkilerimizi Kur’an ve Sünnet çerçevesinde yürüt. Müslüman kardeşlerimizle ilişkilerimizin bozulmasına sebebiyet verecek hiçbir menfi söz ve davranışa girmemize müsaade etme. Tüm ilişkilerimizi senin rızan üzerine bina et.

Allah’a emanet olun.

Başyazı / İnzar Dergisi - Nisan 2016 (139. Sayı)
 
05-04-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.