Editör - Nisan 2016

Editör
Peygambere Sevdalı olanların gayretleri sonucu oluşmuş da olsa bizce sun’i değil, doğal olan bir manevi iklime dâhil olduk, oluyoruz. O da coğrafyamızı baştanbaşa kuşatan, halkımızın her kesimini içine alan kutlu doğum atmosferinin oluşturduğu peygamber sevdası atmosferidir.
Allah’ın adıyla!

O’na hamd eder, yalnızca O’na ibadet eder ve yalnızca O’ndan yardım dileniriz.

Efendimize salat ve selam eder, minnet ve borcun büyüğünü kullar içerisinden Ona tahsis eder, en başta Onun hakkının ödenmesi gerektiğine inanır, bundan dolayı zikrinin geçtiği her anda Ona bir vefa borcu olarak salat ve selam etmeyi bir borç biliriz.

Borcu Hz. Resulullah salallahu aleyhi ve sellemin Ehl-i Beyti ve Pak Ashabı için de biliriz. Öyleyse Onun Ehl-i Beytine ve Ashabına da selam olsun.

Aynı şekilde selef-i salihinimize, Ümmetin önderlerine ve kıyamete kadar O yüce öndere tabi olan tüm müminlere aynı şekilde selam olsun.

Peygambere Sevdalı olanların gayretleri sonucu oluşmuş da olsa bizce sun’i değil, doğal olan bir manevi iklime dâhil olduk, oluyoruz. O da coğrafyamızı baştanbaşa kuşatan, halkımızın her kesimini içine alan kutlu doğum atmosferinin oluşturduğu peygamber sevdası atmosferidir. Bereketli bir atmosferdir, Peygambere karşı olan duyguların doruk yaptığı bir atmosferdir, çocuklarımız dahil herkesin bir salavat seferberliğine iştirak ettiği, Peygamberi anma etkinliklerine akın ettiği bir atmosferdir. Bu atmosferden azami istifadeyi ve senenin diğer zamanlarına da yaymayı Allahu Teâlâ bizlere nasip etsin.

Bu atmosfer dergimize sirayet ediyor. Zira dosya konusu olmadığı halde bütün hocalarımız Peygamber Sevdasına yönelen duyguların zirve yaptığı bu ayda konularını Hz. Resulullah salallahu aleyhi ve sellemle ilgili olarak kaleme aldılar.

Abdulkadir Turan hocamız, Peygambere sadece bilimsel bir yaklaşımla yaklaşmanın insanı saptırabileceğini, bundan dolayı bu girişimin batı tarafından kabul gördüğünü işlerken, duygusal bağın da yani Peygamberi sevmenin mutlaka olması gerektiğini kaleme almış.

Abdulkuddüs Yalçın hocamız Hz. Resulullah salallahu aleyhi ve selleme itaat etmenin sonucunun mutlaka cennet olacağını açıklayan konusunu Hz. Resulullah salallahu aleyhi ve sellemin hadisi üzerine bina etmiş. Tefsir köşesinde ise Hz. Resulullah salallahu aleyhi ve selleme salat ve selam etmenin bir vefa borcu olduğu Ahzab 56. Ayet ışığında izah edilmiş. Sadullah Aydın hocamız da Hz. Resulullah salallahu aleyhi ve sellemi Ashab ve Ehl-i Beyt gibi sevmek konulu makalesini sahabe hayatından kesitler sunarak işlemiş. Hamdullah Yıldız hocamız Halepçe katliamının yıldönümü münasebetiyle “Daye behna seva te” başlıklı duygu yüklü bir hikaye kaleme almış.

Başyazımıza gelecek olursak;

Başyazı, söz ve amel birlikteliği hakikatini bizlere hatırlatarak hem sözlerimizin hem de amellerimizin davamıza hizmet eden sözler olması, düşünüp tartışılmadan alelade bir şekilde konuşmadan ziyade kâr-zarar göz önünde bulundurularak, söylenen sözün nereye varacağı hesaplanarak söylenmesi gerektiği hakikatini dillendirmiş.

Sizleri derginizle baş başa bırakırken, dâhil olduğumuz üç aylardan hakkıyla istifa etmeyi Rabbimin bizlere de sizlere nasip etmesini diliyoruz.

Allah’a emanet olunuz.

Editör / İnzar Dergisi – Nisan 2016 (139. Sayı)
 
04-04-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.