Nereden, Nerede, Nereye ve Niçin?

Siracettin Aslan

Nev-i mahlûkat olan insanoğlu, bilinen tarihi süresince, her daim düşünsel kavrayışını olgunlaştırmak ve geleceğini inşa etmek için soyut arayışlar peşinde olduğu izahtan varestedir. Bu arayışa bilgisel bağlam tesis etmesi bakımından insanoğlu, Nereden? Nerede? Nereye? Neden? Gibi bir takım sorular temin etmiştir
Nev-i mahlûkat olan insanoğlu, bilinen tarihi süresince, her daim düşünsel kavrayışını olgunlaştırmak ve geleceğini inşa etmek için soyut arayışlar peşinde olduğu izahtan varestedir. Bu arayışa bilgisel bağlam tesis etmesi bakımından insanoğlu, Nereden? Nerede? Nereye? Neden? Gibi bir takım sorular temin etmiştir. Yaşanılan ve bunun neticesinde yaşanılacak hayatın anlamlı kılınması ve gayesel bağlamının anlaşılması bakımından söz konusu sorular, beşer aklının ürettiği bütün fikir akımları ve paketleri açısından önem arz ederek kadimden cedide cevvalliğini koruyarak süregelmiştir. Kudemanın ifadesiyle, bilgisel bir düzlemde sorgulanamayan hayatın anlamsal ve gayesel muhtevasının tesisi beyhudedir, zihinsel fikri çerçeveden beridir; sorgulanmayan hayat, yaşanılmaya değmez. Nitekim yaşam ve hayatın metafizik ontolojisinin belirlenmesi bakımından zaman ve mekânla olan intisabın intibakı sorulara verilen makul cevaplarla mümkündür. Yaşam ve hayata ilişkin bu tasavvur, kökeni olan (nereden) ve “arada” (nereye) geçen mahlûkatı beşerin geleceğinin (nereye) inşa edilmesi bakımından anlamlı bir çerçeve (dünyagörüşü/kavrayış) sunar. Burada...


YAZININ TÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN!
 



 
17-03-2015 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.