Editör Yazısı Şubat 2018

Editör
İmtihanın insanın son vatanı olan cennete başlayıp dünyaya taşınınca Habil ile Kabil de bu savaşın, mücadelenin imtihanın sembol liderleridir. Öyle ki insanlık tarihinde haksız yere ilk kanın dökülmesi hak ile batılın mücadelesinin manifestosudur. Batılın safında yer almak kolay ve dünya açısından kazanç sayılsa da kimi zaman Allah onları bu dünyada da kaybedenlerden olduklarını göstermiştir. Musa ile Firavun`un mücadelesinde batılın nasıl bir sonlarının olduğunu denizde boğarak helak etmiştir.
Bismillah… 

İnsanlığın başlangıç tarihi olan Hz Adem`in yaratılışından bugüne din insanoğlunu yaşamını şekillendiren ve anayasal görevini kanun hükmünde yerine getirmiştir. 

Hz. Âdem (as) ile gelen din hangisi ise son peygamber Hz Muhammed (as)de gelen din aynı dindir. İslam dini Âdem (as)le yeryüzünde şeriat kaynağı olduğu günden beri ölü kalpler diriltmek için peygamberler gönderen Allah(cc), yarattığı kullarına bir kolaylık olsun diye son peygambere kadar insanlığın ihyası için peygamber ve onların varislerini insanlığa İnzar için göndermiştir. 

Kur`an`da insanın sorumluluğundan bahsederken ‘`Ben insanları ve cinleri ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.`` (Zariyat 56) diye buyurulur. Bu ilahi çağrı Hz. Âdem`den başlayıp kıyamete kadar devam edecek bir çağrıdır. Bu çağrıya kulak vermiş ve iman etmiş insanlar kulluk vazifesini yerine getirmiştir. Habil ile Kabil`in ilk mücadelesinden önce Hz. Âdem`in imtihan edilmek için yaratıldığını Allah karar kıldığında… İlk imtihan insanın son vatanı olarak Cennette başladığı günden bu güne iman ile küfür arasında, hak ile batılın, takva ile ihtirasın, mümin ile münafığın âlim ile bel`am`ın arasındaki savaş bugüne kadar devam etti dünya var oldukça da devam edecektir. 

İmtihanın insanın son vatanı olan cennete başlayıp dünyaya taşınınca Habil ile Kabil de bu savaşın, mücadelenin imtihanın sembol liderleridir. Öyle ki insanlık tarihinde haksız yere ilk kanın dökülmesi hak ile batılın mücadelesinin manifestosudur. Batılın safında yer almak kolay ve dünya açısından kazanç sayılsa da kimi zaman Allah onları bu dünyada da kaybedenlerden olduklarını göstermiştir. Musa ile Firavun`un mücadelesinde batılın nasıl bir sonlarının olduğunu denizde boğarak helak etmiştir. İsrail oğullarının sebt gününü ihlal ederek onları domuz ve maymuna çevirmesiyle batılın ne kadar güçlü orduları olsa da hak üzere olan azınlığın galibiyetiyle son bulduğunu göstermiştir. 

İşte bu Tevhid mücadelesi, Habil`in dünya sahnesinde hak adına saf alıp şehit olmasıyla başlayıp kıyamete kadar devam edecek, uzun; ama çok kısa bir dünya hayatının ahiret hayatı için mücadele eden hak âşıklarının mallarını ve canlarını feda ettiği hakkın müdafaasıdır. Bu mücadelede peygamberler, havariler, sahabeler, müçtehit âlimler, Habibi Neccar gibi İslam davetçileri mallarını canlarını bu kutlu dava için feda etmişler birçok mazlumun gönlünü ve dünyasını aydınlatmışlardır. 

Aziz İnzar okuyucuları! Yine yeni bir sayının heyecanıyla karşınızdayız. Yayın hayatına on dört yıldır hakkın ışığıyla karanlığı aydınlatmak için mücadelesini veren kimi zaman malıyla kimi zaman canıyla mücadelesini veren, bazen de Yusuf`un sünnetiyle ‘`sizin bana önerdiğiniz şey zindan bundan daha hayırlıdır” deyip zindanı medreseye çevirmiş kimi zaman da “Allah`ın arzı geniştir” deyip hicret etmiştir. 

Şubat ayı şehadet ayıdır. İslam davasının en seçkinleri ve önderleri bu ayda şehit olmuşlardır. Rabbim onların kanlarıyla bize bıraktığı bu mirasa hakkıyla sahip olmayı nasip eylesin. Ve ayrıca derginiz bu ay İslam dünyasının ve insanlığın nasıl bir karanlık içerisinde olduğunu Veda Hutbesiyle en güzel şekilde dile getirmiştir. Sizleri dopdolu olan dergimizle başbaşa bırakırken İslam zaferlerinin olacağı günlerde buluşmayı diliyoruz. 

Selam ve Dua ile. 

 Editör | İnzar Dergisi | Şubat 2018 | 161. Sayı
04-02-2018 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.