Okulumla ilgili teftiş raporu hedeften uzak

İnzar / Çeviri Makaleler
Jamiatul Ummah okulundan 2011 yılında ayrıldım. Manşetlerde Tower Hamlets’teki eski okulumun ve diğer bağımsız Müslüman okullarının aşırılık yanlılarına ve radikalliğe eğilimli olduğuna dair yazıları gördüğümde aklıma ilk gelen şey Eğitim Standartları Dairesi’nin bu fırsatı kaçırmayacağını düşünmek oldu.
Jamiatul Ummah okulundan 2011 yılında ayrıldım. Manşetlerde Tower Hamlets’teki eski okulumun ve diğer bağımsız Müslüman okullarının aşırılık yanlılarına ve radikalliğe eğilimli olduğuna dair yazıları gördüğümde aklıma ilk gelen şey Eğitim Standartları Dairesi’nin bu fırsatı kaçırmayacağını düşünmek oldu.

Üç yıl önce yapılan son teftişte okulumun seçkin bir okul olduğu tescillenmiş olsa da, son yapılan teftişle okulum ‘yetersiz’ bir okul olarak etiketlendi. Bölgedeki Müslüman okullarından beşi daha aynı kaderi paylaştı. Jamiatul Ummah okul müdürü Şeyh Medeni tüm eğitim materyalini tahlil ettirir ve hutbeler de (Cuma vaazları) ince elenip sık dokunur. Okulların nasıl bu kadar baskı altına alınabileceğini anlayamıyorum.

Bazı medya organlarında bizlere müzik dinlemenin yasaklandığını yazdılar. Doğrusu bizler bu okulda İslam’ın farklı ekolleri hakkında eğitim gördük, bunlardan kimileri müziğe izin verilmediği yorumuna sahip ancak bu anlayıştan dolayı tecrit edilmek yanlış. Ayrıca bizler farklı yorumlara sahip diğer mantıklı anlayışlar hakkında da eğitim gördük. Okulum bizlere Akide (Temel inanç öğeleri), Fıkıh (Hukuk) ve Sünnet (Peygamber Muhammed’in öğretileri) gibi temel bir İslami eğitim veriyordu. Devletin radikal olarak addedebileceği (tabii radikal sözcüğü de tanımlanabilmiş değil) belirli bir ideoloji veya İslam’ın belirli bir formunu desteklemiyordu. Eğitim Standartları Dairesi’nin raporuna göre, okul, çocukları radikalleşmekten korumakta başarısız olmuş, iyi de bu ne anlama geliyor? Öyle görünüyor ki bu insanları etiketlemek için sürdürülen bir cadı avına mazeret yapılıyor. Radikalleşme ben dış politikayı desteklemiyorum anlamına gelebilir ve bu da terörizmin bana çekici geldiği olarak anlaşılmamalıdır.

Sanırım radikalleşme hükümetin gözünde dar ve literalist bir bakış açısına sahip olmakla tanımlanıyor ancak bize İmam Ebu Hanife ve İma Şafii gibi İslam’ın farklı bakış açılarını ortaya koyan düşünce mekteplerinin anlayışları ve bu anlayışların İslam’ın zengin düşünce tarihinde nasıl kabul edilip övüldüğü öğretildi. Çocukken bir medresede (camilerdeki sınıflar) de eğitim gördüm ve dersleri karşılaştırabiliyorum. Medresede İslam’ın temel hususlarını ve fıkhını belirli bir düşünce mektebinin bakış açısıyla öğreniyorduk. Farklı türden düşünüşlerin öğretildiği bir okula gitmek İslami eğitim için ciddi bir değişimdi.

Okullardan sorumlu Eğitim Standartları Dairesi’nin başmüfettişi Michael Wilshaw, Jamiatul Ummah okuluna giden çocukların aşırılık yanlısı eğilimlere ve radikalleşmeye eğilimli olacakları endişesini dile getirdi. Ayrıca çocukların başarılarının, liderlik özelliklerinin ve kontrollerinin yetersiz olduğunu da söyledi. Aksine okulum beni dünyayı mantıklı olarak değerlendirecek şekilde hazırladı. Ortaöğretim sertifikam A notlarıyla dolu. İslami ilimlerde olduğu gibi, Matematik, Fen Bilimleri, bilgi, iletişim, teknoloji ve Arapça’da da sağlam bir temelim var. Bir yıllık hazırlıktan sonra King’s College London’da teorik fizik eğitimi almaya başladım. Aspire Enstitüsü Britanya’nın en iyi üniversitelerinde okuyan öğrencileri daha yoksul bir altyapıya sahip küçük ve odaklanmış sınıflarda eğiten bütünleyici bir enstitüdür. Stajımı Shell ve Google’da yaptım ve her ikisinden de iş teklifleri aldım. Üniversite öğrencilerine yardım edecek bir internet işine başladım ve ikinci bir işi de planlıyorum. Okuldaki en iyi arkadaşlarımdan biri Oxford’a gitti, orada teoloji ve felsefeyi birincilikle bitirdi. Arkadaşımınki gerçek bir başarı öyküsü.

Modern yaşam açık bir zihne sahip olmak anlamına gelir. Daima öğreneceğim bir konumdayım ve etrafımdaki insanlardan daha az şey bildiğimi düşünüyorum-ve eğitime bakışımın odağında bu İslami anlayış var.

Kendime her gün acaba başka yerlerde daha iyisini yapabilir miydim diye soruyorum. Emin olamam ancak galiba kendi yerel ortamımda kalsaydım bu öğrendiklerime ve bu kavrayışa sahip olamayacaktım. Okula varmam 40 dakikayı buluyordu ama bana bağımsız olmayı öğreten de bu oldu. Devletten teşvik alarak eğitim görmüyorduk, sıkı çalışma ve kendi kendini motive etmeyi öğreniyorduk. Başka bir yere gitmiş olsaydım şu an olduğum kişi olur muydum? Muhtemelen hayır. İnisiyatif geliştiren biriyim.

Okul toplantılarında öğretmenlerimin konuşmalarının sonlarında sürekli tekrarladıkları kutsal bir sözü hatırlıyorum. Bize, başarı ölçütünün topluluğumuza ve daha geniş bir çerçevede topluma yapacağı katkı seviyesiyle orantılı olduğunu, ve bu okulu bitirecek öğrenciler olarak tanıştığımız herkesin hayatını pozitif yönde değiştirmek için çabalamamız gerektiğini ve ahlakı ve imanın gereği olan işaret ateşinin erdemlilik örnekleri olmamız gerektiğini söylerlerdi. Oradan, her seferinde ilham alarak ayrılırdım. Eğer bunlar Britanya değerleri olarak kabul görmüyorsa neyin değer olarak kabul edildiğini ben bilmiyorum.

Harun Asif

The Guardian’dan Süleyman Kaylı tarafından İnzar için tercüme edildi.
 


25-12-2014 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.