• İnzar Dergisi - Eylül 2017
  • İnzar Dergisi - Ağustos 2017
  • İnzar Dergisi - Temmuz 2017
  • İnzar Dergisi - Haziran 2017
  • İnzar Dergisi - Mayıs 2017
  • İnzar Dergisi - Nisan 2017
  • İnzar Dergisi - Mart 2017
  • İnzar Dergisi - Şubat 2017
  • İnzar Dergisi - Ocak 2017
  • İnzar Dergisi - Aralık 2016

Tarihte Bu Ay - Şubat 2017

27-02-2017 0 Yorum Tarihte Bu Ay

Tarihte bu ay... Şubat ayında vuku bulan ve hafızalara kazınan olaylardan bazıları...

Mısır’da Katliam Gibi Eylem (1 Şubat 2012)

Arap ülkelerindeki değişim rüzgârlarının etkisiyle otuz yıllık Mısır diktatörü Hüsnü Mübarek devrildi. Ülkede güçlü bir halk tabanı olan İhvanı Müslim’in, Mısır’da en güçlü faktörlerden biri haline geldi. Bunu hazmedemeyen kirli şebekeler ve devrik diktatör zamanından kalan şer odakları, sinsi planlarını devreye koymaya başladılar. Hesaplarına göre, ülke bir kargaşa içine çekilecek ve İhvan tedirgin olan halkın gözünde itibarsızlaştırılacaktı. Bu ve benzer maksatlarına binaen, 1 Şubat 2012’de Mısır’ın Port Said şehrinde oynanan bir maçta olaylar çıkarıldı. Güvenlik yetkilileri, çıkan olaylara karşı yetersiz kaldığı gibi adeta seyirci kaldı. Tıpkı Maraş ve Sivas olayları gibi… Çıkan olaylarda 75 kişi hayatını kaybetti. Ertesi gün güvenlik güçleri yetersiz kaldı gerekçesiyle galeyana getirilen halk sokağa döküldü. Çıkan olaylarda 16 kişi daha öldü. İslami gelişmeleri hazmedemeyen manipülasyoncu medya, olayların sorumlusu olarak manşetlerinden çarşaf çarşaf İhvan’ı göstermeye başladı. Halkın yoğun desteğine sahip olan İhvan koparılan velvelede katillerin izini kaybetmedi ve olay sorumlularının eski rejim kalıntılarının uzantısı olduğunu ilan etti.

Zehebi Farqini’nin Vefatı (4 Şubat 1348)

Aile ve yakın akrabalarının çoğu âlim olan Zehebi, Hicri 641 yılında Şam’da dünyaya geldi. Aslen Diyarbakır’ın Silvan (Farqin’a Çiya) ilçesindendir. Yaşadığı dönemde, Eyyubiler devleti çökmüş, yerini Memlukler almaya başlamıştı. Bu dönemlerde, Cengiz hanla başlayan, Moğolların istilaları her tarafı kasıp kavuruyordu. Bu dönemde birçok âlim şehit edildi. Müslüman halktan binlerce kişi kılıçtan geçirildi. Müslüman halkın üzerinde kurulan baskı ve zulümle halk inancından uzaklaştırılmaya çalışılıyordu. Moğolların bu zulümleri genellikle Anadolu kesimlerinde yoğunluktaydı. Ama Mısır’da Memlukler otoriteyi sağladı. Bu sükûnet vesilesiyle Şam bir ilim ve kültür merkezi haline geldi. İşte bu ilim merkezinin medreselerinde ders veren Zehebi’nin, Kur`an ve Sünnet iklimini talimde önemli katkıları oldu. Buralardaki âlimlerin katkı ve teşvikleriyle Moğol istilalarına karşı direnen Müslüman halk bu zulüm güruhunun sonunu getirdi. Bundan sonra Şam İslam âleminin başkenti haline geldi. Böyle bir dönemde hayatını mücadele dolu yaşayan Zehebi’yé Farqini 4 Şubat 1348’de Hakk’ın rahmetine kavuştu.

İskilipli Atıf Hoca Ankara’da Şehit Edildi. (4 Şubat 1926)

Yeni kurulan Kemalist rejim, halkın örf ve inancına ters olan Avrupa’dan ithal yasa ve adetleri inkılap kanunları ile zorla halka dayatıyordu. Bu inkılaplardan biri de şapka kanunu idi. Bu yasa tamamen Frenk’i taklit etme cinsindendi. 1926’nın son baharında şapka devrimine muhalefet gerekçesiyle, İskilipli Atıf Hoca tutuklandı. İstiklal mahkemelerinde yargılandı. Atıf Hoca, mahkemedeki son duruşmasından önceki akşam arkadaşlarının ısrarı üzerine kısa bir müdafaa yazdı. Fakat sabah bu müdafaayı yırtması üzerine şaşıran arkadaşlarına Hoca’nın cevabı: "Rüyamda Resulullah’ı gördüm. Bana: ‘Atıf bize kavuşmak istemiyorsun da müdafaa yazmakla mı uğraşıyorsun?’ buyurdu" olmuştu. Bu olaydan sonra Atıf Hoca mahkemede müdafaa yapmaktan vazgeçti. Ve sabahleyin hakkında verilen idam kararı yüzüne okundu. 4 Şubat 1926’da asılarak şehit edildi.

Şeyh Esad Erbili’nin Şehadeti (4 Şubat 1931)

Varlıklarını kendileri için tehlike gördükleri şahsiyetleri, kendilerinin kurdukları provakatif eylemlere kurban seçip infaz eden canilerin listesinde, bu sefer Şeyh Esad Erbili vardı. Menemen olayları bahane edilerek yaşlı olan şeyh yakalandı. Formalite icabı olan mahkemeyle idama mahkûm edildi. Yaşlı olan Şeyh aynı zamanda hastaydı. 4 Şubat 1931’de caniler kendisini hastanede zehirleyerek şehit ettiler.

Mehmet Kaya’nın Şahadeti (5 Şubat 1990)

Laik rejimin zumlu altında inleyen Kürt halkına dışarının kokuşmuş fikriyatı ile eğitilen PKK Kürtlere kurtarıcı olarak gönderildi. Örgüt önce Kürt kültürüne ve Kürt İslam davetçilerine savaş ilan etti. Kürdistan’ın sarp dağlarında, çorak topraklarında, ne oldukları belirsiz bu güruh, ellerinde listeler, listedeki isimleri infaza memur karanlık suratlar, kimlikleri sorarak kapıları çalmaya başladı. Viranşehir’de kapı çalındı. Hiç kimseye zararı olmayan, sadece dinini yaşamaya çalışan Mehmet Kaya kapıyı açar. PKK’nin eli kanlı tetikçileri Onu dışarı çağırıp kurşunlayarak şehit ettiler.

Laiklik İlkesinin Anayasaya konulması (6 Şubat 1937 )

Avrupa müsteşrikleri otoritenin hasta olmasını fırsat bilerek, her taraftan İslam coğrafyasına saldırıyorlardı. Müslüman halklar bir kaşık suda boğulmaya çalışıldı. Çıkan savaşlarda adeta kan gövdeyi götürdü. Müslüman halklar İslam kardeşliğinin samimiyetiyle en amansız düşmanlara karşı koymaktan kaçınmadı. Öte taraftan bu kargaşanın içinde otoriteye göz diken Avrupai grup halkın tepkilerini hesaba katarak içlerinde gizledikleri, birçok hedefi, silahı ellerine aldıktan sonra uygulamaya koymaya başladılar. Bu hedeflerden bir tanesi olan laiklik yıllar sonra, yani 1937’de anayasaya kondu. Buna göre iman aşkıyla uğruna savaş verilen devlete artık İslam’ın etki etme gücü yok olmakla beraber, İslami bilince ve kültüre karşı düşmanlık yapılmaya devam edildi.

İmam Hasan el-Benna Şehid Edildi (12 Şubat 1949) 

Büyük dava adamı İmam Hasan el-Benna gün ortasında Kahire’nin en işlek caddesinde hain kurşunlarla vurularak şehid edildi.

Hasan El-Benna, ümmetin dağıldığı zamanlarda İslamî hareketi başlatmış öncü bir şahsiyettir. Başlattığı İslamî hareketin içinde yetişmiş ender şahsiyetlerden Fethi Yeken, Hasan El-Benna için şunları kaydeder:

“Başlattığı İslamî harekete karşı yeryüzündeki tüm şer güçler, sömürgeciler, krallar, partiler, Ezher Üniversitesi ve fesat ehli, Hasan el-Benna ile mücadele ettiler. O, yolunu tutmak için belki sağa sola sallanmıştır, ama bütün tehditlere rağmen hiçbir zaman kasırgalardan etkilenerek davasından geriye adım atmamıştır. Dünya onun etrafında kararmış olsa da, o hiçbir zaman zafere olan kuvvetli imanından en ufak bir zayıflık göstermemiştir. Karşı kuvvetler ne kadar çok olsa da ve ne kadar üzerine çullansalar da o, hiçbir zaman mücadelesinde yenilmemiştir.

Evet, onu öldürdüler. Onlar kuvvetli, Benna ise zayıftı. Onlar hükümran, Benna ise bir kenara itilmişti. Onlar silahlı, Benna ise eli boştu. Evet, Benna’yı öldürdüler, şimdi onlar katil ve mücrim, Benna ise mutlu ve saadet içinde.”

SSCB Afganistan’dan Ayrıldı (15 ŞUBAT 1989)

SSCB`nin Afganistan`da 9 yıl süren askeri varlığı, son Sovyet birliklerinin de çekilmesiyle sona erdi. Savaşta 15 bin kadar Sovyet askerinin yanı sıra, yaklaşık 1 milyon Afganlı hayatını kaybetti, 5 milyon Afganlı ülkesinden göç etmek zorunda kaldı.

Ankara Saldırısı (17 Şubat 2016)

Ankara Çankaya ilçesinde askeri lojmanların bulunduğu alana yakın bölgede araçla bir intihar saldırısı gerçekleştirildi. Saldırı askeri aracın geçişi sırasında gerçekleşti. Saldırıda aralarında sivillerin de bulunduğu 29 kişi hayatını kaybetti. Olayda 61 kişi yaralandı.

Süleyman Akyüz’ün Şehadeti (20 Şubat 1993)

Şubat soğuğu sarmıştı memleketin her tarafını. PKK’li çeteler Müslüman davetçiler için yaşama hakkını bitirmişti. Her buldukları fırsatta saldırıyorlardı. Mersin’de, Süleyman Akyüz sabah namazından dönüp dükkânını henüz açmıştı. Marksist örgütün militanları kin kusan silahlarıyla dükkânı basarak Süleyman’ı kurşun yağmuruna tuttular. Etrafında çokça sevilen Süleyman oracıkta şehit oldu.

Malcolm X Amerika’da Şehid Edildi (21 Şubat 1965)

Amerika’da Kuzey- Güney savaşından sonra en önemli gündem, şüphesiz Müslümanlıktır. Amerika’da Müslümanlık denilince ise akla ilk gelen MALCOLM X’dir. Malcolm X, sadece bir Müslüman değil; mensubu bulunduğu toplumun, yani Amerikalı siyahların sorunlarının bir nevî tercümanı olarak kalacaktır hafızalarımızda.

Kuşatma ve baskı altındaki bu talihsiz, fakat gururlu toplumun mensubuydu Malcolm X. Amerikalı siyahların büyük kısmı Hıristiyandı ve çoğu da köle olarak yaşıyordu. Bahsettiğimiz kölelik sosyal hakları elinden alınan, derisinin rengiyle aşağılanan ve Amerikalı beyazların sömürgesi haline gelen kölelikti.

Malcolm X, İslam’ı ilk zamanlar ırkçı bir din olarak tanıdıysa da, hacca gittikten sonra İslam’ın evrenselliğini görmüş ve kendisine İslam’ı yanlış tanıtanlardan ayrılarak, sâfî İslamî davet başlatmıştır.
İslamî faaliyetlerinden rahatsız olan İslam düşmanları, 21 Şubat 1965’te bir konferansa başlayacağı sırada kürsüdeyken Malcom X’i şehit ettiler.

Halilü’r-Rahman Camisindeki Katliam (25 Şubat 1994)

Sabah namazına durmuştu Batı Şeria’daki Filistinli Müslümanlar. Namazdaki müminler Allah’a en çok yaklaştıkları secdeye vardılar ki caminin kapısı açıldı. Yahudi Barush Goldetein ve avenesi içeri girdi. Elinde dakikada 750 mermi atan silahıyla ateş etmeye başladı. Barush, ateş ediyor, arkadaşı öbür silaha şarjörü sürüp ateşe hazırlıyordu. Bir anda camii kan gölüne döndü 53 Müslüman secdede şehadetle Rabbine yükseldi.

Hama Katliamı (2-28 Şubat 1982)

İhvan-ı Müslimin`in Suriye yapılanması, halkın arasına dal budak saldı. Fevc fevc insanlar İslami bir kardeşliğe yöneldi. Bunu hazmedemeyen bugünkü Esad’ın babası olan Hafız Esad, 2 Şubat 1982`de, başta Hama olmak üzere, Suriye’nin birçok kentine ağır silahlarla askeri operasyon başlattı. Hama 26 gün ağır bombardıman altında kaldı. Sadece Hama’da resmi verilere göre 40 bin insan katledildi. Ülkenin genelinde binlerce kişi tutuklanıp bir daha kendilerinden haber alınamadığı gibi 800 bin kişi hicret etmek zorunda kaldı.

Mehmet Şakir Direkçi / Nisanur Dergisi – Şubat 2017 (149. Sayı)
 

Tarihte Bu Ay
Yazdır Arkadaşına gönder

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.