Serlevhalar - 3

Yusuf Akyüz
- Cehlinden alır cesareti cahil!.. cesâret bir araya gelirse vay adamın hâline... - Gaflet ve cehâletle yaşayan, hasret ve nedâmetle ölür... - Hayırlı olana sarıl, zararlı olanı bırak!.. - Hak`dan gayrı gönül bağladığın her şey hasret ve nedâmet sebebidir... - İnsana dayanma ölür, duvara dayanma yıkılır!..
TELVİHAT VE TEVCİHAT

TECRÜBELERDEN SÜZÜLEN GÜNÜN SÖZLERI

SEYİR DEFTERİ
-3-


VECİZELER IŞIĞINDA

ZAMAN DENİZİNDE YOLCULUK

"Ol mâhiler ki deryâ içindedirler, deryadan hâbersizdirler..."

161- İnsan çilesini çekmediği bir fikrin sahibi olamaz...

162- İradesi olmayanın gâyesi de olmaz!

163- Aradığı şeyi bilmeyenin, bulacağı bir şey olmaz...

164- Miyarı olmayanın, ayarı da olmaz...

165- Her düşüş, bir öğreniş!

Her ziyan bir öğüttür!..

166- Öldürmeyen yumruk güçlendirir..

Çimen çiğnenince güçlenir.

167- Demiri çelikleştirmek için döverler...

168- Danışan dağı aşmış, danışmayan yolunu şaşmış!

169- Uyuyanı uyandırmak kolaydır, fakat uyanık olduğunu sananı uyandırmak imkansız sayılır!..

170- Bir zaman, mekân ve hâl muhasebesi; ben kimim, neredeyim ve ne haldeyim, demeli...

171- İnsan çilesiz olmaz!

Yol mihnetsiz olmaz!

172- Su, bulanmayınca durulmaz!

Aramayan bulamaz!

173- Düşmeden önce iyi düşünmeli, işin akıbetini baştan görmeli!

174- Ne aradığını bilmek, görebilmek, fark edebilmek, idrak etmek.

175- Geldik, gördük, elbet bir gün gideceğiz...

176- Biz bu dünyaya sâhib olmaya değil, şâhid olmaya geldik...

177- Kör mü oldu bu gözlerim, nimetleri görmez

178- Sebebler, gönül gözüne perde...

179- Başa gelen çekilir...

180- İnsanın aklına gelmeyen başına gelir...

 

ROTA VE PUSULA

VECİZELER... TEVCİHLER... TELVİHLER... SERRİŞTELER...

"Çürütücü rahatlıktan, diriltici çileye yolculuk..."

Rota ve pusula; bir şuûr ve idrak mes`elesi…

Anlamak veya anlamamak...

Ne idik... Ne olduk... Ne olabiliriz?..

Nerede idik... Ne haldeyiz... Gidişimiz nereye?

 

181- Eski hâl muhâl, ya yeni bir hâl veya izmihlâl.. [Bediuzzaman, k.s]

182- Engeller, takılmak için değil, aşılmak içindir...

Dağlar, yürüyene geçit verir...

183- Her kayıpda bir kazanç yolu da saklıdır.

184- Karanlık koyulaştığı zaman fecir yakındır!..

185- İman varsa. Umud da vardır...- İşin sırrı imandır...

186- Hasret vuslatın yarısıdır, iste ki olsun!..

187- Büyük hedeflere, küçük adımlarla varılır...

188- Her çok azdan başlar...

Damlaya damlaya göl olur...

189- Bir hayrın tamamına ulaşılamasa da, azı da bırakılmaz... [mektubât]

190- Her şey aslına döner...

191- Su akarken destiyi doldurmalı...

192- Her şey vaktinde güzeldir...

Her işin zamanı vardır...

193- Ne mutlu o bağbana ki tohum ekeceği vakti ve zemini bilir...

194- Vakitsiz emek, neticesiz zahmet demek!

195- Bilen yapabilir, bilmeyen ne yapabilir...

196- Soru bilginin anahtarıdır...

Sora sora Bağdat bulunur...

197- Danışan yolda kalmaz!

Bir bilene sormalı...

198- Bilmemek ayıp değil. Öğrenmemek ayıp!

199- Herkesden öğrenilecek bir şey vardır...

200- Bilmediğin aş, ya karın ağrıtır ya da baş!

201- Ham koruktan pekmez olmaz...

Boş çuval dik durmaz!

202- Her ağaçdan kaşık olmaz...

Bin ölçüp bir biçmeli...

203- Zararın neresinden dönülse kârdır...

204- Başa gelmeyince bilinmez…

Tatmayan bilmez!..

205- Hayırla yaşayanlar, hayırla anılırlar...

"Her ufuk yeni bir yolculuk..."

"Bu garip mekânlarda, yaşadığımız günler, sanki bir rüya gibi, bir gün kaybolup gider...

Belâ, hikmetli bir şey olmasaydı, peygamberlere (s.a) ve velilere verilmezdi...

Dünya kıymetli bir şey olsaydı, kâfirlere ve fâcirlere verilmezdi!..

206- Eğer yürüyeceksen, sana ayak verene doğru yürü!.. (Mesnevi)

207- Nefsini yen, Rabbine dön!... (mahyalardan)

208- Her sözün vakti vardır.

209- Her söz yerinde anlaşılır.

210- Taş yerinde ağırdır...

211- İnsanın sayfaları konuştukça, kitabın sayfaları okundukça açılır...

212- Kalbden kalbe yol vardır...

213- Kalb, kalbe doğrudur...

214- Hâl, hâlin yoldaşıdır...

215- Damdan düşenin halinden düşmeyen anlamaz!..

216- Asil azmaz, bal kokmaz!..

217- Kişi ne yaparsa kendine yapar...

218- İnsanın kendi kendisine yaptığı kötülüğü belki bütün dünya bir araya gelse bile yapamaz...

219- Bir laf söyleyen, bin laf işitir!..

220- Bir ağızdan çıkan, bin ağıza yayılır..

221- Söyleme dostuna, söyler dostuna...

222- Senin saklayamadığın sırrı, başkası nasıl saklasın!..

223- Bir yerde duran bir yerdedir; ama her yerde olan, hiç bir yerde değildir! [Mektûbat`dan]

224- Bir şeyi bırakmayan, bir şeye kavuşamaz!

Bir koltukda iki karpuz taşınmaz...

225- Madde ve mana birbirinin zıddına ve rağmına: Maddeye bakan, manayı göremez; insan iki zıd şeye birden mahrem olmaz.

Uzağa bakan yakını göremez!

226- Küçük düşünen, büyük adım atamaz...

227- Hareket etmeyen zincirlerinin farkına yaramaz!

228- Kör bile düştüğü çukura bir daha düşmez!

229- Herkesin adımı, vasfı ve çapı kadardır..

Herkes istiabı mikdarınca yük taşır...

230- Yarım doktor candan, yarım imam imandan eder...

231- Herşey ehline lâyık, ehli olmayana yazıktır!..

232- Yel gibi gelen, sel gibi gider...

233- Hafıza-ı beşer nisyan ile malüldür...

234- Ettekrar`ul ahsen velev kâne yüz seksen...

235- Güvenme varlığa, düşersin darlığa...

236- Gülme komşuna, gelir başına..

237- Hayır dile komşuna, hayır gelsin başına...

"Marifet, iltifata tâbidir. İltifatsız marifet zâyidir..."

238- Güzelliğine güvenme, bir sivilce yeter...

Servetine güvenme, bir kıvılcım yeter...

239- Büyük lokma ye, büyük söz söyleme!..

240- Mazlumun âhı, indirir şâhı!

241- Azı bilmeyen, çoğu da bilmez!

242- Defineler harabelerde gizlidir..

243- Her geceyi Kadir, her gördüğünü Hızır bil...

244- Daha iyi olmadıkça daha iyiyi bulamazsın!

245- Ölümü gören, hastalığa razı olur..

Daha beterini gören, ehvenine razı olur..

246- Zulüm ile âbâd olanın, ahiri berbad olur!..

247- Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına...

248- Ne ekersen onu biçersin...

249- Rüzgar eken kasırga biçer...

250- Söz, gönüllerin aynasıdır...

251- Söz, tefekkür ufkuna açılan sırlı bir penceredir...

253- Söz, mücerred âleme açılan muşahhas şifreli bir anahtardır...

254- Sözün manası, teveccüh ve alakaya bağlı…

255- Cehlinden alır cesareti cahil!..

Cehâletle cesâret bir araya gelirse vay adamın hâline...

256- Gaflet ve cehâletle yaşayan, hasret ve nedâmetle ölür...

257- Hayırlı olana sarıl, zararlı olanı bırak!..

258- Hak`dan gayrı gönül bağladığın her şey hasret ve nedâmet sebebidir...

259- İnsana dayanma ölür, duvara dayanma yıkılır!..

260- Asıl hüsrana uğrayanlar, Hakk`ın hesabını hesaba katmayanlardır...

261- Hak`dan geleni engellemeye kimsenin gücü yetmez...

262- Mesafeler, gönüldedir...

263- Bir an sonrası mechül, bize kapalı perde...

264- Yiğit düştüğü yerden kalkar...

265- Önce niyet, sonra hareket..

266- İnsan yanındakine uzak...

267- Şimşek çakmadan, gök gürlemez...

268- Zindan bir boşluktur,

Herkes orayı kendine göre doldurur!

Zindanda hayatın en nirengi dersleri okunur!

269- Zindanı anlamak, mübârezenin yarısıdır!

270- "Hayır, Hakk`ın kazasındadır..." (Hadis-i Şerif)

Yusuf Akyüz | İnzar Dergisi | Şubat 2018 | 161. Sayı


 
15-02-2018 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.