“Şans Oyunları” Yasaklanmalıdır

Abdulkadir Turan
Kumar, “umut oluşturma” ve “umut yıkma” özelliğiyle kişiye şoklar yaşatır; bu şoklar, onda agresif tutumlara yol açar; onu saldırganlaştırır; etrafındakilere bağırma, onlara karşı şiddete başvurma ya da mala zarar verme gibi davranışlara götürür. Kumarın yaygın olduğu ülkelerde yapılan araştırmalarda kumarın yaygın boşanma sebepleri arasında olduğu anlaşılmıştır. Kumar, bunun yanında kişiyle diğer yakınları arasındaki bağa zarar vermekte; onun çevresiyle sağlıklı bir sosyal ilişki kurmasını engellemektedir.


Her haramın bir hikmeti vardır; bu hikmetlerden kimileri gizli, kimileri açıktır. Kumarın haram kılınmasında da bilinen hikmetler vardır: Kumar, bireysel ve toplumsal hayatı, bir dizi problemle yüz yüze getiren bir haramdır. 

Kumar, “kaybettiğini kovalama”ya sebep olmakla, bireyi günlük yaşamın dışına çıkarır; onu kendisi, ailesi ve toplum için çalışmaktan uzaklaştırır, kumar mekânına bağlar. Başka bir ifadeyle kumara bağlanan, rayından çıkan bir lokomotif gibi günlük yaşam yörüngesinin dışına çıkar. Rayından çıkan lokomotif zarar gördüğü gibi üzerine devrildiği insan ve şeylere de zarar verir. 

Kumar, “umut oluşturma” ve “umut yıkma” özelliğiyle kişiye şoklar yaşatır; bu şoklar, onda agresif tutumlara yol açar; onu saldırganlaştırır; etrafındakilere bağırma, onlara karşı şiddete başvurma ya da mala zarar verme gibi davranışlara götürür. Kumarın yaygın olduğu ülkelerde yapılan araştırmalarda kumarın yaygın boşanma sebepleri arasında olduğu anlaşılmıştır. Kumar, bunun yanında kişiyle diğer yakınları arasındaki bağa zarar vermekte; onun çevresiyle sağlıklı bir sosyal ilişki kurmasını engellemektedir. 

Kumara umut bağlamak, tembelliğe yol açar; tembelliğin yayıldığı toplumlarda üretkenlik sona erer. 

Kumarın bu sebepleri bilindiği hâlde, ne yazık ki kumar farklı türleri ile hâlâ yaygın bir haramdır. Kumar bağımlılarının gizlice girdiği ve çoğu zaman kapılarında “Üyelerden başka kimse giremez” levhası bulunan sözde dernekler, kumar oynanan yerler arasındadır. Mahalle aralarına kadar her yerde açılabilen bu tür mekânlar, zamanla başta tefecilik olmak üzere kötülüklerin kaynakları hâline gelmektedir. Kumar bağımlısı, kaybettiğini kazanmak için sermaye arayışına girmekte, elindeki parayı tükettikten sonra onların bu hâlinden istifade eden ve yanı başlarında çoğu zaman hazır bekleyen tefecilerden yüksek faizlerle para almaktadır. Bu iki kesim arasındaki ilişki, cinayet gibi pek çok probleme yol açarken çoğu zaman kumar bağımlısını tehdit eden ya da onun malına haciz koyan kumarda para kaptırdığı kişiler değil, bu tefecilerdir. Tefeciler, kumarbazlardan tahsilat yapabilmek için çete tutmakta, bu çeteler, tehdit, şantaj ve cinayetin yanında pek çok kirli işe karışmaktadır. Neticede kumar merkezleri, etraflarına kötülük yayan birer mekâna dönüşmektedir. 

Kumarın daha büyük sermayeyle oynandığı “Casino” denen yerler ise kara paranın aklandığı, uyuşturucu ticaretinin döndüğü mekânlar olarak bilinmektedir. Bu mekânlar, kimi zaman büyük tüccarlara ve siyasetçilere tuzak kurulan yerler olarak da öne çıkmaktadır. Kumar oynayarak zengin olan kimse, bilinmemektedir; zira bugün kazanan, yarın kaybetmektedir. Ama kumar mekânları sahipleri sürekli zenginleşmekte hatta kimi zaman ülkelerin geleceğinde söz sahibi olacak kadar etkili olabilmektedir. Nitekim ABD`nin Newyork Times gazetesine göre ABD Başkanı Donald Trump`ı Kudüs`ü israil`in başkenti olarak ilan etmeye sevk eden kişi, ABD`deki en büyük kumarhane işletmecisi Sheldon Adelson adlı Yahudi`dir. Bu Yahudi kumarhanelerden kazandığı parayla ABD siyasetçilerine bağış yapmakta, onların kararlarını etkilemektedir. Sheldon gibi zalimler, kumarla sürekli zenginleşirken onların kumara müptela kıldıkları kişiler, oynadıkça yoksullaşmaktadır. Yapılan tespitlere göre, kumar için kullanılan makineler ayarlanabilmekte; kumara başlayan kişilere başlangıçta para kazandırılmakta; bu kişiler kumar bağımlısı olunca onlara sürekli kaybettirilmektedir. 

Ne var ki kumar, kişilerin kendi istekleri ile gittikleri bu oyunlardan ibaret değildir. “Şans oyunları” denen oyunlar, kumar sektöründe en büyük paya sahiptir. Toto, loto, at yarışı tahminleri gibi kumarların yanında Türkiye`de piyango çekilişi de en yaygın ve en çok teşvik edilen kumar çeşididir. 

Bunların her biri ayrı ayrı değerlendirilmeyi gerekir. Sondan başlanacak olursa piyango çekilişi, kumar türleri içinde özel bir yere sahiptir. 

Yakın bir döneme kadar başında “milli” sıfatı bulunan bu çekiliş, devlete para kazandırmanın yanında esasta halkı harama bulaştırmak için üretilmiştir. İslam`la bağlantısı çoğu kişi için “evine helal lokma götürmek” olan halk, piyango üzerinden değerlerini çiğneyen bir kişiliğe büründürülmüş, halkta harama karşı hassasiyet özel bir proje ile yok edilmeye çalışılmıştır. Piyango konusu ele alınırken hep piyango bileti tutanların sonradan yoksullaşmasına dikkat çekilmiş, bu kitlesel çekilişin halkın psikolojisi üzerinde oluşturduğu etki konuşulmuş ama bu çekilişin harama alıştırma konusundaki rolü ihmal edilmiştir. Özellikle yılbaşlarında ülke, baştanbaşa bir kumarhaneye dönüştürülmekte, reklamlar ve haberlerle halk, piyango bayileri önüne çekilmekte; çekiliş bir şenliğe çevrilmekte, halkın cebindeki para bu şenlikle çalınmaktadır. Bu şeytani plan yüzünden, yaşamı boyunca haram yememiş kişiler, geçim probleminden ya da tamahkârlıkla piyango bileti satışı yapmakta; “Ben, asla kumar oynamam” diyenler dahi yılbaşında piyango bileti alarak kumarcı olmakta; memleket, bir sonraki yıla güzelliklere niyet ederek değil, kumar oynayarak girmektedir. Bu noktada yılı haramla başlatmanın öylesine bir girişim olmadığını bilmekte yarar vardır. Bu, toplumu harama bulaştırmanın sinsice bir yolu, hince bir girişimidir. 

At yarışları oyunları, özellikle koşulara ilgi duyan kişilerin bu ilgilerini sömürmeye dönük bir sinsiliktir. Kişi, başta at yarışını seyir için hipodromlara ya da at yarışlarının ekrandan izletildiği mekânlara giderken orada kendisine kurulan tuzakla “Bir kereden bir şey çıkmaz” denerek kumara alıştırılmaktadır. At yarışları oyunları, kumar bağımlılığı ile yarış ilgisinin karışmasının meydana getirdiği karışımla günümüzün en çok psikolojik ve sosyal sorunlara yol açan oyunları arasındadır. Bu oyunlar artık söz konusu mekânlardan şans oyunları bayiliklerine açılmıştır, kişiler, sabahleyin işine giderken hiç görmediği atlarla ilgili tahminlerde bulunmakta; kuponlara sürekli para yetiştirmeye çalışmaktadır. Bu tür kişilerin diğer kumarcılara göre daha kaba, daha problemli, suç işlemeye daha çok meyilli olduğu bilinmektedir. Halbuki kıvamında bir at yarışı izleyiciliği, kişi için terapi görevi görebilmektedir. 

At yarışı oyunlarının yol açtığı etkiden yararlanılarak üretilen spor toto ve loto gibi sözde şans oyunları ise kumar bağımlılığını piyango çekilişinde olduğu gibi kitleselleştirmiş; yaş farkı olmadan toplumun bir kesiminin günlük yaşamının bir parçası haline gelmiştir. Her yanda açılan spor toto, loto bayileri kumarı kolaylaştırmakta, ucuzlaştırmakta, kumar oynama yaşı kriterini ortadan kaldırmakta ve kumarı kamulaştırmaktadır. Bu oyunlar, “Ömrümde bir kez olsun bana toto vurmadı” diyen, kimi zaman etrafa saldıran, kimi zaman intihar eden psikopatlar yetiştirmekte; toplumsal huzura dinamit koymaktadır. 

Casinoları yasaklayan devletin bu kumar türlerini teşvik etmesi, ağır bir çelişki gibi görünse de devletin bu tutumu temelde “aldatarak para kazanma” projesi olarak işlemektedir. Bir devletin yurttaşlarını zararlı alışkanlıklara sevk etmesi akıl kârı değildir. Hele onları aldatarak onlardan para temin etme, açık bir dolandırıcılıktır. Bu dolandırıcılık, devletin yurttaşlarına karşı dürüst olması gerektiği ilkesiyle açıkça ters düşmektedir. 

Ömrü boyunca her ay şans oyunları için kısıtlı bütçesinden para ayıran bir yurttaş, açıkça aldatılmış kişidir. Aldatılmış bir toplumun saygınlığını korumasından söz edilemez. Yurttaşlarının saygınlığını korumayan bir devlet, saygın olamaz. 

Şans oyunları bir an önce yasaklanmalı, yurttaşların harama şans oyunları üzerinden alıştırılması kirli projesi son bulmalıdır. 

Abdulkadir Turan | İnzar Dergisi | Ocak 2018 | 160. Sayı
 
11-01-2018 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.