“Dört Mevsim Hizmetinizdeyiz”

Mehmet Göktaş
Öfkemden tepemin tası atıyordu her izlediğimde. Dört mevsim, yani yılın bütün mevsiminde, yılın bütün aylarında ve günlerinde bu beyefendilerin klimalarını, yazın soğutucularını, kışın ısıtıcılarını, bahar ve güzün de serinleticilerini kullanacaktınız, öyle istiyordu bu beyefendiler. İnsanı mahkum ediyordu, mevsim ne olursa olsun bu ürünlerden birini kullanmak zorundaydınız. Yani biz dört mevsim bu adamlara çalışacaktık.
Bu sloganı kullanan bir reklam vardı, belki şimdi de devam ediyordur. Her halde klima reklamıydı.

Öfkemden tepemin tası atıyordu her izlediğimde. Dört mevsim, yani yılın bütün mevsiminde, yılın bütün aylarında ve günlerinde bu beyefendilerin klimalarını, yazın soğutucularını, kışın ısıtıcılarını, bahar ve güzün de serinleticilerini kullanacaktınız, öyle istiyordu bu beyefendiler.

İnsanı mahkum ediyordu, mevsim ne olursa olsun bu ürünlerden birini kullanmak zorundaydınız. Yani biz dört mevsim bu adamlara çalışacaktık.

Kapitalizmin insanı nesne yerine koyup kullanmasının çok somut bir örneğiydi bu.

Bunun da ötesinde, Rabbimizin bizim için yarattığı mevsimler sanki insan için uyumsuzmuş da bu beyefendiler müdahale ederek uyumlu hale getirecekler. Elbette insanoğlu fıtri olarak her mevsime uyum sağlayacaktır, bu ayrı bir olay.

Neyse, bu meseleyi abartmış, bir reklama gereğinden fazla öfkelenmiş olabiliriz. Gelelim asıl söylemek istediğimize.

Müslüman nesne olmaktan, özellikle mevsimlerin nesnesi olmaktan kurtulmalı, hatta ta başından bu tuzağa düşmemeli, zamana hakim olmalı, mevsimlere hakim olmalı ve onu çok iyi kullanmalıdır.

Eğer ipin ucunu kaçırırsanız, bu beyefendileri dinlerseniz size kış günü bile kolalarını dayatır, bırakın yazın sıcağında içmeyi, buz gibi havalarda bile içirirler. Kutup ayıları eşliğinde yapılan iblisçe kola reklamlarının farkında mısınız? Mevsimleri kullanarak insanlara tahakküm eden bir kapitalizmle karşı karşıya olduğumuzu unutmayalım.

Ya bir de mevsimleri kullanarak dayatılan giyim kuşam konusuna girersek orasının tam bir bataklık olduğunu görürüz ve kendimize bu anlamda hakim olmazsak içinden çıkamayız.

Diğer mevsimleri istismarın boyutlarını siz düşünün. Sanki bütün mevsimler insanın üzerine çullanan birer bela imiş zannedersiniz.

Biliyor musunuz, her mevsimin Allah`a kulluk için ayrı özellikleri, kendine göre nice artıları vardır. Özellikle şu kış mevsimine bir bakar mısınız? Peygamber Aleyhisselam; “Kış, ümmetimin baharıdır, geceleri uzundur onda ibadet eder, gündüzleri kısadır oruç tutar.

İsterseniz şöyle bir bakın. Hemen akşam oluyor ve saat beşten sonra çoğumuz evlerimize çekiliyoruz. Neler yapılmaz ki bunca uzun vakitte, neler sığdırılmaz ki?

Geç kalmadık sayılır, çok verimli planlar yapmalıyız. Fakat bu planın içinde kesinlikle teheccüd olmalıdır. Bunca uzun gecelere bir teheccüd sığdıramamak çok acı bir kayıptır.

Sonra, mutlaka okuma planlarımız olmalıdır. Şimdiden okuyacağımız kitapları seçip masamızın üzerine koymalıyız. Bahara çıktığımızda enerjimizi almış olarak çıkmalıyız.

Sonra aile fertlerimizle birlikte yapacağımız derslerimiz olmalıdır

Yazın o uzun ve koşuşturmayla geçen, eve hiç vakit ayıramadığımız günlerini düşünürseniz şu kış günlerinin ne büyük bir nimet olduğunu anlarsınız.

Düşünün, daha neler neler sığdırabilirsiniz şu kış gecelerine.

Aslında bütün mevsimlerin kendine has artıları vardır, yeter ki zamana hakim olma uyanıklığını gösterebilelim.

İşte o zaman biz dört mevsim birilerine çalışmaktan, birilerinin nesnesi olmaktan kurtulur, bütün mevsimleri emrine alıp sonuna kadar değerlendirme yoluna girebiliriz.

Mehmed Göktaş | İnzar Dergisi | Aralık 2017 | 159. Sayı
 


 
13-12-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.