Daha Çok Okumalı, Daha Çok Öğrenmeliyiz.

Başyazı
Müslümanlar zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmeli, iyi bir okuyucu olmalıdırlar. Sorumluluk sahibi her Müslüman kendisini yetiştirmek için çabalamalıdır. Ortam ve şartlar farklı olabilir. Meşguliyetler okuma imkânını önemli ölçüde kısıtlayabilir. Ancak İslâmi hassasiyeti olan Müslüman fert tüm meşguliyetlerine rağmen zamanının bir bölümünü mutlaka okumaya ayırmalıdır. Çünkü İslâm’ı yaşamak ve başkalarına anlatmak için daha fazla bilmek ve birikim sahibi olmak zorundadır.
Bismillahirrahmanirrahim

“Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir alak`tan yarattı. Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.” (Alak: 1–5)

"Allah`ın benim vasıtamla gönderdiği hidayet ve ilim, bol yağmura benzer. Bu yağmur bazen öyle verimli bir toprağa düşer ki, onun bir kısmı toprağı suya doyurur ve çayırda bol ot yetişir. Bir kısım toprak kurak olur, suyu üstünde tutar, gölcük olur da Allah onunla insanları yine faydalandırır; ondan hem kendileri içerler, hem de hayvanlarını sularlar, ekin ekerler. Bu yağmur bir de diğer bir çeşit toprağa isabet eder ki, kıraç ve kaygandır; ne suyu üstünde tutar, ne de ot bitirir. İşte Allah`ın dinini anlayıp da Allah`ın benim vasıtamla gönderdiği hidayet ve ilimden faydalanan ve bunu bilip de başkasına bildiren kimse ile; bunu duyduğu vakit kibrinden başını bile kaldırmayan ve Allah`ın benimle gönderilen hidayetini kabul etmeyen kimse böyledir." (Buhâri)

İnsanı diğer yaratılanlardan ayıran en önemli özellik, düşünme, öğrenme, anlama, anlatma yeteneğine sebebiyet veren akla sahip olmasıdır.

İlahi mesajın “oku” emrine muhatap olan insanlar olarak öncelikle bu ilahi mesaja yönelmek, Kur’an’la başlayarak okumamızı geliştirmek, öğrenmek, amel etmek ve öğrendiklerimizi başkalarına taşımakla mükellefiz.

Müslümanlar zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmeli, iyi bir okuyucu olmalıdırlar. Sorumluluk sahibi her Müslüman kendisini yetiştirmek için çabalamalıdır. Ortam ve şartlar farklı olabilir. Meşguliyetler okuma imkânını önemli ölçüde kısıtlayabilir. Ancak İslâmi hassasiyeti olan Müslüman fert tüm meşguliyetlerine rağmen zamanının bir bölümünü mutlaka okumaya ayırmalıdır. Çünkü İslâm’ı yaşamak ve başkalarına anlatmak için daha fazla bilmek ve birikim sahibi olmak zorundadır.

Cahillik büyük bir felakettir. Bir toplumun okumaması cehalete kapı aralaması demektir. Okuyucularımız, kardeşlerimiz okuyarak, tefekkür ederek, öğrenerek ve yaşayarak farklılıklarını ortaya koymalıdırlar. İslâm’ı yaşamak, Allah Teâlâ’nın bağışladığı nimetlere şükretmek, toplumu tehdit eden kötülüklerle mücadele etmek ve Allah Teâlâ’nın dinini tebliğ edip öğretmek için daha fazla bilmek ve öğrenmek gerekir. İlmin kadın erkek bütün Müslümanlara farz olması, kulluğu hakkıyla yerine getirmenin ilme, yani okumaya bağlı olduğunun ifadesidir. İslâm, okuyarak öğrenilir. Okumanın olmadığı yerde gelişme olmaz. Başarılı olmanın ve hizmet etmenin yolu okumaktan geçer. Okumayanlar gelişemeyecekleri gibi gerekli hizmetleri de yapamazlar.

Her kardeşimizin, her okuyucumuzun tüm yoğunluğuna rağmen kendisi ve ailesi için bir okuma programı olmalıdır. Baba ve anne tüm ailenin okuma durumunu takip etmelidir. Ayrıca bütün aile fertleri bu alanda da birbirlerini oto kontrole almalı ki, İslâm’ı anlamada, öğrendikten sonra yaşamada ve başka insanlara götürmede birbirlerine yardımcı olabilsinler. Bu konuda herkesin birbirine yardımcı olmasını istiyoruz. Müslüman ailelerin evleri aynı zamanda kitap okuma merkezi olmalıdır. Küçük büyük bütün aile fertlerinin iştirak ettiği okuma saatleri bulunmalıdır. Herkesin evde bulunduğu bu özel saatte bütün programlar iptal edilmeli, herkes okumalı ve tahlillerde bulunmalıdır. Bütün aile fertlerinin iştirak ettiği okuma saatinin dışında her ferdin kendine özel okuma programı bulunmalıdır. Her zaman çantasında kitap bulundurmalıdır. Durakta, otobüste, metroda, fırsatını bulduğu her yerde kitabını çıkarıp okumalıdır. Müslüman için zaman bulunmaz bir hazinedir. Bu değerli hazineyi okuyarak değerlendirmelidir.

Okumanın özel bir yeri, zamanı ve yaşı yoktur. Okuma Müslümanın hayatının bir parçasıdır. Okumanın amacı sadece bilgi birikimine sahip olmak değildir. İyi bir kulluk, faydalı çalışmalar ve İslâm’ın nuruyla toplumu aydınlatmak için okunmalıdır.

Okumak, sıradan bir iş olmadığı gibi sadece boş zamanlarımızı dolduracağımız basit bir davranış da değildir. Okuma, ilme ve takvaya ulaşmanın yoludur. Zira Allah’tan en fazla korkanların ilim sahipleri olduklarını Kur’an–ı Kerim bildirmektedir.

İnsanları değiştirmek ve hayatlarına İslâmi renk katma azmindeki Müslümanların okuma alışkanlığı kazanmaları zorunludur. İslâm’a hizmet noktasında herkesten istifade edilebilir, herkes bir şekilde çalışmalara katkı verebilir. Ama okuyup kendilerini geliştirenlerle daha büyük hedeflere ulaşmak mümkündür.

Günümüzde Müslümanlarda okuma noktasında genel olarak bir ihmalkârlık söz konusudur. Tüm Müslümanlarca bu konu üzerinde hassasiyetle durulmalıdır. Kardeşlerimiz geçmişte olduğu gibi bugün de okuma konusunda topluma örnek olmalıdırlar. Okumaya olan şevk ve teşvikleri ile tüm Müslümanları bu anlamda harekete geçirmelerini istiyor ve bekliyoruz.

On dört asır boyunca Müslüman âlimlerin büyük sıkıntılar çekerek ortaya koydukları muhteşem eserleri okuyalım. İslâm için bütün dünyalarını ellerinin tersiyle itip davaları için ölümü göze alanların, yıllarını zindanlarda geçirenlerin, davaları için muhacir ve gazi olanların yazdıklarını okuyalım. Böylece kendilerini daha yakından tanıma fırsatı bulalım. Bir ömre nelerin sığdığını, fedakârlığın ne olduğunu ve nasıl yapıldığını öğrenelim.

Büyük bir azimle okumaya yönelelim. Büyüklerimiz okusun, kardeşlerimiz okusun. Çocuklarımız okusun. Bacılarımız okusun, kızlarımız okusun.
Rabbim bizi öğrenenlerden, öğretenlerden ve öğrendiklerini yaşayanlardan eylesin.

Allah’a emanet olun.

Başyazı / İnzar Dergisi – Kasım 2015 (134. Sayı)
 
04-11-2015 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.