Amel Ve Hizmette Önceliklerimiz

Başyazı
Kur’an–ı Kerim ve hadisi şeriflerde öncelikler dikkate alınarak sorumluluklar zikredilir. Bir Mü’minin sorumlulukları hatırlatılırken başta “iman” kavramı zikredilir. Zira bir insanın Mü’min vasfını alması için iman etmesi gerekir. Sorumlulukları oluşturan salih ameller ise imandan sonra gelir.
Bismillahirrahmanirrahim

“İman edip salih amellerde bulunanların ecirleri eksiksiz ödenecektir. Allah, zalim olanları sevmez.” (Al–i İmran: 57)

“Ey Muaz, sen Ehl–i Kitap’tan bir kavimle karşılaşacaksın. Onların yanına vardığında, önce onları Allah’tan başka ilah olmadığını, Muhammed’in Allah’ın Resûl’ü ol¬duğunu tasdike davet et. Eğer bunu kabul ederlerse, onlara, Allah’ın beş vakit namazı farz kıldığını haber ver. Bunu da yaptıkları takdirde, Allah’ın, zenginler-den alınarak fakirlere verilen zekâtı emrettiğini bildir. Bunu da benimserlerse, zekât alırken sakın malların en iyilerini seçme! Mazlumun âhını almaktan çe¬kin; çünkü onun âhı ile Allah arasında hiçbir engel yoktur!”

Hayatın temel prensiplerinden biri zaruri ve önemli olan vazifelere öncelik verilmesi ve öne alınmasıdır. Bu, hayatın her alanında geçerli olan bir prensiptir. Aksi taktirde hayat karmaşık bir hal alır ve içinden çıkılmaz duruma gelir. Bu insanın hayat akışında böyle olduğu gibi Allah’a karşı kulluk görevini yerine getirmek için yapılan ibadetlerimizde de öyledir. Vakit dar olduğunda, farz namaz tehlikeye girdiğinde nafile ibadetler bırakılır, farz olanı kılınır. Zira farz namaz kulun boynunda borç olduğundan her zaman önceliği teşkil eder.

Kur’an–ı Kerim ve hadisi şeriflerde öncelikler dikkate alınarak sorumluluklar zikredilir. Bir Mü’minin sorumlulukları hatırlatılırken başta “iman” kavramı zikredilir. Zira bir insanın Mü’min vasfını alması için iman etmesi gerekir. Sorumlulukları oluşturan salih ameller ise imandan sonra gelir.

Fitnenin her geçen gün yaygınlaştığı, İslami olmayan hayatın dayatıldığı ve Müslümanların büyük sıkıntılar yaşadığı günümüzde kimi salih ameller ve çalışmalar önceliği oluşturur hale gelmiştir. Müslüman elzem olanı bırakıp lazım olana yönelirse sorumluluğunu yerine getirmede eksiklik ve aksaklıklarla karşı karşıya kalır.

Müslüman halka dayatılan İslam dışı ölçüler zamanla insanımızın hayatına nüfuz etmiş, birçoklarının İslam’dan uzaklaşmasına yol açmıştır. İslam ve Müslümanların düşmanlarının gece gündüz yaptıkları propagandalarla zihinlerde oluşturdukları algı neticesinde insanlarımızın birçoğu Allah Teâlâ’nın dininden, İslam davasından uzaklaştırılmıştır. Bunun neticesi olarak Müslüman toplumlar büyük felaketlerle karşı karşıya bırakılmışlardır.

Bütün bunların önünü almak için günlük, haftalık ve aylık olarak; evde, sokakta, caddede, iş yerinde… iken yapacaklarımızın yere ve zamana göre öncelikli olanlarını bilmemiz ve ona göre hareket etmemiz gerekir.

Müslüman toplumun değer yargıları büyük sarsıntı geçirirken, İslam dışı hayat İslami birçok hassasiyeti tehdit etmektedir. Müslüman toplumun içine düşmüş olduğu bu keşmekeş içinde İslami hayatı ikame etme çabası Müslümanların önceliği haline gelmiştir.

Bu anlamda Müslümanların sorunlarına dikkat çeken, İslami hakikatleri gündeme getirmeye vesile olan etkinlikler düzenlenmelidir. İslam’ı yaşamanın önündeki engellerin aşılması, halkımızın İslami ve insani haklarının alınması için yapılması gerekenler çeşitli vesileler ile gündem edilmeli, konuşulmalıdır.

Farzların yanı sıra günlük, haftalık ve aylık önceliklerimizin ne olduğunu bilmemiz gerekir. Bizlerin insanlara ulaşmak için birileri gibi çok fazla imkânlarımız yoktur. Yapabileceğimiz ve etkili olduğuna inandığımız yol ve yöntem; komşularımızdan başlayarak ev ev dost ve akrabalara gidip sorumluluklarımızı yerine getirmek için yoğun bir gayret içine girmeliyiz.

Bir iş üzerinde çalıştığımızda bu işin faydalı bir şekilde sonuçlanması tabi ki arzumuzdur. Ama şu unutulmamalıdır ki Müslümanın yaptıklarını ihlas ile ve o işin gereklerini yerine getirdikten sonra yapacağı şey, o işin neticesini Allah’a havale etmektir. Bir işi yapınca o işin İslami olduğuna, İslam ve Müslümanların faydasına olduğuna veya olacağına inandıktan sonra hedefe varmak için yapılması gerekenleri yapmalı ve vicdanen rahat olunmalıdır. Zahiri olarak başarılı olmasak bile bu bizim için galibiyettir, güzelliktir. Gösterilen gayretin faydası mutlaka bir gün görülecektir.

Halkımızın derdinin, sorunlarının, sıkıntılarının önceliklerini tesbit edip bunların nasıl ve kiminle izale edilebileceğini anlaşılır bir şekilde hikmetle anlatalım. Bu ara bunun için yorulalım. Bunun için uykusuz kalalım. Bunu hepimiz hem yapalım hem de birbirimizi teşvik edelim. Bu anlamda oto kontrol ile hepimiz birbirimizi kontrol edelim. Kimin ne yapabileceğini, kiminle yapılabileceği, kiminle yapılırsa daha faydalı olacağı hususlarını birbirimize hatırlatalım. Neler yaptığımızı, daha fazla nelerin yapılabileceğini birbirimize söyleyelim. Her bir kardeşimiz kendi çalışma ve hizmet alanındaki işlerini aksamayacak şekilde sorumluluklarını mutlaka yerine getirmeye çalışmalıdır. Ama bütün yoğunluğumuzu bugünlerde, bu haftalarda ve bu ayda yapılması gerekenlere yönlendirmeliyiz. Tekraren söylüyoruz ki sorumluluklarımızı yerine getirdiğimiz noktasında vicdanen rahat olduktan sonra işin neticesini Allah’a havale edeceğiz. Ondan sonra tabi ki boş durmayacağız. Yapılacak yeni işler için koşacağız, anlatacağız ve yazacağız.

Rabbul Alemin’in ibadetlerimizde öncelik sırasını bize bildirdiği gibi dava işlerimizi de gün içinde, hafta içinde, ay içinde ve yıl içinde yapacaklarımız ve yapmamız gerekenleri ehem ve mühim sıralamasına göre yapıp sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalışacağız inşaallah.

İslam düşmanlarının aleyhteki çabaları, daha çok gayrete gelmemize sebep olmalıdır. Bundan daha mühimi, Rabbimizin bizden istediklerini yere, zamana ve şahsa göre en güzel şekilde yapmaktır. O (cc)’nun istediği şekilde hikmetle hareket etmektir.

Sorumluluklarımız çoktur ömrümüz kısadır. Hastalık, ihtiyarlık ve ölüm gelmeden önce yapmamız gerekenler hususunda birbirimizle yarış içerisinde olalım. Yere ve zamana göre ne yapılması gerekiyorsa onu yapmak için ailemizle, yakın ve uzak akrabalarımızla ve halkımızla bunu yapmak için yoğun bir seferberlik içine girelim. Bazen bugün yapmamız gerekenleri gereği gibi yapmadığımız zaman yarın yapmak istesek bile bu fırsatı elden kaçırabiliriz. Yine bu hafta veya bu ay yapmamız gerekenleri yapmadığımız zaman sonradan bunu yapma imkânı bulmayabiliriz.

Rabbim hikmetle hareket etmeyi bize nasip etsin.

Allah’a emanet olun.

Başyazı / İnzar Dergisi – Mayıs 2015 (128. Sayı)
 


 
03-05-2015 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.