• İnzar Dergisi - Kasım 2017
  • İnzar Dergisi - Ekim 2017
  • İnzar Dergisi - Eylül 2017
  • İnzar Dergisi - Ağustos 2017
  • İnzar Dergisi - Temmuz 2017
  • İnzar Dergisi - Haziran 2017
  • İnzar Dergisi - Mayıs 2017
  • İnzar Dergisi - Nisan 2017
  • İnzar Dergisi - Mart 2017
  • İnzar Dergisi - Şubat 2017

Cahiliyyenin Kapsamı ve Görüntüleri

13-10-2017 0 Yorum İlim İrfan

İslam kültüründe cahiliye, kendisinden önceki dönemin inanç, tutum ve davranışlarını niteleyen bir kavramdır. Bu nedenle İslam`dan önceki dönemin adı cahiliye devri diye tabir edilir. Bu niteleme, olmuş-bitmiş bir dönemin adı olmaktan ziyade; İslam dışı inanış ve davranışların genel adıdır.

Birçok tefsir ve tercümede `bilgisiz ve ilimden uzak olma` diye anlatılan cahiliye düzeni: İslam`a inanmayan kişi ve toplumların tutum, davranış, yaşantı, anlayış biçimlerini, sistemlerini nitelemek üzere kullanılan bir kavramdır. Buna göre Cahiliye, cehalet mantığı üzerine kurulu dünya görüşünün, tutum ve davranışların genel adıdır.

İslam kültüründe cahiliye, kendisinden önceki dönemin inanç, tutum ve davranışlarını niteleyen bir kavramdır. Bu nedenle İslam`dan önceki dönemin adı cahiliye devri diye tabir edilir. Bu niteleme, olmuş-bitmiş bir dönemin adı olmaktan ziyade; İslam dışı inanış ve davranışların genel adıdır. İnsanların düşünüş ve davranışlarına, inançları ya da dünya hayatını algılayışları yön verir. Kişi hangi dünya görüşüne inanıyorsa tutum ve davranışları ona göre şekil alır. Onun kabul ettiği değer yargıları, ahlak ilkeleri inancından neşet eder.

İnsanlık tarihi boyunca sürekli onların değer yargılarına, inanç esaslarına, düşünme ve davranış biçimlerine ve ahlak kurallarına yön veren iki sistem vardır. Bunlardan biri Allah`ın dini İslam, diğeri de hangi ad altında olursa olsun cahiliye sistemleridir. Şirk bu sistemin daha çok inanç yönüne ad olurken, cahiliye ise bu gibi sistemlerin tutum, davranış ve değer yargılarına ad olmaktadır.

İslam`dan önce cahiliye insanları hem gerçek bilgi ve bu bilginin kurduğu sağlıklı toplum ve uygarlıktan yoksundular, hem de kendilerine doğru yolu gösterecek kitap ve peygamberden mahrum oldukları için güzel davranışlardan uzaktılar. İnsana olgun hareket etme imkânı veren bilgiden ve anlayıştan mahrum oldukları için de kaba ve serttiler. Erken kızarlardı, akıllı hareket etmeyi bilmezlerdi, taassuba ve haksızlığa düşerlerdi.

İslam`dan uzak olan kişi ve toplumlar genellikle barbar davranır, heva ve heveslerine uyarlar. Onlar canlarının, istediğini yapmaktan başka bir şey bilmez ve anlamazlar. Dolaysıyla, hak-hukuk, erdem ve iyilik, başkasına saygılı davranma ve olgunluk gösterme onların yapacağı iş değildir. Üstelik bu gibiler, hevalarına uydukları için yanlış inançlara düşer, uydurma ilahlar edinir ve Allah`tan başkasına ibadet etmekten çekinmezler.

İşte bu gibilerin davranışlarına cahili düşünceler ve inançlar yön verir. Onlar sağlam bir bilgiye, hakka ve doğru yola götürecek bir ilme sahip olmadıkları için kendi havalarının ölçüsünü doğru sanırlar. O yüzden putlara tapmayı, peygamberlere ve Allah`ın ayetlerine karşı gelmeyi doğru zannederler. Zenginlik ve servetin üstünlük olduğunu düşünür ve yoksullarla bir arada bulunmak istemezler.

Müminler, sabırlı, ağırbaşlı, teenni ile düşünerek hareket ederlerken; cahiller, `cahiliye hamiyeti, gayretiyle davrandıkları için, sert ve kaba, düşüncesiz ve hafif meşrep davranırlar. Yerli-yersiz öfkelenir, kızgınlık ve gazap sahibidirler. Bu yüzden Hakk`a ve adâlete göre iş yapamazlar. Kur`an-ı Kerim, buna `cahiliye hamiyeti` demektedir:

"O zaman inkâr edenler, kalplerine taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah da peygam-berine ve müminlere sükûneti ve güvenini indirdi. Onların takva sözünü tutmalarını sağladı. Zaten onlar buna lâyık ve ehil kimselerdi." (Fetih, 26)

Cahiliye denilince, yalnızca İslam`dan önceki müşriklerin hayatından ibaret olduğu bir şey akla gelmesin. Kişilerin İslami hayatlarından önceki yaşantılarına da `cahiliye` denilir. Şu halde cahiliye, cehalet üzerine kurulu bütün tutum ve davranışların, İslam`dan kaynaklanmayan bütün sistemlerin ve hükümlerin genel adıdır.

Günümüz insanlarının çoğu, unuttukları âlemlerin Rabbi Allah`ın yerine sayısız ilâhlar ve putlar bulmuşlar ya da koymuşlardır. Tıpkı eski Arap cahiliyesinde olduğu gibi sahte tanrılara ibadet edilmektedir. Ölçüler İlâhî kaynaktan değil, hevalardan alınmaktadır. Güçlünün borusu ötmekte, sözü geçmektedir. Zayıflar yine ezilmekte, insanlar haklarına yine gereği gibi kavuşamamaktadır. Kumar, zina, fuhuş en geniş şekilde yapılmakta, içki su yerine içilmekte, faiz ekonominin can damarı kabul edilmektedir. İslam`ın kesin olarak haram kıldığı kadınların açılıp saçılmaları kadın hakkı, çağdaşlık kabul edilmektedir.

Mehmet ŞENLİK | Doğruhaber
 

 

İlim İrfan
Yazdır Arkadaşına gönder

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.