Editör - Kasım 2015

Editör
Biz bu ay dosya konusu olarak Kitabın en büyük muhafızlarından olan Hikmeti yani Sünneti ele aldık. Sünnet de hiç şüphesiz yaşanarak korunur. Bu ay ki derginizde, Sünnete ittibanın zorunluluğu hakkında yeterli açıklamaları bulacaksınız …
Bize içimizden bir Resul göndermekle bize minnet eden Allahu Teâlâ’ya layıkıyla hamd olsun.

Rabbimizin ayetlerini bizlere okuyan ve kitap ile hikmeti öğreten Resule de salat ve selam olsun. O resul ki Allah (cc)’ın kitabının etrafına ördüğü sünnet zırhı ile Kitabı yanlış tevillere karşı koruma altına almıştır.

Resulün ehl-i beytine ve sahabesine de selam olsun ki, onlar bizlere sünnetin nasıl yaşanacağını örneklikleri ile gösterdiler. Selef-i salihine de aynı şekilde selam olsun ki, onlar bizlere sünneti anlamanın ve yaşamanın yollarını gösterdiler.

Kâinatta hiçbir şey korumasız değildir. Her şeyin illa ki bir zırhı ve koruyucusu vardır. Kur`an’ın da hiç şüphesiz bir zırhı ve koruyucusu vardır. Kur`an’ı yanlış anlam ve tevillere karşı koruyan zırh bilaşek Hz. Resulullah salallahu aleyhi ve sellemin sünnetidir. O zırh durduğu sürece Kur`an da hevaya göre yapılacak olan tevillere karşı mahfuzdur.

Biz bu ay dosya konusu olarak Kitabın en büyük muhafızlarından olan Hikmeti yani Sünneti ele aldık. Sünnet de hiç şüphesiz yaşanarak korunur. Bu ay ki derginizde, Sünnete ittibanın zorunluluğu hakkında yeterli açıklamaları bulacaksınız …

Bu konuda Abdulkadir Turan hocamız; sünneti hedef alanların aslında Kur`an’ı zırhsız, kal’asız bırakarak onu hevâlarına göre yorumlayıp insanları yeniden kendilerine kul etme hedefinde olduklarını batının saldırılarının felsefesini izah ederek ortaya koyuyor.

Abdulkuddüs Yalçın hocamız da, Hz. Resulullah salallahu aleyhi ve sellemin dili üzere sünnetine tabi olmanın iman gereği olduğunu izah ediyor. Aynı şekilde Mehmet Şenlik hocamız da, İslami Külliyatta sünnete ittibanın gerekliliğine değinen bir yazı kaleme almış.

M.Zeki Ergin hocamız, Tefsir Köşesi’nde Al-i İmran 164. Ayetin ışığında sünnete tabi olmanın Kur`an emri olduğunu, Kur`an’a imanın resulün sünnetine tebeiyeti zorunlu kıldığını izah ediyor. Hem İmam Gazali’nin ve hem de Üstad Mevdudi’nin görüşleri şüpheye yer bırakmıyor.

Mehmet Said Çimen hocamız ise; Resulün sünnetinin aslında Allah’ın sünnetine uyma olduğunu, Resulün sünnetini işlevsiz kılmanın Allah’ın sünnetinin dışına çıkmak olduğunu dolayısıyla dünya ve ahiret huzurunu yitirmek olduğunu veciz bir şekilde izah etmiş.

Aynı şekilde Abdulhakim Sonkaya hocamızın Abese sûresinin ilk ayetlerine getirdiği yorumla Resulün kendisini görmeyenleri nasıl karşıladığını üslubuyla ifade etmiş.

Başyazımız ise okuma alışkanlığının neredeyse terk edilme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı bu dönemde okumanın İslâmi hizmet için olmazsa olmazını işlemiş.

Sizleri derginizle başbaşa bırakırken müstefid olmasını Mevla’dan diliyorum.

Editör / İnzar Dergisi – Kasım 2015 (134. Sayı)
 
01-11-2015 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.