• İnzar Dergisi - Ocak 2018
  • İnzar Dergisi - Aralık 2017
  • İnzar Dergisi - Kasım 2017
  • İnzar Dergisi - Ekim 2017
  • İnzar Dergisi - Eylül 2017
  • İnzar Dergisi - Ağustos 2017
  • İnzar Dergisi - Temmuz 2017
  • İnzar Dergisi - Haziran 2017
  • İnzar Dergisi - Mayıs 2017
  • İnzar Dergisi - Nisan 2017

Mehmet Gülsever

Temkin ve Tedbir Zamanı

“Rahatlık” zamanının sonuna geldik gayri. Belki farkında değiliz ama “kış” kendini “sonbaharın sinsiliğinde” kabul ettirir adım adım. Önce başlayan hafif serinlik keyif verir. Sonra gece üstümüze bir şeyler çekme gereği hissederiz. Sonra bazen kapıları da kapatırız. Derken yapraklar hafif ton değiştirir. Ancak biz “yaz” anılarının tazeliğiyle avunuruz.

12-12-2017 0 Yorum
Devamını oku
Enerjimizi Alternatif Üretmeye Harcamalıyız

Bilgi, öğrenme, insan davranışını belirleyen mutlak belirleyicidir. Özellikle son yüz yılda öğrenme, bilgiye ulaşma ve onun özgürlük vadeden prangalarına kapılma hızı baş döndürücü düzeydedir. Neredeyse geçmişten miras alınan ve “gökten” bağışlanan bilgi, öğretme ve öğrenilme sonucu oluşan davranışsal pratik; insan-insan, insan- eşya ilişkisinde belirleyici kılma imkânı kalmamıştır. Günlük tüketilen bilgi! mutlak belirleyici olma konumuna gelmiştir.

10-09-2017 0 Yorum
Devamını oku
Niye Camiye?

İnsan bir yaratıldı ama birey yaratılmadı. “Bir” olma gayretidir insanı ayakta tutan. Bir olmanın en makul yolu çıkarın, “çıkmanın” olmadığı ortak mekânlar inşa etmekten geçer. Bu amaçla yeryüzünde inşa edilmiş en kapsamlı en işlevsel en kapsayıcı ve en sade yapılar camilerdir: Dört duvar, bir kilim, bir hırka, bir minber ve insan. Herkesin ve her kesimin bir ayırım hissetmeden gittiği yer… Herkesin eşitlendiği yerdir cami…

06-07-2017 0 Yorum
Devamını oku
Refahtan Saadete Akıl ve Kalbin Mezci

Batı medeniyeti bu günün dünyasında müreffeh toplumlar inşa etmeyi başardı ama mesud(mutlu) toplum inşa etmede oldukça yetersiz görünüyor.

10-06-2017 0 Yorum
Devamını oku
Son Durağa Ne Kaldı - 2

Ben kimim? Biri oyun mu oynuyor. Kim bana niye oyun oynasın! Her şeyimi kaybetmiş gibiyim. Hafızamı kaybettim galiba. Ya da “gün döndü” yaşıyorum. Çocukluğumda bir kez yaşamış, zaman ve mekânı kavrama kabiliyetimi kısa bir süreliğine de olsa tamamen kaybetmiştim.

06-05-2017 0 Yorum
Devamını oku