İtikaf ile insanın içbükey ve dışbükey olması

Abdulhakim Sonkaya

İtikâf sözlükte, ``kendi kendisini bir yerde bekletme, engelleme ve bir şeye yönelip ona devam etme, bükme`` manalarına gelir. Terim olarak da, bir camide veya cami hükmünde olan bir yerde niyetli olarak bir müddet beklemek demektir. İtikâfa girene "Akif" denir.
İtikâf sözlükte, ``kendi kendisini bir yerde bekletme, engelleme ve bir şeye yönelip ona devam etme, bükme`` manalarına gelir. Terim olarak da, bir camide veya cami hükmünde olan bir yerde niyetli olarak bir müddet beklemek demektir. İtikâfa girene "Akif" denir.

İtikâf Kur`ân-ı Kerîm`le ve Hz. Peygamber`in (sav) tatbikatıyla sabit olan bir ibadettir. Kur`ân-ı Kerîm`de: "... Siz mescitlerde itikâf halinde iken - ne gece, ne gündüz- kadınlarınıza asla yaklaşmayınız. Bunlar Allah`ın sınırlarıdır; onlara yaklaşmayın..." (Bakara: 187) buyurulmuştur. Bu ayet-i kerime, itikâfın bir ibadet ve Allah`a manen yaklaşma vesilesi olduğunun bir delili sayılmaktadır. Ayrıca: "Evimi ziyaret edenler, ibadet için kalanlar, rükû ve secde edenler için temiz tutun, diye İbrahim ve İsmail`e emir verdik" (Bakara: 125) mealindeki ayet-i kerimede geçen "Ve`l-akifine-İbadet için kalanlar" ifadesinden itikâfın eski hak din ve şeriatlerde de yeri bulunduğuna delil getirilmektedir.

Başta Hz. Aişe (ra) olmak üzere birçok Sahabe, Resûlullah Efendimiz ‘in (sav), Ramazan`ın son on gününü mescitte itikâfla geçirdiğini rivayet ederler.

İtikâfın bir manası da yumuşak bir madenin içe veya dışa doğru bükülmesidir. Hikmet ehli de özellikle itikâfın bu yönüne dikkati çeker. Buna göre düz bir çizgi olan elif harfinin bükülerek farklı harf ve şekiller alması itikâfın bu yönüne bir örnektir. Bu bağlamda düz ve dik bir harf olan elifin bükülerek vav harfine dönmesi şekil olarak itikâfı sembolize eder.

İnsan elif harfi misali Ahsen-i takvim sahibidir. İtikâf ile de içe doğru bükülerek vav harfi olur. Kulluğunu izhar eder. Bazen de dışa doğru bükülerek ya harfi şeklini alır.

Kur’an’ın bütün harfleri itikâfı veya aksini ifade ediyor. Elif itikâf halinde değildir. Çünkü düz ve diktir. Üzerinde hiçbir bükülme alameti yoktur. Elif ا bükülünce vav و ve ya ي harfleri şeklinde isimler alır. Bu üç harfin üç ismi vardır, bunlar aynı anda hem liyn hem med hem de illet harfleridir.

Elif harfinin itikaf ile meydana getirdiği elif vav, ya harfleri aynı anda

Med

İllet

Liyn

İsimlerini alır

Med, uzatma ve yardım etme manasındadır. Somut bir uzatmayı, adeta köprü olmayı ifade ediyor. Bu şekilde makuf-itikâfta olan kimse uzatılarak sabrı öğrenmiş oluyor. Çünkü uzatma, erteleme murada ve neticeye karşı ilave bir süreyi ifade eder. Buna göre itikâfta olan kimse tıpkı bu harfler gibi med ile sabrı ve intizarı öğrenir. Böyle olunca med yani uzatma işlerin düzelmesine ve istikamet bulmasına yardımcı olur.

Med, kasrın zıddıdır. Kasır da bir şeyi kısa tutmak ve kısa olmaktır. İşte med insana bir elastikiyet ve dinamizm kazandırarak muradına ermesine vesile olur. Fakat bunun için sabırlı olmak gerekir. Çünkü insan acelecidir. Bu nedenle uzatma bazen insana sıkıcı gelir. O ister ki her şey acele oluversin.

Med, yardım etmektir. Bu şekilde itikâfta olan kimse med olur. Hem imdat diyenin sesini duyar hem de kendisi imdat çekerek hakkın imdadına mazhar olur.

İllet, hem rabıta hem de sorun anlamındadır. İllet, meddin zıttı olarak soyut bağ ve rabıtayı ifade ediyor. İllet harfleri çoğu zaman bazı kaidelerle farklı harflere dönüştürülerek kıraatte ve imlada kolay bir hale getirilirler. Bu da itikâfla olur. Çünkü illet harfleri bükülerek başka makamlara gelir. Böylece illetten kurtulmuş olurlar. Demek ki itikâf insanın iç ve dış bükey olmasını sağlayarak illetten kurtulmasını, içinde bulunduğu durumun illetini anlamasını sağlar.

İ’lal yöntemiyle illetten kurtulmak mümkündür. Bu da değiştirme, düşürme ve sakinleştirme ile olur. İşte itikâfta insan bu halleri öğrenerek illetten kurtulur. Meselenin illetini bilir. Aradaki bağ ve rabıtayı keşfeder. Hikmeti elde eder.

Liyn yumuşaklık ve nezaket demektir. “Sen (o zaman), sırf Allah`ın rahmetiyle onlara karşı-“linte lehum”- yumuşak davrandın.” (Ali imran:159) ayeti bunu ifade buyuruyor. Ayet, Peygamber (sav)’i bütün zorluklara rağmen nasıl insanlara liyn ile davrandığını haber veriyor. Gerçekten peygamber (sav) insanlar üzerinde eğilir onların üzerine titrerdi. Bu şekilde onlar için akif olurdu. Başta, ortada ve sonda onlara karşı rahimdi. Bağışlayıcıydı.

İnsan illetli haldeyken yumuşak olmayı elden bırakmamalıdır. Çekilip uzatılırken yine de yumuşaklığı liyni terk etmemelidir.

Aslında insanın hayatta karşılaştığı belli başlı haller bunlardır. İnsan itikâf ile ya iç ya da dışbükey olur. İçbükey onun hakka dış bükey ise onun halka Akif olmasını ifade eder.

İçbükey ayna gelen ışınları odaklayarak bir noktada toplar. Dışbükey ayna ise gelen ışık ışınlarını dağıtarak yansıtır. Bunun gibi insan itikâf ile iç bükey olarak gelen ilahi tecellileri toplar. Dış bükey olarak da bu tecellileri dağıtır.

İnsan iç bükey olarak kendini Hak ile onarır. Halkı Hak adına inşa eder.

İtikâf ile İnsan iç bükey olarak ruh ve enerji toplar. Dış bükey olarak bu enerjiyi insanların hidayeti için kullanır.

İtikâf ile insan herhalde akiftir. İçbükeye olarak hakka ve hak için dış bükey olarak da halka akiftir.

Hayatta herkes bir şekilde akiftir. Ya hakka ya da hevaya akiftir. Hakka Akif olmayan kimse muhakkak nefsine, hevasına, putuna akiftir. Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti. "Birtakım putlara taparız da onlara Akif oluruz" dediler. (Şuara:70-71). Ayeti bunu ifade buyuruyor.

İtikâf ile insan iç ve dışbükey olur. Böylece hem içe hem de dışa uzanır. İmdat ehli olur. Akif olan kimse işlerin illetini bildiği için onları tashih eder. İlleti izale ederek veya illetin bağlantısını tespit ederek işleri tashih eder. Bütün bunlara ilaveten Akif olan kimse yumuşaktır. Zaten yumuşak olmazsa bükülmez ki Akif olsun. Akif olan kimse elastikiyet ve müsamaha sahibidir. Yoksa nasıl insanların imdadına gitsin…

Katı olan, dinamik olmayan kimse Akif değildir. Dolaysısıyla ne içe ne de dışa bükülür. Dolayısıyla bundan ne med ne illet ne de liyn harfi olur. Elastik olmak ilkesiz olmak demek değildir. Sadece illeti ortaya koymak için böyle davranır.

Abdulhakim Sonkaya / İnzar Dergisi – Temmuz 2015 (130. Sayı)
 


 
13-07-2015 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.