• İnzar Dergisi - Ağustos 2017
  • İnzar Dergisi - Temmuz 2017
  • İnzar Dergisi - Haziran 2017
  • İnzar Dergisi - Mayıs 2017
  • İnzar Dergisi - Nisan 2017
  • İnzar Dergisi - Mart 2017
  • İnzar Dergisi - Şubat 2017
  • İnzar Dergisi - Ocak 2017
  • İnzar Dergisi - Aralık 2016
  • İnzar Dergisi - Kasım 2016

Tarihte Bu Ay - Ocak 2016

24-01-2016 0 Yorum Tarihte Bu Ay

Tarihte bu ay... Ocak ayında vuku bulan ve hafızalara kazınan olaylardan bazıları...

Hizbullah Cemaati Rehberinin Naaş’ı Batmana Getirildi (29 Ocak 2000)

17 Ocakta İstanbul Beykoz’da Hizbullah cemaati Arşiv evine yapılan baskında, cemaat rehberi Hüseyin Velioğlu Hakkın Rahmetine kavuştu. Naaş on iki gün morgta bekletildi. Devlet naaşı vermedi. 29 Ocak 2000 de sabah saatlerinde Adli tıp morgundan alınarak, Saat 08; 45 te Atatürk Hava Limanından Uçakla Batmana getirildi.

İbrahim Hoca(Kızmaz)’nın Şehadeti (06 Ocak 1992)

1956 Gercüş doğumlu olan İbrahim Hoca, 1974–1976 yıllarında okul öğretmenliği hayatına Muş’ta başlamıştı. Şair, Yazar ve muttaki bir Müslüman olan hoca, onu tanıyanların gönlünde taht kurmuştu. Daha sonra tayini Mardin’in Nusaybin ilçesine çıkan Hoca, aktif olan İslâm davetçiliği ile bölgenin birçok köyünü yaya olarak dolaştı. İslâmî tebliğini kesintisiz ve korkusuz bir şekilde sürdürdü. Onun çabaları sonucu Allah’ın Lutfü’yle birçok kişi hakkı ve hakikati tanıma şerefine nail olmuştur.

Mürtet örgüt Müslümanlara iftira, kin kusmaktan geri durmuyor, bulduğu her fırsatta İslâm davetçilerine saldırıyordu. İslâm’a âşık olan Hocanın yaşantısı kendisini bölgenin tek hâkimi gören mürtet örgütün gözüne batmıştı. Hakkında ölüm kararı çıkarıldı. Birçok defa pusu kuruldu. Nihayet 06 Ocak 1992’de Nusaybin’de, görev yaptığı, Edip Mungan İlk Öğretim okulunda, küçük bir öğrencisiyle beraberken silahlı saldırıya uğradı. Minik öğrencisiyle beraber şehadet mertebesiyle Rabbine yükseldi.

Mahabad Kürt Devletinin Kurulması (24 Ocak 1946)

İran Kürt coğrafyasında kurulan Mahabat Kürt Cumhuriyetinin kuruluşunu Kadı Muhammet ilan etti. Kurucular arasında Mesut Barzani’nin babası Molla Mustafa Barzani de vardı.13 kişilik bir bakanlar kurulundan olan hükümet, radyo kurdu. Ders kitaplarını düzenledi. Gazete çıkarttırdı. Âmâ sonraları özellikle Rusların ve İran Şahlık Rejiminin planları neticesi 17 Aralık 1946 da yıkıldı. Kadı Muhammet İran tarafından İdam edildi.

Ezanın Türkçe Okunması (30 Ocak 1932)

Laikliğin ve Rejimin önündeki en büyük engel olarak halktaki İslâmî inancı görenler her gün yeni bir tahrifatta, yeni ucube bir girişime imza atıyordu. Bu ucubelerden biri Ezanın Türkçeleştirilmesiydi. İlk olarak 1931’de Atatürk’ün emriyle dokuz hafız dolma bahçe sarayına getirildi. Hafızlardan hutbe ve ezanın Türkçeleştirilmesi çalışmaları istendi. Çalışmaların neticesinde pilot bölge seçilen İstanbul’da ilk olarak30 Ocak 1932 de Yerebatan camiinde hafız Rıfat tarafından okundu.18 Temmuz 1932’de Diyanet İşleri Başkanlığının yayınladığı genelge ile ezanın bütün camilerde Türkçe olarak okunması istendi. Ezanın Türkçe metni Evkaf müdürlüklerine gönderildi. Bozuntu çalışma, dalga dalga ülkenin her tarafına dayatıldı. 18 yıl boyunca bu ülkenin her karış toprağında dökülen kanı olan Müslüman halka, Türkçe ezan dayatılarak zorla okutuldu.

Umumi Müfettişlik kuruldu (01 Ocak 1927)

Özellikle Şeyh Said kıyamının bastırılmasından sonra zulüm ve baskılarına hız veren yeni Cumhuriyet, etnik azınlıkları Türkleştirme ve halktaki İslâmî bilinci yok etme faaliyetlerine hız verdi. Şeyh Said kıyamından hemen sonra çıkan umumi müfettişlik kanunu tamamen zulüm ve kan kokuyordu. 1 0cak 1928 Diyarbakır, Elazığ, Urfa, Bitlis, Van, Hakkâri, Siirt ve Mardin’de Birinci umumi müfettişlik kuruldu. Bunun başında Atatürk’le beraber Samsuna çıkan ve yeni kurulan Cumhuriyette Diyarbakır Milletvekilliğine atanan İbrahim Tali Vardı. Bu müfettişler direk Atatürk’e bağlıydılar. Her türlü yetkiye sahiptiler. Sürgün etme, İdam kararlarını onaylama, yol yapma, köprü yapma…v.b

Güçlü Konak Katliamı(16 Ocak 1996)

1995 seçimlerine bir hafta kala PKK tek taraflı ateşkes ilan ettiğini duyurdu. Aradan bir yıla yakın zaman geçti.12 Ocak 1996’da Güçlükonak (Géré) köyüne baskın yapan askerler altı köy korucusunu PKK’ya yardım etmişler iddiasıyla gözaltına aldı.15 Ocakta Koç Yurdu köyünden de beş korucu “görev var” gerekçesiyle tabura çağrıldı. Daha önce gözaltına aldıkları Géré korucuları ile beraber bir dolmuşa bindirilerek köylerine geri gönderildiler. Yolları kesildi. 11 köylü kurşuna dizilerek sonra da cesetleri yakılarak hunharca öldürüldüler. Olay hemen PKK’ye ihale edildi. PKK olayla ilgilerinin olmadığını söyledi. Aradan on üç yıllık bir zaman geçince, Aktüel dergisine demeç veren dönemin devlet bakanı, Adnan Ekmen, olayın Jitem tarafından işlenmiş olabileceğini söyledi. Olay AİHM’ye taşındı. Mahkeme etkin yargılama yapılmadığı gerekçesiyle devleti mahkûm etti. Bu olay görülen Ergenekon davasında da çok dillendirildi. Bu karşılıklı dövüşte mağdurlar değil hep mağdur edenler konuştu.

Peygamber Sevdalıları Platformu Miting Düzenledi(24 Ocak 2015)

Fransa da peygambere hakaret karikatürleri yayınlandı. Karikatürleri yayınlayan Charli Hebdo dergisinin 12 çalışanı öldürüldü. Bu dergiyi lanetlemek ve ifade özgürlüğü palavrasıyla dergiyi desteklemeye çalışanları kınamak için Peygamber Sevdalıları Diyarbakır İstasyon Meydanında Miting düzenledi. Diyarbakır Peygamberine sahip çıktı. Yüz bin kişi İstasyon meydanında bir araya geldi. Mitingde “Peygambere uzanan diller kesilecek, kalkan eller kırılacak ”dendi

Hizbullah Cemaatine Türkiye Genelinde Operasyon(28 0cak 2000)
 
Devlet Hizbullah cemaatine karşı seri operasyonlara başladı. Beykoz’da Hizbullah’ın arşiv evine yapılan operasyonda cemaatin rehberi şehit edildi. Hemen akabinde karalama ve amansız saldırı furyası başlatıldı.

Televizyon ekranlarında çarşaf çarşaf animasyondan ibaret iftira kampanyası ve ardından yersiz zamansız operasyonlar başladı. Hatay’da yapılan operasyonda 15 kişi işkencelerden geçirildikten sonra tutuklandı. Bir gün sonra Muş’ta 35, Denizli’de 6, Bitlis Tatvan’da 16, Adana Osmaniye’de 21 kişi, Hatay’da 14 kişi tutuklanma emriyle işkencelerden geçirilmek üzere gözaltına alındı. Öte yandan kırk bin kişi hakkında arama yakalama emri çıkarıldı. Her yakalanan, birer suç makinası ve öcü gibi kamuoyuna gösterilmeye çalışılıyordu.

Doğruhaber Gazetesi ve İnzar Dergisine Baskın (28 Ocak 2011)

Her geçen gün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Türkiye’den giden şikâyetlerin sonucu devlet milyonlarca dolarlık maddi ceza vermek zorunda kalıyordu. Bunun önlemini almaya çalışan Meclis, yargı alanında bir kanun çıkardı. Buna göre on yıldan fazla yargılanıp cezası kesinleşmemiş tutukluların tahliye edilip tutuksuz yargılanmaları kanunu çıktı. Bu düzenlemeden yaklaşık bin yirmi tutuklu faydalandı. Çıkanlardan yirmi bir kişi İslâmi davalardan yargılananlar olunca, medya tek merkezden emir almışçasına bunu gündeme taşıdı. Sanki bunu yaparsak gümbürtü yapanlar biraz rahatlar hesabıyla sabahın erken saatlerinde Doğruhaber Gazetesi, İnzar Dergisi ve Kelha Amed dergisine terörle mücadele ekipleri baskın yaptı. Bu basın kuruluşlarında, çalışan yazarların evine baskın düzenlendi. Birçok gazete ve dergi çalışanı gözaltına alındı. Gazete koordinatörü Fikret Gültekin, Yazar Bahattin Temel, Mehmet Eşin, Şefik Temel ve Said Şahin tutuklandı.

Körfez Savaşı’nın başlangıcı(17 Ocak 1991)

İran ve Irak savaşı sona erdi. Yıllardır sömürü rejimleri tarafında hoşgörü ve dostluk iltifatlarını gören Saddam Hüseyin, saldırmaya alışmıştı; sanki Arapları yıllardır İran tehlikesinden kendisi korumuştu da bunun için de diğer Arap ülkelerinin kendisini dinlemeleri gerekliymiş gibi inanıyordu. Suudi Arabistan’a, Birleşik Arap Emirlikleri’ne ve Kuveyt’e bütün borçlarının ödenmesinde yardım etmeleri gerektiğini sürekli yineliyordu. Karşılığını göremeyince bunlara bir ceza gerekiyordu. 26 Temmuz’da Saddam, Kuveyt sınırına 30 bin asker yığdı. İslâm Dünyası’nın kaynaklarına göz diken ve silah satma pazarı arayan ABD, gelişmeleri yakından takip ediyordu. Saddam, Kuveyt’e girdi ve kendini Kuveyt petrollerinin sahibi gördü. Sırada Suudi Arabistan var endişesiyle psikolojik bir korku yayıldı. Durum, adeta “ABD’nin müdahalesinden başka seçenek yoktur” vehametine getirildi. Politik görüşmeler, itişmeler başladı. Sonuç vermeyince ABD öncülüğünde 17 Ocak 1991’de Körfez Savaşı başlamış oldu.

Mehmet Şadir / İnzar Dergisi – Ocak 2016 (136. Sayı)
 

Tarihte Bu Ay
Yazdır Arkadaşına gönder

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.