İnsanın Ameli Dile Gelince

Abdulhakim Sonkaya

Zekeriya (a.s) soyunu devam ettirecek, kendisine varis olacak bir çocuk istedi. Allah(c.c) Ona kadınlara yaklaşmayan Yahya Hasur’u verdi. Yahya’nın hayatı dirilişi soyuyla değil bizzat kendisiyledir. O, ismiyle müsemmadır.
Zekeriya (a.s) soyunu devam ettirecek, kendisine varis olacak bir çocuk istedi. Allah(c.c) Ona kadınlara yaklaşmayan Yahya Hasur’u verdi. Yahya’nın hayatı dirilişi soyuyla değil bizzat kendisiyledir. O, ismiyle müsemmadır.

İsa; söz-amel, Yahya ise söz-iman dengesinin nişanıdır. Yapmadığını söylemek Allah’ı gazaplandırır. İnanmadığı şeyi söylemek, kişiyi münafık yapar.

Kuran ile amel eden kimsenin meramını anlatma gibi bir sorunu yoktur. O konuşmaya gerek duymamalıdır. Bilsin ki amel ettiği Kuran kendisine İsa Ruhullah’tır. Kur’an’a inanan, Kur’an’la amel eden kimsenin misali Sıdıka Meryem’in misalidir. Kucağında İsa (a.s) olduğu halde kavmine gelen Meryem’e Allah(c.c) konuşmayı yasakladı.

Sus ey Meryem! Sus da amelin konuşsun! Ahirette insanın organları kendisi hakkında şahitlik etmeyecek mi? İsa Mesih hem Allah’ın Meryem’e fazlıdır. Hem de onun amelidir. O halde sus da amelin konuşsun, meramına o tercüman olsun. Arınmışlığını, masumiyetini O ispatlasın. Mesih dile gelmezse sen ne kadar gayret edersen, ne kadar çaba sarf edersen insanları kendine dinletebilir misin? Kendini temize çıkarabilir misin? O halde sus Ey Meryem! İmanın, ahlakın, aşkın konuşsun! Kucakla İsa’yı ve sadece yürü. Yapman gereken; korkmadan, utanmadan, çekinmeden, İsa’nı kucaklayıp yürümektir. Her şeyi Ona havale et, göreceksin nasıl konuşacak. Nasıl herkesi susturacak. Kucakla Onu ve sadece yürü. Sus ey Meryem! Amelin konuşsun!

Meryem’in Mesih’i bağrında taşıdığı gibi Kuran’la amel ederek onu yükleyenler sözü bıraksın. Bazı insanlar ısrarla bağırlarında İsa’yı (Kuran’ı)taşıdıklarını söyleyip duruyorlar. Herkes Mesih’i (Kur’an’ı) kucakladığını söylüyor da sözü taşıdığını iddia ettiği Mesih e bırakmıyor.

Meryem’in kucağındaki İsa’nın konuşmaması, mutahhar (temiz) annesi Meryem’e destek olmaması, onun derdine derman olmaması ona yakışır mı?

Böyle bir davranış aşkla sevgiyle rahmetle vefayla bağdaşır mı? Anneciği çaresizce kıvranırken insanların iftiralarına, kötü bakışlarına maruz kalırken İsa’nın susması olacak şey mi? Ey İsa sen aşkın, sevginin, rahmetin ayetisin O hale anneciğinin kucağında susman olmaz.

Annesinin kucağında İsa’nın ilk söyledikleri arasında “ve anneme iyi davranmamı emretti” sözü de vardır. İnsanın Kur’an’la ilişkisi Meryem’in Mesih ile olan ilişkisi gibi olmalıdır. Kur’an’ın üzerinde bir anne gibi sevgiyle, aşkla, sadakatle titremek gerekir. Görülecek ki Kur’an da misliyle mukabele de bulunacak. Sevgiyle aşkla kendisini kucaklayanı savunacak. Onu temize çıkaracak. Kur’an’ı Meryem’in İsa’yı kucakladığı gibi kucaklamayana Kur’an tercüman olmaz.

Yahya ana rahminde halk olunca Allah(c.c) Zekeriya peygambere “senin ayetin üç gün boyunca konuşmamandır” buyurdu. Yahya’nın ana rahminde halk olması gibi Kur’an ayetlerini imanla sevgiyle ihlasla kalbimize yerleştirirsek ayetlerimizi ispat etmek için her zaman konuşmamıza gerek yoktur. Bırakalım zamanı gelince kendi kendine ortaya çıksın ve kendini ifade etsin. Yahya Hasur ortaya çıktıktan sonra Onu kim inkâra yeltenebilir. İçinde Yahya’yı taşımadığı halde ayetini dil dökerek ispat etmeye çalışan kimse beyhude bir çaba içindedir. İçinde Yahya olmadığı halde onu nasıl ispat etsin. Çoğu insanın durumu budur. Ya inançta ya da amelde eksiklik veya yanlışlık vardır. Bu nedenle Allah(c.c) “ey iman edenler iman edin” buyurur. Yani önce Yahya’nın içinize yerleşmesini bekleyip ona iman edin. Zekeriya gibi konuşmayı bırakın. İmanınız kendiliğinden tezahür ederek ayetlerini ispat edecektir.

Yahya iman, İsa ameldir. Mesih vecih Yahya seyittir. Vecih, Allah katında itibarlı Seyit ise efendi demektir. Buna göre iman önderlik, amel itibardır. İnsanlara veli, rehber olmayı hedef edinen kimse imanın temsilcisi Yahya’nın seyitliğinden nasiplenmelidir. Önderliği inandırıcı ve muteber yapacak olan da ameldir

İsa vecih, Yahya seyittir. Vecih olmak için İsa gibi vechini (yüz) hayatın yere bakan vechinden çevirmek gerekir. İsa vecih her zaman vechini Allaha çevirdi. Onun Allahtan başkasına teveccühü yoktu.

İsa vecih Yahya seyittir. Seyit olmak için Yahya gibi hasur olmak gerekir. Yahya’nın seyitliği hasurluğunun üzerinde yükselir. Hasurluk, nefsini hasr ile kendini nefsten korumaktır.

İsa Mesih’e selam kendisindendir. “selam olsun bana doğduğum, öleceğim diri olarak kaldırılacağım güne selam olsun.” Bu şekilde İsa Mesih kendisine selamı söylerken Yahya hasura ise selam Allah’tandır. Selam olsun ona. Doğduğu, öleceği ve diri olarak kaldırılacağı güne selam olsun. Buyurur.

Allah(c.c) en özel şekilde Yahya’ya, resullere genelde müminlere selam söyler. Ölümün karanlığı, iyiler için meleğin selamıyla dağıtılır.

Kuran Yahya’nın Zekeriya’ya ilka edilmesi gibi Peygambere(s.a.v) ilka edildi. Nasıl ki Zekeriya(a.s) üç gün boyunca ayetini içinde taşıdığı halde ondan kimseye bahsetmedi. Aynı şekilde Hatemulenbiya Ahmed de(s.a.v) üç yıl boyunca Kur’an’dan kimseye bahsetmedi. Yahya’dan sadece Zekeriya ile hanımı haberdar olduğu gibi Kur’an’dan da sadece Peygamber(s.a.v) ve hanımı Haticetül Kübra haberdardır. İnsan önce “ey iman edenler iman edin.” Emrinin gereği olarak içindekine iman edecek, ayetini içinde saklayacak her şey Yahya’nın ana rahminde halk olup gelişmesi gibi kendiliğinden gelişecek ve zamanı geldiğinde zuhur edecektir.

Kur’an; insanı Yahya’nın hasurluğundan, seyitliğinden, selametinden İsa’nın Mesihliğinden, vecihliğinden, selametinden nasiplendirir. Böylece insan yücelik, mutluluk ve özgürlük yurdu haline gelir. İnsanın ameli dile gelince fethi tamamlanmış olur.

Abdurrahim Güneş / İnzar Dergisi – Ekim 2014 (121. Sayı)
 


 
28-10-2014 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.